Nisan ayı gıda enflasyonunun yüzde 3,70 olduğunu belirten Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gıda fiyatlarının artmasına rağmen üretici refahının aynı ölçüde yükselmediğine dikkati çekti
Antalya Ticaret Borsası (ATB) mayıs ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği mecliste ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım sektöründeki gelişmeler, ekonomi gündemi ve Antalya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Maliyetler arttı kazanç azaldı
Tarımsal faaliyetlerde maliyet yapısındaki bozulmaya uzun yıllardır değindiklerini kaydeden ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “Bugün geldiğimiz noktada, üretim ekonomisinin taşıma kapasitesinin ciddi biçimde zorlandığını görüyoruz. Özellikle işçilik, kira ve temel üretim girdilerinde yaşanan yüksek artışlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir. Son 10 yılda maliyetler hızla artarken buna karşılık üreticimizin gelir artışı aynı ölçüde gerçekleşmemiştir. Sektörümüz bu yükü uzun süre fedakârlıkla taşımıştır. Ancak bugün birçok üreticimiz; yüksek finansman maliyetleri, sermaye yetersizliği ve krediye erişim sorunları nedeniyle üretimden çekilme riskiyle karşı karşıyadır” uyarısında bulundu.
Fiyatlar yükselirken üretici mutsuz
Nisan ayı gıda enflasyonunun yüzde 3,70 olduğunu belirten Çandır, gıda fiyatlarının artmasına rağmen üretici refahının aynı ölçüde yükselmediğine dikkat çekti. Çandır, “Çünkü maliyetlerdeki kontrolsüz artış, üretimden doğan katma değeri büyük ölçüde aşındırmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz, üretim kapasitesini koruyan, rekabet gücünü artıran, öngörülebilir ve dirençli bir tarım ekonomisi inşa etmek olmalıdır” dedi.
Tarımın sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Çandır, “Tarım, gıda arz güvenliğidir, stratejik bağımsızlıktır, kırsal istihdamdır, toplumsal dengedir, milli dayanıklılıktır. Dolayısıyla tarımda yaşanan her zayıflama, yalnızca sektörel değil, ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlar doğurmaktadır” dedi.
Çandır, dünyanın yeni bir döneme girdiğini, şubat ayından itibaren küresel ölçekte enerji, gübre, petrokimya ve lojistik alanlarında yaşanan gelişmelerin, tarımın artık yalnızca bir sektör değil, ülkelerin stratejik güç unsurlarından biri olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Gıda fiyat endeksindeki artış kırılganlığı derinleştiriyor
FAO gıda fiyat endeksindeki yükselişin de kırılganlığı uluslararası ölçekte derinleştiğini ortaya koyduğunu ifade eden Çandır, yapılması gerekenin üretim gücünü koruyan, yerli kapasiteyi artıran, teknoloji ve verimlilik odaklı, planlı ve uzun vadeli bir tarım vizyonunu kararlılıkla ortaya koymak olduğunu söyledi.
Finansmana erişim ve kur politikası zorluyor
ATB meslek komiteleri toplantılarında iki temel konunun ön plana çıktığını kaydeden Çandır, en önemli konunun finansmana erişim olduğunu söyledi. Çandır, “Üyelerimizin en önemli talebi, yaklaşık üç yıldır aynı seviyede kalan tarımsal kredi limitlerinin günümüz maliyetleri ve üretim koşulları dikkate alınarak artırılmasıdır. İkincisi ise üretim ve ihracat tarafında rekabet gücümüzü zayıflatan kur politikasıdır. Artan maliyetlere rağmen döviz kurunun aynı hızda ilerlememesi, ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmakta, bazı pazarlarda fiyat tutturmayı zorlaştırmakta ve pazar kayıplarına neden olmaktadır. Üyelerimizin bu konudaki temel beklentisi ise üretim, ihracat ve rekabet koşullarını destekleyecek daha dengeli ve öngörülebilir bir kur yapısının oluşmasıdır” dedi.
Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in Antalya açısından yalnızca birkaç günlük bir organizasyon olmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, COP31’in Antalya için döüşüm fırsatı olduğunu söyleyerek değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
