Transit ticarette vergi avantajı yakında başlayacak 

Türkiye, yeni vergi düzenlemesiyle transit ticarette küresel rekabet gücünü artırıyor. İstanbul Finans Merkezi’nde kurumlar vergisi sıfırlanırken, Çobantur Logistics yerli ERP entegrasyonu sayesinde Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) bölgesinde operasyonel maliyetleri düşürerek avantaj sağlıyor 

Türkiye’nin coğrafi konumu bir ticaret koridoru haline gelme konusunda önemli avantaj sunarken, yeni vergi düzenlemesi ile bu alanda uluslararası rekabetçi bir “transit ticaret merkezi”nin oluşturulması amaçlanıyor. Kısa süre önce Cumhurbaşkanlığınca kamuoyuna duyurulan paket kapsamında İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren şirketlerin transit ticaretten elde ettiği kazançlar için kurumlar vergisi indiriminin yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarılması planlanıyor. Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle Avrupa’dan Türkiye’ye ve Türkiye’den Orta Doğu ülkelerine parsiyel (LTL) ve komple (FTL) taşımacılık yapan Çobantur Logistics, kurduğu kesintisiz iletişim ağı ile süreçleri anlık olarak yönetiyor. Transit ticaret operasyonlarında bilgi akışını hızlandırarak zaman ve maliyet kaybını minimize eden şirket, çok ülkeli operasyonları tek merkezden koordine ederek müşterilerine rekabet avantajı sağlıyor.


“Tedarik zincirindeki kopma ve maliyetler belirsizlik yaratıyor”

Son dönemde dünya genelinde yaşanan gelişmelerin birçok sektör üzerinde baskı yarattığını ifade eden Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Taşımacılık işini motorlu taşıtlar kullanarak icra ediyoruz. Bu taşıtların tüm ihtiyaçları petrol ürünlerine bağımlı. Savaş nedeniyle artan petrol fiyatları veya burada sürecek dengesizlikler hem maliyetlerimizi etkiliyor hem de belirsizlik yaratıyor. Taşıtlarda kullandığımız yakıt; yağ, lastik ve birçok yan ürünün maliyetini artırıyor. Bu durumda da uzun vadeli hizmet fiyatlandırması mümkün olmuyor. Tüm bu gelişmelerin hizmet ürettiğimiz üretim sektörünü de etkileyeceğini görüyoruz. Tedarik zincirindeki kopma ve maliyetler belirsizlik yaratıyor. Bu durumda üreticiler üretimi daraltıyor ve bu durum bize talepte daralma olarak yansıyor” dedi.


Dijital altyapıyla optimize ediliyor 

Sektördeki maliyet baskısı ve belirsizlikleri sadece operasyonel kaslarla değil, dijital yetkinlikle aştıklarını vurgulayan Çobanoğlu, ERP entegrasyonunu 2026 yılı için odak noktası olarak aldıklarını ifade etti. Bu dijital altyapı sayesinde, yükün rotasından gümrükleme süreçlerine kadar her adımı gerçek zamanlı verilerle optimize ederek operasyonel maliyetlerde ciddi bir avantaj yakaladıklarını söyleyen Çobanoğlu, “Yarım asra yaklaşan tecrübemizi; İtalya, Romanya ve İspanya’daki ofislerimizin yanı sıra teknoloji yatırımlarıyla destekleyerek geleceğin lojistik ekosistemini inşa ediyoruz. Amacımız sadece bir noktadan diğerine ürün taşımak değil; yerli yazılım gücümüzle küresel rekabette Türkiye’yi ve markamızı bir teknoloji üssü olarak konumlandırmak. Bu vizyon, transit ticaretin yeni kurallarıyla birleştiğinde müşterilerimize sunduğumuz hız ve karlılığı en üst seviyeye taşıyor” ifadelerini kullandı. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM