İzmir Kent Konseyi koordinasyonunda Yerel Demokrasi ve Sivil Toplum Paneli, kentin hak temelli savunuculuk kapasitesini artırmak ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla 7 Şubat’ta düzenlenecek. Buluşmaya diğer illerden de yaklaşık 250 sivil toplum temsilcisinin katılımı bekleniyor. İzmir’in katılımcı yönetim kültürünü ve sivil toplum ekosistemini daha kapsayıcı hale getirmeyi hedefleyen etkinlik, 9 Şubat’taki çalıştayla somut yol haritalarını belirlemeye odaklanıyor.
İzmir Kent Konseyi bünyesinde hazırlanan bu kapsamlı buluşma, İzmir Demokrasi Platformu, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği, Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Engelsiz Yaşam Hakkı Ağı, 365 Gün Engelliyiz Platformu, Afalina Hayvan Hakları Topluluğu ve Öğrenci Kolektifleri iş birliğiyle İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası bünyesindeki Sanat Kafe’de gerçekleştirilecek. Panel kapsamında kent ve kentli hakkından yeni nesil örgütlenmelere kadar sivil toplumun geleceği ele alınırken, Türkiye’nin farklı şehirlerinden 35 kent konseyi temsilcisinin katılımıyla ülke çapında bir deneyim paylaşımı zemini oluşturulacak.
Panel 5 ana oturumdan oluşacak
Panelin açılış bölümünde İzmir Demokrasi Platformu’ndan Ferit Mızraklı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır değerlendirmelerini paylaşacak. Programın devamında Ahmet Şerif İzgören ilham veren konuşmasıyla yer alırken, Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt yerel yönetim pratiği ve kent konseyleri deneyimlerini katılımcılara aktaracak. Beş ana oturumdan oluşan panelin saha uygulamaları bölümünde ise UNDP Türkiye, dünyadan ve Türkiye’den iyi uygulama örneklerini sunarak içerik zenginliğine katkı sağlayacak.

Topaç: Ortak akıl ile yerel demokrasiyi güçlendireceğiz
Panel öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, yerel demokrasi ile sivil toplum arasındaki etkileşimin demokratik toplumların güçlenmesi açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Topaç, kent ve kentli haklarının korunması için güçlü bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye’de dernekler, federasyonlar ve kent konseylerinin birbirini tamamlayan roller üstlendiğini ve bu yapılar arasındaki bilgi paylaşımının çoğu zaman sınırlı kaldığını söyleyen Topaç, “Bizler, hak arama süreçlerinin etkinliğini artırmak ve yerel düzeyde sürdürülebilir iş birliği mekanizmaları kurmak adına ortak aklı önceleyen bir süreci birlikte inşa etmenin gerekliliğine inanıyoruz. Bu panel ve ardından gerçekleştireceğimiz çalıştay ile katılımcı yapıların strateji geliştirme ve hak temelli savunuculuk kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. İzmir’in girişimci ruhu ve sivil toplum hafızası, Türkiye’ye örnek olacak bir dayanışma ağını örmek için en uygun iklimi sunuyor. Farklı mücadele alanlarından kişi ve kurumların bir araya geleceği bu buluşma, insan, doğa ve hayvan hakları mücadelesini müşterek biçimde büyütme konusunda önemli bir fırsat olacaktır” dedi.

