
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, yüksek faiz, enflasyon ve baskılanan kurun, firmaların kârlılığına olumsuz etkide bulunduğunu vurguladı. Yorgancılar, kur artışının en az enflasyon kadar olması gerektiğinin altını çizdi
SEREN KARAŞAHİN
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ilk 100 büyük firmayı açıkladı. Basın toplantısında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, bir önceki yıla göre 2025 yılının aynı paralelde gittiğini ve sanayicinin önünü göremediği bir yıl olduğunu ifade etti. Enflasyonla girilen mücadelenin sınırlı bir başarı olarak kaydedilmesi gerektiğini söyleyen Yorgancılar, “Enflasyonla mücadelede bir başarı elde edildi ama bunu sınırlı bir başarı olarak değerlendirmek lazım. Yüksek faiz, yüksek enflasyon ve baskılanan kur üçgeninde yüksek maliyet artışının devam etmesinin firmaların kârlılığına olumsuz etkileri önemli oldu. Kurun bir yıllık artış oranıyla enflasyonun bir yıllık artış oranına bakıldığında kur bu rakamın altında kaldığı sürece maliyetler otomatik olarak artıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Kur artışı enflasyonla eşitlenmeli”
Kur artışı oranının en az enflasyon oranı kadar olması gerektiğinin altını çizen Yorgancılar, “Kurlardaki artışın enflasyon altında olması ve bunun devam etmesi, özellikle yoğun olan sektörlerdeki ihracatçılarının rekabet gücüne zarar veriyor. Bu açıdan kurlar, en az enflasyon oranı kadar artmak durumunda” dedi.
Sanayicinin 2025 yılının genel görünümünü puslu gördüğünü belirten Yorgancılar, 2025 yılının, sanayi açısından kayıp bir yıl olarak tarihe geçen 2024 yılını aratmaması ve reel ekonomi açısından yapısal iyileşme sağlanamamasının ön plandaki konu başlıklarından olduğunu dile getirdi. Geçen yıllara oranla ihracat yapan ve yabancı sermayeli firmalardaki azalışa değinen Yorgancılar, “Dezenflasyonist sürecin gereğinden fazla uzamasının bir sonucu da yabancı sermayeli firma sayısı azalırken, ihracat yapan firma sayısının da azalıyor olması” ifadelerini kullandı.
Açıklanan 100 büyük firmanın ihracatında son 2 yıldır gerileme ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Yorgancılar, “Türkiye’nin ihracatı yüzde 4,4, İzmir’in yüzde 0,9 artarken, 100 büyük firmamızın ihracatı yüzde 4,4, ithalatı yüzde 5,9 geriledi. Kurlardaki artışın enflasyonun gerisinde kalmaya devam etmesi, özellikle İzmir’de yoğun olan sektörlerde ihracatçıların rekabet gücüne zarar verdi. Üretimden satışlar içinde ihracatın payı da yüzde 35’ten yüzde 32’ye geriledi” diye konuştu.
Son 2 yıla göre azalsa da aktifler içinde öz kaynak payının yüzde 46,9 olmasının önemli olduğunu vurgulayan Yorgancılar, listedeki firmaların toplam borcunun 839,4 milyar TL, öz kaynaklarının ise 742,7 milyar TL olduğunu ifade etti. Yorgancılar, “Finansmana ulaşımın hem maliyetli hem de zor olması, borçlanma oranını sınırlı tutarak kaynak yapısında kısmi iyileşmeye neden oldu. Toplam borçlar içinde kısa vadeli borçların payının yüzde 77 gerçekleşmesi; firmaların nakde olan ihtiyacını ve yüksek finansman maliyetlerinden olumsuz etkilenmesini ortaya koydu. 2025 yılı borçlu firmalar için oldukça zorlu geçti” dedi.
“Türkiye’nin sanayisizleşmesinin telafisi yok”
Dünya düzeninin her alanda yeniden kurgulandığını belirten Yorgancılar, jeopolitik riskler, belirsizlikler, sıcak ve soğuk savaş ile ticari kutuplaşmalar ve ekonomik şokların artarken teknolojik dönüşümün de hızlandığını ifade etti. Bu durumda kendi kendine yetebilmenin hiç olmadığı kadar stratejik bir noktaya geldiğini söyleyen Yorgancılar, “Dünya mal ticaretinin yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturan imalat sanayi içinde bilgi bazlı sanayi ürünlerinin payı giderek artıyor. Dolayısıyla, sanayide yapısal dönüşümü destekleyici politikalara olan ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Sanayicinin içerde ve dışarda rekabet alanları, fırsatları, riskleri çok net ortada. Ülkemizdeki üretim kültürünün, altyapısının ve şevkinin zayıflamasının, sanayisizleşmenin telafisi yok” ifadelerini kullandı.
Öte yandan imalat sanayinin gayrisafi yurt içi hasılanın içindeki payının 2000’li yıllarda yüzde 30 seviyelerinde olduğunu söyleyen Yorgancılar, 2025 itibarıyla oranın yüzde 15,9’a indiğine değindi.