“Rekabet gücünü korumak için ihracatçının desteklenmesi şart”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ilk yarısında ihracatçıların yüksek enflasyon, düşük kur, finansmana erişim sıkıntısı ve jeopolitik risklere rağmen üretim ve ihracatı sürdürdüğünü söyledi. İkinci yarıda 19 milyar doların üzerindeki ihracat hedefi için finansman, kur, istihdam ve vergi düzenlemelerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı

SEDA GÖK

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ilk altı ayını değerlendirirken küresel ekonomide belirsizliklerin, korumacılık politikalarının, jeopolitik gelişmelerin ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların ihracatçılar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Buna karşın üretimden vazgeçmediklerini belirten Öztürk, Türkiye’nin son bir yıllık mal ve hizmet ihracatının 400 milyar doları aşarken, EİB’nin de ülke ekonomisine 18 milyar 945 milyon dolar döviz kazandırdığını ifade etti.


19 milyar dolar hedefi için destek mekanizmaları güçlendirilmeli

Yıl sonunda 19 milyar doların üzerinde ihracata ulaşmayı hedeflediklerini belirten Öztürk, bu hedefe ulaşabilmek için ihracatçıların rekabet gücünü artıracak yeni adımlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Türk Lirası’ndaki değerlenmenin maliyet baskısını artırdığını belirten Öztürk, döviz dönüşüm desteğinin yükseltilmesi, reeskont kredi limitlerinin artırılması ve üretici ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi indiriminin 2026 yılı için de uygulanması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca emek yoğun sektörlerde çalışan başına verilen istihdam desteğinin 5 bin liraya çıkarılmasının üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığına dikkat çekti.


İkinci yarının yol haritası: Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm

Öztürk, küresel ticarette artık sadece üretmenin yeterli olmadığını, verimli, yenilikçi ve sürdürülebilir üretimin rekabette belirleyici hale geldiğini söyledi. Bu doğrultuda ikinci yarıda çalışmalarını yapay zekâ, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve inovasyon başlıklarında yoğunlaştıracaklarını belirten Öztürk, ihracatçı firmaların dijital yetkinliklerini geliştirecek projelerin süreceğini, karbon ayak izi yönetimi, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim alanlarında firmalara destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Ar-Ge, markalaşma ve yüksek katma değerli üretimin küresel rekabet için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.


Yeni pazarlara açılım hız kazanacak

Yılın ilk yarısında 215 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat gerçekleştirdiklerini, 115 ülkede ihracatı artırdıklarını belirten Öztürk, ikinci yarıda uluslararası fuarlar ve sektörel ticaret heyetlerine ağırlık vereceklerini söyledi. Özellikle Çin’in stratejik pazarlardan biri olmaya devam ettiğini belirten Öztürk, bu pazarda yeni ticaret heyetleri ve milli katılım organizasyonlarıyla ihracatçıların daha etkin şekilde yer almasını hedeflediklerini ifade etti.


İhracatın yeniden büyümenin lokomotifi olması gerekiyor

İhracatın Türkiye ekonomisinin büyümesindeki stratejik rolüne dikkat çeken Öztürk, son altı çeyrektir ihracatın büyümeye pozitif katkı sağlayamadığını belirterek, ikinci yarıda uygulanacak politikalarla ihracatın yeniden ekonomik büyümeyi destekleyen temel unsur haline gelmesini beklediklerini söyledi. Üretim, yatırım ve istihdamın sürdürülebilirliği için ihracatçıların rekabet koşullarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM