İzmir Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunu’da yapılmak istenen düzenlemenin etik eczacılıktan uzaklaşma çabası olduğunu söyledi
İzmir Eczacı Odası (İEO) tarafından eczacılık mesleğinin akademik kuruluşu kapsamında planlanan ve bu yıl 58’ncisi düzenlenen 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri, eczacıları ve bilim dünyasını bir araya getirdi. Eczacılık mesleğinin akademik kuruluşunun 187’nci yıl dönümünün de kutlandığı organizasyonlardaki ilk resmi tören, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi.
Tören programı, daha sonra Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi’nde devam etti. Programda konuşan İEO Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu, son günlerde 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunu’nda yapılmak istenen bazı düzenlemelerin etik eczacılıktan uzaklaşma çabası olduğunu vurguladı.
Yapılmak istenen düzenlemenin eczacıları yıllardır koruyan modelin yerini ticari bir yapıya bırakma gayreti olduğunu belirten Kılıççıoğlu, “Geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili TEB bünyesinde bir çalıştay da gerçekleştirdik. Bütün Eczacı Odalarının katıldığı bu kapsamlı toplantıda, yasa tasarısını ve mesleğimizin sorunlarını tüm yönleriyle ele aldık. Sonuç bildirgesinde de vurguladığımız gibi meslek örgütlerinin dikkate alınmadığı, kamu yararının gözetilmediği ve sürecin şeffaf yürütülmediği girişimleri ve düzenlemeleri asla kabul etmeyeceğiz. Bizim için bizim fikrimizin olmadığı bir yol haritasından söz edilemez. Eczacılıktaki istihdam sorununun sebebi biz değiliz. Bunlar ulusal düzeyde çözülmesi gereken sorunlar. Hali hazırda 65 eczacılık fakültesi bulunuyor. Bunlar içinde akredite olmayan bilimsel ve fiziki yeterliliği ve altyapısı bulunmayanların kapatılması gerekiyor. Fakülteye giriş sıralaması da güncellenmeli. Dolayısıyla meslek yasasından eğitimine kadar hepsini bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor” ifadesinde bulundu.
Klinik eczacılık eğitimi
Eczacılık mesleğinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rolünü ve önemini daha fazla anlatılması gerektiğini aktaran Kılıççıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık sisteminin merkezinde yer alan mesleğimizi sadece ilaç veren bir meslek kolu olarak değil; hastayı ve hastalığı takip eden sağlık profesyoneli olarak konumlandırmak zorundayız. Hipertansiyon, KOAH ve diyabet gibi birçok kronik hastalığı izleyen; doğru ilaç kullanımında güvenli bir bariyer oluşturan ve dijital sağlık okuryazarlığı konusunda hasta ile doktor arasında köprü görevi üstlenen bir konuma gelmeliyiz. İşte bu noktada klinik eczacılık ön plana çıkıyor. Dolayısıyla lisans düzeyinde klinik eczacılık eğitimi verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylece eczanelerde pratisyen klinik eczacılarımızın da görev yapmalarını sağlayabiliriz. Üniversitelerimizin bu konudaki adımlarının mesleğimiz adına son derece değerli olacağını düşünüyoruz.”
