Yıl 1986…
Dünya Kupası çeyrek finalinde Arjantin ile İngiltere karşı karşıya geliyor. Diego Maradona, kaleci Peter Shilton’la birlikte yükseliyor ve topu eliyle ağlara gönderiyor.
Hakem el müdahalesini göremiyor, golü geçerli sayıyor.
Maradona maçtan sonra o unutulmaz cümleyi kuruyor:
“Biraz Maradona’nın kafasıyla, biraz da Tanrı’nın eliyle…”
Bu söz, aslında futbol tarihinin en zekice ve en küstah itiraflarından biriydi. Maradona, topa eliyle dokunduğunu açıkça söylemeden kabul ediyor; kendi elini “Tanrı’nın eli” olarak tanımlayarak hem hakemin yanılmasını alaya alıyor hem de yapılan kural ihlalini kaderin arkasına saklıyordu.
Sözün içinde itiraf da vardı, ironi de…
Meydan okuma da vardı, Maradona’ya özgü muziplik de…
Üstelik karşıda İngiltere vardı. Arjantin ile İngiltere’nin yalnızca dört yıl önce Falkland/Malvinas Savaşı’nda karşı karşıya geldiği düşünülürse, bu maç Arjantinliler için yalnızca bir futbol maçı değildi. Maradona’nın golü de yalnızca bir gol olarak görülmedi.
Aradan tam 40 yıl geçti.
Yıl 2026…
Dünya Kupası yarı finalinde Arjantin ile İngiltere bir kez daha karşı karşıya geldi. İngiltere öne geçti; ancak Arjantin, Lionel Messi’nin hazırladığı iki golle maçı 2-1 kazanarak finale yükseldi. 39 yaşındaki Messi gol atmadı ama oyunun kaderini iki dokunuşuyla değiştirdi. (Reuters)
Bu defa sahnede Maradona’nın eli yoktu.
Hakemin gözünden kaçan bir müdahale, tartışmalı bir gol ya da kuralların arkasından dolaşan bir kurnazlık da yoktu.
Bu defa devrede Tanrı’nın eli değil, Tanrı’nın yarattığı Lionel Messi’nin dehası vardı.
1986’da İngiltere’yi Maradona’nın eli ve ayakları yıkmıştı.
2026’da ise Messi’nin aklı, görüşü ve iki kusursuz pası…
Birinde futbol tarihinin en tartışmalı golü vardı.
Diğerinde futbol tarihinin en büyük dehalarından birinin sessiz ustalığı…
İnsan ister istemez soruyor:
Tanrı gerçekten Arjantin’i mi destekliyor?
Belki de mesele Tanrı’nın hangi takımı desteklediği değildir.
Belki Tanrı, Arjantin’e iki ayrı dönemde iki büyük futbolcu verdi:
Birine oyunun kurallarını unutturacak kadar kurnazlık, diğerine oyunun bütün ihtimallerini herkesten önce görecek kadar büyük bir futbol aklı…
1986’da “Tanrı’nın eli” konuşuldu.
2026’da ise Tanrı’nın yarattığı bir futbol dehası…
İngiltere açısından sonuç yine değişmedi.
Maradona’nın elinden de Messi’nin aklından da kurtulamadılar.
