“Dezenflasyon programının sanayisizleşmeye dönüşmesine izin veremeyiz”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, güncel ekonomik gelişmeleri ve sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Enflasyonla mücadelede üretimi ve ihracatı gözeterek önceleyen daha dengeli bir politika bileşimine ihtiyaç olduğunu ifade eden Ardıç, “Dezenflasyon programının sanayisizleşmeye dönüşmesine izin veremeyiz. Sanayicilerimiz bugün yeni yatırım yapmanın değil, bu zor koşullara daha ne kadar dayanabileceğinin, nasıl ayakta kalabileceğinin hesabını yapıyor. Fiyat istikrarını sağlamaya çalışırken üretim istikrarını kaybetmemeliyiz” dedi.  


“Nefes verirken yönü de kurmalıyız”

Mevcut destek sistemindeki ölçek sorununa da dikkat çeken Başkan Ardıç, şöyle devam etti: “Firmayı büyümeye teşvik ediyoruz; firma ölçek kazandığında ise desteği kesiyoruz. Tam güç birikmeye başladığı anda sistem elini çekiyor. Stratejik alanları kamu ve özel sektör birlikte belirlemeli; o alanlarda hangi firmanın destekleneceğine performans karar vermeli. Büyüyen, yatırım yapan ve ihracatını artıran işletmenin desteği kesilmemeli; büyüme ve ihracat taahhüdü karşılığında devam etmeli.”

Sanayicinin yüksek finansman maliyetleri, uzun tahsilat vadeleri ve daralan taleple mücadele ettiğini belirten Başkan Ardıç, “Bu nedenle iki hattı aynı anda yürütmeliyiz: Bir yandan işletmelere süreli bir nefes alanı açmalı, diğer yandan seçici destek sistemini bugünden kurmalıyız. Kısacası, önce nefes sonra yön değil; nefes verirken yönü de kurmalıyız” ifadelerini kullandı.


Sanayicinin kazandığı her 100 TL’nin 87 TL’si finansmana gidiyor

Haziran ayı verilerinin sanayinin ana eğilimindeki zayıflığın sürdüğünü gösterdiğini belirten Başkan Ardıç, imalat sanayii üretiminin yüzde 1,5 gerilediğini, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık artışın yüzde 0,1’de kaldığını hatırlattı. Sermaye malı üretiminin yıllık yüzde 4,8 gerilemesine dikkat çeken Ardıç, “Bu tablo bize bugünkü üretimin yanında yarınki kapasitenin de yavaşladığını söylüyor” dedi.

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sonuçlarını da değerlendiren Ardıç, üretimden satışlardaki yüzde 25,7’lik nominal artışa rağmen reel büyümenin binde 2 ile sınırlı kaldığını söyledi. Başkan Ardıç, “Üç yıllık reel daralmanın ardından sanayicimiz, büyümek bir yana, mevcut üretim düzeyini koruma mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın en çarpıcı sonucunun finansman yükü olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “Finansman giderleri yüzde 45 artarak 138 milyar TL’ye ulaştı, faaliyet kârının yüzde 87’sini tüketti. Sanayicimiz, faaliyetinden kazandığı her 100 TL’nin  87 TL’sini inansman giderine ayırmak zorunda kaldı. Aynı oran İlk 500’de 85’tir. Yani yük, ölçek küçüldükçe hafiflemiyor” diye konuştu.


Başkan Ardıç’tan sanayisizleşme uyarısı

Sanayinin milli gelir içerisindeki payının 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 19,6 iken 2023’te yüzde 22,8’e yükseldiğini, 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 17,7’ye kadar gerilediğini belirten Başkan Ardıç, “Özellikle 2023 sonrasında yaşanan 5,1 puanlık hızlı düşüş, ülkemiz açısından sanayisizleşme riskinin güçlendiğine işaret ediyor” dedi.

Başkan Ardıç, 2009 yılında her 100 ücretli çalışanın 36’sı sanayide istihdam edilirken bu sayının bugün 30’un altına indiğini ifade ederek, “Sanayinin toplam ücretli istihdam içerisindeki payı 17 yılda 6,1 puan azaldı ve bu kayıp son yıllarda hız kazandı. Bu durum artık dönemsel bir istihdam kaybının ötesinde, Türkiye ekonomisinin üretim ve istihdam yapısında sanayinin ağırlığının zayıfladığına işaret ediyor” diye konuştu.

Gelişmiş ekonomilerde sanayinin istihdam payındaki azalmanın daha yüksek teknoloji, katma değer, verimlilik ve nitelikli iş gücüyle birlikte gerçekleşmesi hâlinde doğal bir dönüşüm olarak değerlendirilebileceğini belirten Başkan Ardıç, “Ancak sanayinin istihdam payı azalırken katma değeri, teknoloji yoğunluğu ve verimliliği yeterince yükselmiyorsa karşımıza çıkan olgu dönüşüm değil, erken sanayisizleşme” dedi.

Verilerin ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını vurgulayan Ardıç, “Tüm bu gelişmeler bizi kritik bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Türkiye, üretim ekonomisinden uzaklaşıyor mu? Gerekli politika değişiklikleri yapılmadığı takdirde bu tehlike artık teorik bir ihtimal olmaktan çıkıyor. Ülkemizin sanayiden uzaklaşması kalkınma modelimizi doğrudan ilgilendiren bir risk” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM