Elektrik altyapısına 100 milyar $ yatırım planı

Türkiye’nin yeni enerji mimarisi 5 Kasım’da kamuoyuyla paylaşılacak

SEDA GÖK-ANKARA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 100 milyar dolar yatırım öngördüklerini açıkladı. Türkiye’nin yeni enerji mimarisini 5 Kasım’da kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Bayraktar, akıllı şebekeler, dijitalleşme ve yerli teknolojilerin geliştirilmesini öncelikli hedefler arasında gösterdi.

Türkiye, artan elektrik talebini karşılamak, enerji arz güvenliğini güçlendirmek ve yenilenebilir kaynakları sisteme daha etkin entegre etmek amacıyla elektrik altyapısında kapsamlı bir dönüşüme hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Elektrik Dağıtım Sektöründe İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimci Günleri’nin açılışında yaptığı konuşmada, Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapısına yaklaşık 100 milyar dolarl yatırım öngördüklerini bildirdi. Bayraktar, Türkiye’nin 2040’a uzanan yeni enerji mimarisini 5 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek lansmanla açıklayacaklarını belirtti.

Enerjide tam bağımsızlık hedefinin yalnızca yerli petrol ve doğal gaz üretimini artırmak, yenilenebilir enerji kapasitesini büyütmek ve nükleer enerjiyi sisteme dahil etmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, üretilen elektriğin doğru zamanda, doğru yerde ve verimli biçimde kullanılmasının da kritik önem taşıdığını söyledi. Bu doğrultuda güçlü şebeke altyapısına, akıllı sistemlere, dijital teknolojilere ve nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Sanayi, ulaşım, binalar ve tarım dahil ekonominin farklı alanlarında elektrik kullanımının artacağına dikkat çeken Bayraktar, elektrikli araçlar, üretim süreçlerindeki elektrifikasyon, yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezlerinin büyümesinin elektrik talebinin hem miktarını hem de niteliğini değiştireceğini kaydetti.

Enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Bayraktar, iletim ve dağıtım altyapısının, depolama kapasitesinin, dijital teknolojilerin ve sistem yönetimi kabiliyetinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gelecek dönemde elektrik şebekelerinin daha akıllı, esnek ve dayanıklı hale getirilmesinin öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade etti.


Akıllı şebekeler ve yerli teknoloji önceliği

Elektrik dağıtım sektörünün vatandaşların günlük yaşamından sanayi üretimine kadar geniş bir alanda kritik rol üstlendiğini belirten Bayraktar, yeni sanayi bölgeleri, büyüyen şehirler, elektrikli araçlar ve çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin şebekelerde yeni ihtiyaçlar oluşturacağını söyledi.

Bu ihtiyaçların yalnızca yeni hat ve trafolarla karşılanamayacağını dile getiren Bayraktar, şebekelerin gerçek zamanlı izlenmesi, elektrik talebinin doğru tahmin edilmesi, arızalara daha hızlı müdahale edilmesi ve mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması gerektiğini kaydetti. Veri analitiği, yapay zekâ, otomasyon ve akıllı enerji yönetimi uygulamalarının bu dönüşümde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Bayraktar, teknoloji yatırımlarının sahadaki ihtiyaçlara çözüm üretmesi, hizmet kalitesini artırması ve maliyetleri düşürmesi gerektiğini vurguladı.

Yerli yazılımların geliştirilmesi ve sektör genelinde yaygınlaştırılmasını da öncelikleri arasında gösteren Bayraktar, Milli Enerji 2040 vizyonunda elektrik dağıtım altyapısının birçok alanında yerli yazılımların kullanılmasını ve şebekelerin siber saldırılara karşı daha korunaklı hale getirilmesini hedeflediklerini bildirdi.


Ar-Ge destekleri ticarileşmeye odaklanacak

Enerji dönüşümünde yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve üreten bir ülke olmanın önemine işaret eden Bayraktar, dağıtım otomasyonundan güç elektroniğine, yazılımdan haberleşme sistemlerine, enerji depolamadan veri yönetimine kadar pek çok alanda yerli çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Üniversitelerin bilimsel birikimi, girişimcilerin yenilikçi fikirleri, sanayinin üretim kapasitesi ve dağıtım şirketlerinin saha deneyiminin ortak hedefler doğrultusunda buluşturulması gerektiğini belirten Bayraktar, EPDK’nın Ar-Ge desteklerinin yerli çözümlerin geliştirilmesine ve sahada uygulanmasına katkı sunduğunu söyledi.

Ar-Ge projelerinin yalnızca geliştirme aşamasında kalmaması, somut ürünlere ve yaygın uygulamalara dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, başarılı projelerin sektör genelinde yaygınlaştırılmasının ve yenilikçi çözümlerin ticarileştirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda düzenleyici kurumlar, sektör kuruluşları ve şirketler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.


COP31’de şebeke yatırımları gündemde

Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’in, iklim hedeflerinin somut yatırımlara, projelere ve uluslararası iş birliklerine dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Bayraktar, zirvede öncülük edecekleri Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü’nün 2035’e kadar elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmayı amaçladığını açıkladı.

Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2002’de yüzde 15 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 21’e yükseldiğini aktaran Bayraktar, bu oranın sanayide yüzde 30’a, binalarda ise yüzde 33’e ulaştığını bildirdi.

Elektrifikasyon hedeflerinin güçlü bir şebeke altyapısı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, COP31 kapsamında dağıtım şebekelerinin modernizasyonu, dijitalleşmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve şebeke yatırımlarının finansmanı konularında uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Türkiye’nin yalnızca kendi enerji altyapısını geleceğe hazırlamakla kalmayıp küresel ölçekte elektrifikasyonun ve şebeke yatırımlarının hızlandırılmasına da katkı sunmasını amaçladıklarını ifade etti.

Bayraktar, gelecek dönemde enerji sektöründeki başarının yalnızca kurulu güç artışı ve tamamlanan proje sayısıyla ölçülmeyeceğini belirterek, kesintisiz ve kaliteli enerji hizmeti, sanayinin rekabet gücü, enerji maliyetlerinin yönetimi ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin de belirleyici olacağını sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM