
Alzheimer Farkındalık Ayı dolayısıyla, Konak Belediyesi iş birliğiyle “Hareketli Yaşam, Güçlü Zihin” başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide, bedensel egzersizin beyin sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekildi
Medicana International İzmir Hastanesi, Alzheimer Farkındalık Ayı dolayısıyla Konak Belediyesi iş birliğiyle Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde “Hareketli Yaşam, Güçlü Zihin” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide, Alzheimer ve beyin sağlığını korumada fiziksel aktivitenin hayati önemi ele alındı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, ileri yaşlarda beyin ve beden sağlığını korumanın yollarına değinerek katılımcılara pratik egzersiz tavsiyelerinde bulundu. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, zihinsel aktivitelerin yanı sıra bedensel hareketliliğin de beyin fonksiyonlarını doğrudan desteklediğini vurguladı. Söyleşi sonrası katılımcılar, Fuat Göztepe Parkı’nda basit egzersizler yaparak güçlü bir zihin için ilk adımı atmış oldu.
Damar sağlığı beyin fonksiyonları üzerinde etkili
Söyleşide Alzheimer hastalığının risk faktörlerini üç ana grupta değerlendiren Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, damar sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çekti. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, “Bizler Alzheimer hastalığının bugüne kadar risk faktörlerini ortaya çıkarttığımızda üç temel alanda risk faktörü görüyoruz. Birincisi damarsal risk faktörleri; yani hipertansiyon, diyabet, kolesterol, sigara, obezite gibi damara sürekli zarar veren hastalıklardır. İkincisi beyin sağlığındaki bazı problemlerdir. Bunlar görme bozuklukları, işitme bozuklukları, kafa travmaları, depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik bozukluklardır. Üçüncüsü de sosyal iletişim, fiziksel aktivite, beden ve ruh sağlığımızla ilişkili olanlardır. İşte biz bu tipteki risk faktörlerini ortadan kaldırabilmek ya da bunlara genetik olarak yakalayabilmek amacıyla beyne giden oksijeni ve beynin çalışması için gerekli şekeri beyne ileten damar sağlığının sağlam olması gerekir. Vücudun çalışma prensibinde iletimi sağlayan iki mekanizma vardır: Biri damarlar, diğeri de sinirlerdir. Egzersiz ve fiziksel aktivite, her şeyden önce damar sağlığını korur. Damar sağlığının korunması da beyne taşınan şekeri, oksijeni ve beyindeki hücreler arası iletişimi sağlıklı kıldığı için rahatça hayat optimum şartlarda geçirilebilir” mesajını verdi.

Sadece zihinsel egzersiz değil, ayağa kalkmak da şart
Toplumda zihinsel egzersizlerin öne çıkarıldığını fakat bedensel hareketin sıklıkla unutulduğunu ifade eden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, düzenli hareketin nöronlar arası iletişimi güçlendirdiğini söyledi. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, sözlerine şöyle devam etti: “Kişisel gelişim kitaplarında, sosyal medyada veya gazetelerde, ‘Beyin sağlığını korumak için mutlaka bulmaca çözün, sudoku çözün ya da akıllı telefonlardaki zihinsel oyunları oynayın’ gibi öneriler duyuyorsunuz. Bunları yapmak bazı kişiler için beyin sağlığında pozitif etki yaratabilir. Ama biz ne yazık ki bir şeyi unutuyoruz: O da ayağa kalkmak. Oturduğumuz yerden hareketle beraber devinimimizi arttırmak bedenimizdeki süreçleri harekete geçirir. Günlük hayatın akışı içerisinde egzersizi sürekli erteliyoruz. Oysa kısa süreli hareketler bile yüzlerimizde bir tebessüm oluşturur, zihinsel iletişimi ve nöron dediğimiz sinir hücresi bağlantılarını daha kuvvetli bir şekilde kullanmamıza destek verir. Dünya Sağlık Örgütü bunu günlük 20 dakika ile sınırlandırıyor. Her gün 20 dakika veya iki günde bir 40 dakika ayırmak beyin sağlığı için son derece önemlidir.”
Kas gücü ve sosyal etkileşim beyni dinamik tutuyor
Yalnızca yürüyüş yapmanın yeterli olmadığını, kas kütlesini ve direncini koruyacak egzersizlerin ile sosyal etkileşimlerin de günlük yaşama dahil edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, “Birinci basamağımız elbette yürüyüştür; fakat yaş aldıkça sadece yürüyüş yetmiyor. Yaş ilerledikçe kaslarımızın kuvveti ve bedenimizin dirayeti doğrultusunda, kimseye muhtaç olmadan yaşamı sürdürebilmenin temel anahtarı kendi kas yapımız doğrultusunda belli bir ağırlığa veya dirence karşı egzersiz yapmaktır” dedi. Bilinçli şekilde yapılan egzersizlerin günlük yaşamda bağımsız hareket edebilme gücü verdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, sözlerini şöyle tamamladı: “Egzersizi bir arkadaş grubuyla veya sevdiğiniz bir ekiple yaptığınızda ise sadece fiziksel aktivite yapmış olmuyorsunuz; aynı zamanda sosyal iletişim kuruyorsunuz. Bizler sosyal canlılarız ve sosyal etkileşimle yapılan aktiviteler beynimizde mutluluk ve motivasyon sağlayan dopamin ile serotonin salgılanmasını destekler. Örneğin dans etmek de hem hareketi hem sosyal etkileşimi hem de karşıdakinin adımlarını tahmin etmeyi barındırarak beyin için adeta adımlarla yapılan bir bulmaca işlevi görür. Bu nedenle hareket, sadece zihin sağlığı için değil, tüm vücut sağlığı için temel bir gerekliliktir.”
