Çevre ile ilgili haberler daima gündemde bulunmakla beraber yakın bölgemizde bilhassa metropol’de mevsim icabı günlük yaşamı daha bir etkileyen şekillerde yer alıyor. Göze çarpan üç önemli başlıklar; İnşaat Alanları: Şantiyelerde temel kazıları, eksi katlar ve asansör boşluklarında biriken yağmur veya taban suları sivrisinekler için devasa üreme alanları yaratmaktadır. Çöp Problemleri: Atıkların düzenli toplanmaması, karasinek popülasyonunu doğrudan artıran ana etkenler arasındadır. İklim ve Mevsimsel Faktörler: Sıcaklıkların artmasıyla birlikte sineklerin üreme döngüleri kısalmaktadır.
İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Yüce Ayhan, geçen sonbaharda Kasım ortasına gelindiği halde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üstünde olduğunu ve bu ısının karasineklerin ölmesi gereken mevsim döneminde sağ kalmalarını ve çoğalmalarına neden olduğunu belirtmişti.
Dr. Ayhan, “İklim değişikliğinin bu tür vektörler üzerindeki etkisi yadsınamaz. Ayrıca İzmir’de dönem dönem artan bir çöp sorunu gündeme geliyor. Biriken çöpler, bu tür haşerelerin çoğalması için uygun ortam sağlıyor. Çünkü üreme alanları bulabildikleri ölçüde çoğalırlarken, havalar soğuduğunda ve o uygun ortam yok olduğunda larvalar gelişecek ortamı bulamıyor”.
Öte yandan TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de en büyük sorunlardan birinin kuraklık olarak görüldüğünü ancak asıl sorunun kirlilik olduğunu belirtti. Küçük Menderes, Büyük Menderes ve Gediz Nehri’nde kirlilik başladı. Yer altı sularını kullandığımız ve çok derinlere indiğimiz için deniz suyu da basılmaya başlandı. Yani rezervlerdeki suyu çekerken deniz suyu da karışıyor. Örneğin bu yıl Gediz’de yapılan toprak ölçümlerinde binde 18 gibi bir tuzluluk söz konusu.
Izmir, Ocak ayından sonra yaşanan grevlerle birlikte çevresel açıdan çok kirli bir yıl geçirdi. Gediz’ de ilaçlama yapılmıştı ancak çevreciler buna karşı çıkmıştı. İlaçların çevreye zarar verebileceğini düşünmemekle birlikte mevcut ilaçlamaların da tek başına net bir etkisi yok. Asıl sorun denizimizin, çevremizin ve doğamızın kirlenmiş olması. Son iki yıla kadar böyle bir problem yaşamıyorduk.
Meteoroloji alarm verdi: Bu bölgelerde kuvvetli yağış etkili.
Sinek sorununun kalıcı olarak çözülebilmesi için yalnızca ilaçlamanın yeterli olmayacağını, çevre temizliği, dere yataklarının durumu ve atık yönetimi gibi konuların bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren ilgililer, Körfezin geçmiște önemli bir iyileşme süreci yaşadığını hatırlattılar, arıtma yatırımlarının olumlu sonuç verdiğini ancak daha sonra yapılan uygulamaların bu süreci tersine çevirdiği ifade edildi. Yaşar, “2002 yılında arıtma çalışmaları başladıktan sonra körfez masmavi olmuştu. Ancak 2007 yılında derelerin altının betonlanmasıyla birlikte dereler yeniden kokmaya başladı. Sineklerin bu kadar çoğalmasını dere yataklarının betonlanmasına ve çöplerin uzun süre toplanmamasına bağlıyorum. Çöp alanlarının sürekli temizlenmesi ve düzenli olarak yıkanması gerekiyor. Sinekler bu alanlarda ürüyor. Bu nedenle Afrika’dan geldikleri yönündeki açıklamalar inandırıcı gelmiyor.”
Görüldüğü üzere, ihtiyaçlar ve zorunluluklar gereği toplumsal yaşamı çok yönlü ilgilendiren çevresel sorunların üzerine geçici tedbirler ve uygulamalardan çok kalıcı ve uzun vadeli potansiyel yaklaşımlar ile çözümlere ihtiyaç var. Ayrıca İzmir çevresel açıdan zor bir yıl geçirdi.
