İzmir Büyükşehir Belediyesi katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” adlı Nâzım Hikmet sergisi 5 Eylül 2026 tarihinde İzmir’de açılıyor. Bu yıl 95’incisi düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı ile birlikte ziyarete açılacak sergi; Şair Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserlerini ve bugün de yaşamaya devam eden kültürel mirasını, çok katmanlı bir anlatıyla İzmir’de buluşturacak. Sergi 17 Ocak 2027’ye kadar açık kalacak
İZFAŞ tarafından düzenlenen 95’inci İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl Nâzım Hikmet’in bugüne kadar Türkiye’de açılmış en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapacak. Yapımcılığını Folkart’ın üstlendiği İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve ev sahipliğinde hazırlanan “Romantika/Bir Ömrün Seyrüseferi”, Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyarete açılacak.
Küratörlüğünü Yüksek Mimar ve Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş’in, sergi tasarımını Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz’ın üstlendiği “ROMANTİKA/Bir Ömrün Seyrüseferi”, Nâzım Hikmet’in yaşamını klasik bir biyografi anlayışının ötesinde ele alıyor. Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dâhil 15 salonda kurulacak sergi; Türkiye ve yurt dışındaki çok sayıda kişi, kurum, arşiv ve koleksiyondan bir araya getirilen yüzlerce belgeyi, elyazmalarını, şairin kişisel eşyaları ve görsel-işitsel kayıtlarını; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle buluşturuyor.
İzmir’de başlayıp İzmir’de son buluyor
Serginin adı, Nâzım Hikmet’in 1962 yılında tamamladığı, otobiyografik nitelikler taşıyan son romanı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” için ilk olarak seçtiği “Romantika” adından geliyor. Romanın zaman örgüsünün İzmir’de başlayıp yine İzmir’de son bulması, serginin İzmir’de açılmasına da özel bir anlam kazandırıyor.
Nâzım Hikmet’in 1925’teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi Milliye ile kurulan bağlar, İzmir’i serginin ana anlatı eksenlerinden biri hâline getiriyor.
Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi gibi kurumlar arşivlerini sergi için açtı. Sergi, Vera Tulyakova Hikmet’in arşivi, koleksiyoner Gürkan Us’taki eserler ile Nâzım Hikmet’in yaşamına bir şekilde dokunan Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova, Jak İhmalyan’ın eserlerinden bir araya getirilerek hazırlandı. Türk resim sanatının son dönem önde gelen genç temsilcilerinden Sedat Girgin, sergi için özel olarak bir esere imza atıyor. Sergide Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimlere de sergide yer verilecek.

Çok katmanlı Nazım Hikmet anlatısı
Serginin küratörü Yüksek Mimar M. Melih Güneş, Romantika’nın klasik bir yaşam öyküsü sergisi olmadığını vurgulayarak, “Bu sergide Nâzım Hikmet’in hayatını tarihler ve olaylar üzerinden eksiksiz bir kronoloji içinde anlatma iddiasında değiliz. Farklı koleksiyonlardan, oğlu Mehmet Hikmet’in Fransa’daki evinden ve Moskova’da yaşadığı evden gelen belgeler, kişisel eşyalar, elyazmaları, mektuplar ve sanat eserleri bize çok daha katmanlı bir Nâzım Hikmet anlatısı kurma imkânı veriyor. Her belge yalnızca bir yaşamın değil, bir düşüncenin, bir edebiyatın ve bir dönemin tanıklığını taşıyor. ‘Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi’ ile ölümle tamamlanmış bir hayatı değil; eserleri, kitapları ve kültürel mirasıyla bugün de yaşamaya devam eden bir ömrü anlatıyoruz” şeklinde konuştu.

Tugay: Hikâye, yüz yıl sonra başladığı yere geri döndü
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sergiye ilişkin değerlendirmesinde, “Büyük şairimizin yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan sergi, bir bakıma İzmir’e geri dönüş hikâyesi, bizim için bu açıdan da çok önemli. Sergiye adını veren, Romantika, Türkçede ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adıyla basılan otobiyografik romanının ilk adı ve bu roman, yüz yıl kadar önce İzmir’de başlıyor. Böylece hikâye, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönmüş oluyor” dedi.
Tugay, serginin yapımını üstlenen Folkart’a, emeği geçen tüm kurum ve kişilere, akademisyenlere, sanatçılara ve organizasyon ekibine teşekkür etti.
Sancak: İzmir’de açılan bir kapı
Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ise yıllardır İzmir’in kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirterek şöyle konuştu: “Bir kentin kimliği yalnızca binalarıyla, yollarıyla ve meydanlarıyla oluşmuyor. Kentleri kalıcı kılan; hafızaları, sanatçıları, edebiyatçıları ve hikâyeleridir. Sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı, önemli kültürel mirasları görünür kılmayı ve özellikle genç kuşakların bu mirasla doğrudan ilişki kurmasını çok önemsiyoruz.”

