Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yanındayız Derneği Kurucu Üyesi Bernard Arkas, kadınların gücünün artmasına destek vermeyi önemli gördüğünü ifade ederek, “Toplumsal cinsiyet eşitliği, bugün artık yalnızca kadınların değil; daha adil, çağdaş ve güçlü bir toplumun ortak sorumluluğu” dedi
Sürdürülebilir bir gelecek inşasının ancak toplumsal cinsiyet eşitliğiyle mümkün olabileceği gerçeğinden yola çıkan Yanındayız Derneği ve derneğin kurumsal üyelerinden Arkas Holding, İzmir iş dünyasının etkili isimlerini bir araya getirdi. Eşitlik mücadelesini İzmir’in yerel dinamikleriyle buluşturan etkinlikte; küresel siyasetin kadın hakları üzerindeki etkisi ve iş dünyasında zihniyet dönüşümünün önemi, somut bir hak savunuculuğu zemininde ele alındı. Buluşmanın ilerleyen saatlerinde moderatörlüğünü Selen Okay Akçalı’nın üstlendiği “Dünya Halleri ve Kadınlar” başlıklı söyleşide; Dış Politika Analisti Soli Özel, küresel gelişmelerin toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine yansımalarını değerlendirdi.
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yanındayız Derneği Kurucu Üyesi Bernard Arkas konuşmasında, “Toplumsal cinsiyet eşitliği, bugün artık yalnızca kadınların değil; daha adil, çağdaş ve güçlü bir toplumun ortak sorumluluğu” ifadelerini kullandı. Bir İzmirli olarak, kadınların sosyal ve iş hayatındaki bağımsız, güçlü ve belirleyici rolüyle gurur duyduğunu söyleyen Arkas, kadınların gücünün artmasına destek vermeyi önemli bulduğunu kaydetti.
“Demokratik kazanımları korumanın yolu; eşit temsiliyet”
Açılış konuşmasında derneğin hak savunuculuğu yaklaşımını vurgulayan Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selen Okay Akçalı, dernek olarak toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde erkeklerin aktif katılımını sağlamanın ve bu konuda bir zihniyet dönüşümü tetiklemenin en temel misyonlarından biri olduğunu kaydetti. Akçalı, “Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, demokratik kazanımları korumanın yolu, her alanda eşit temsiliyetten geçiyor. İş dünyasından aldığımız bu güçlü destek, eşitlikçi bir gelecek inşa etme kararlılığımızı pekiştiriyor” dedi.

“Kadın hakları siyasi ve jeopolitik bir mesele”
Küresel perspektifin önemine değinen Dış Politika Analisti Soli Özel ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün Ortadoğu’da değişen dengelerden İran’daki iç dinamiklere, ABD iç siyasetindeki kritik gelişmelerden Türkiye-AB ilişkilerine kadar her başlık, aslında toplumsal cinsiyet eşitliği ile doğrudan bağlantılıdır. Küresel siyasette gözlemlediğimiz muhafazakâr otoriterleşme ve güvenlik öncelikli yaklaşımlar, en çok kadın hakları ve demokratik kazanımlar üzerinde bir baskı oluşturuyor. Bu noktada, sadece sistemin baskısını değil, otoriter eğilimli kadın yöneticilerin bu süreçlerdeki tutum ve davranışlarının da göz ardı edilmemesi, toplumsal cinsiyet meselesinin çok boyutlu ele alınması gerekiyor. Kadın hakları yalnızca sosyal bir konu değil; aynı zamanda siyasi ve jeopolitik bir meseledir. Savaş politikalarının gölgesinde kalan dünyamızda, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunmak; demokrasiyi ve barışçıl bir geleceği savunmak anlamına geliyor.”
