Perşembe, Ocak 22, 2026

Sanayi, üretim ve ihracat ciddi baskı altında

Kurul, dünyadaki uluslararası siyasi ve askerî gelişmelerin, Türkiye ekonomisi ve sanayi sektörü üzerindeki etkilerini ele alarak sanayicilerin artan endişelerini dile getirdi

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yüksek İstişare Kurulu, 13. toplantısını gerçekleştirdi. Kurul, yapılan toplantıda özellikle dünyada hızla derinleşen uluslararası siyasi ve askerî gelişmelerin, Türkiye ekonomisi ve sanayi sektörü üzerindeki etkilerini ele alarak, sanayicilerin artan endişelerini değerlendirdi. Toplantıdan çıkanları kamuoyu ile paylaşma kararı alan kurul, küresel ölçekte Çin’in ticaret politikalarında fiilen başlattığı yaptırım süreçlerinin, ABD’nin küresel ekonomik dengeleri etkileyen politika tercihleri ve Orta Doğu’da özellikle İran’da yaşanan ekonomik ve siyasi kriz ile yüksek enflasyonun tetiklediği toplumsal huzursuzlukların; dünya ekonomisini kırılgan ve öngörülmesi güç yeni bir döneme taşıdığını belirtti. Bu gelişmelerin; enerji arz güvenliği, ticaret yolları, finansal piyasalar ve küresel tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisini doğrudan etkilemesinin kaçınılmaz olduğu ifade edildi. 


Uluslararası gelişmelerin etkilerine dikkat çekildi

Küresel gelişimlerin günlük hayata kadar etki ettiğine vurgu yapan İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, “Artan jeopolitik risklerin; enerji fiyatlarında dalgalanma, lojistik ve sigorta maliyetlerinde artış, tedarik zincirlerinde kırılganlık ve döviz kurlarında değişkenlik şeklinde sanayiye yansıması ihtimali bulunmaktadır. Bu tablo, üretim maliyetlerini artırmakta, ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatmakta ve sanayi işletmelerini ciddi bir belirsizlik ortamına sürüklemektedir. Söz konusu küresel gelişmeler yalnızca makroekonomik göstergelerle sınırlı kalmamakta; trafikten enerjiye, sudan finansmana kadar günlük yaşamı ve üretim süreçlerini doğrudan etkilemektedir” diye belirtti.


Sanayici krediye ulaşamıyor

İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, sanayicilerin bugün karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan birinin finansmana ve krediye erişimde yaşanan ciddi daralma olduğuna dikkat çekti. Yüksek faiz oranları, ağırlaşan teminat koşulları ve kredi limitlerindeki kısıtların; üretimin, ihracatın ve yatırımların önünde önemli bir engel oluşturduğu vurgulandı. Kurul şöyle devam etti: “Artan enerji, hammadde ve işçilik maliyetleri karşısında işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan sanayi işletmeleri, kredi kanallarının yetersizliği nedeniyle nakit akışı açısından kırılgan bir yapıya sürüklenmiştir. Bu durum yalnızca mevcut üretimi değil, istihdamı ve orta–uzun vadeli büyüme hedeflerini de doğrudan etkileme potansiyeli taşımaktadır. Sanayiciler olarak; özellikle üretim ve ihracat odaklı firmalar için uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir kredi mekanizmalarının acilen devreye alınması yönünde güçlü bir beklenti bulunmaktadır.”


Sanayiciler risklere karşı hazırlıklı olmalı

Dünyanın ekonomik, siyasi ve çevresel risklerin iç içe geçtiği çalkantılı bir sürece girdiğini belirten İAOSB Kurulu, Olası yeni çatışmalar, özellikle İran merkezli gelişmelerin nasıl sonuçlanacağına ve Türkiye ekonomisinin bu süreçten nasıl etkileneceğinin belirsizliğine dikkat çekti. Kurul açıklamasına şöyle devam etti: “İAOSB Yüksek İstişare Kurulu olarak; sanayicilerin jeopolitik riskleri dikkate alan mali planlamalar yapması, enerji ve su maliyetlerine karşı önleyici yatırımlarını artırması ve finansal dayanıklılığını güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Küresel gelişmeler, krediye erişimde yaşanan daralma, iklim krizi ve su güvenliği artık birbirinden bağımsız başlıklar değildir. Türkiye’nin sanayi gücünün ve ekonomik sürdürülebilirliğinin korunabilmesi için bu risklerin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasının büyük önem taşıdığı; karar alıcılar tarafından öncelikli gündem maddeleri arasına alınmasının faydalı olacağı ifade edilmiştir.”


Su krizi ve iklim değişikliği stratejik bir risk haline gelmiştir

İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) ev sahipliğinde; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası’nın katkılarıyla gerçekleştirilen Su Konferansı’nda ortaya konan değerlendirmelerin, önümüzdeki dönemin en kritik risk alanlarından birine işaret ettiğini vurguladı. 

Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’nin, su stresi açısından yüksek risk grubundaki ülkeler arasında yer aldığını ifade eden kurul, çözüm önerilerini sıraladı: “Tarımda kontrolsüz ve vahşi sulama yöntemlerinin sona erdirilmesi; evsel su tüketiminde tasarruf bilincinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliği ve geri kazanım yatırımlarının hızlandırılması zorunlu hale gelmiştir. Deniz suyundan tatlı su elde edilmesi gibi çözümler gündemde olmakla birlikte, bu yöntemlerin yüksek enerji tüketimi nedeniyle yeni maliyet baskıları oluşturduğu da göz ardı edilmemelidir.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM