Bir yere ağaç dikecekseniz, ne zaman dikeceğinize en iyisi o bölgede daha önce bu işi yapana soracaksınız. Yoksa kağıt üzerinde insanlara sorduğunuz zaman, bir çok kişi ilkbahar der. Geri kalan ise sonbahar der. Kalkıp da Kars’da ya da Sarıkamış’da kışın soğuk günlerinde ağaç fidanı dikmeye, ya da Konya’da yazın ortasında aynı işi yapmaya kalkmayın.

Neden biliyor musunuz? Fidanlar bu mevsimlerde gereksinimleri olan suyu yeterince ememiyorlar. Daha önceleri her dönem ağaç diktiğimiz için ve bunun da avukatlığını yaptığımız için biraz da gerçeğin böyle olmadığını itiraf etmemiz gerekiyor.
İlkbaharda ağaç diktiğimiz zaman, ağacın büyümek ve sağlam kök sistemini oluşturmak için suya ve şekere ihtiyacı vardır. Doğal olarak şekeri bitkiler, yapraklar aracılığı ile fotosentez yoluyla nişasta olarak biriktireceklerdir. İlkbaharda ağaç dikildiği zaman hele de yapraklarını döken ağaçlarda, hem kök, hem yaprak oluşturması gerektiğinden bitki 2 tarafa da enerji yetiştirmesi lazımdır. İşte bu nedenle bitkilerin yeterince ve düzenli suya gereksinimi vardır.
Sonbaharda ağaç diktiğimiz zaman ise, ağaç artık yavaş yavaş kendini soğuğa, ayaza hazırlar. Bu arada yaprağını döken ağaçlar yavaş yavaş yapraklarını dökmeye başlar. Aslına bakarsanız yaprağını dökse de dökmese de bitki metabolizmasını en alt düzeye indirgeyerek su gereksinimini azaltır. Asında keşke toprak altını da görebilme olanağımız olsa.

Biz cam saksılara yaptığımız saksılardan köklerin nasıl geliştiğini az çok görüyoruz. Hemen şunu sizle rahatlıkla paylaşabiliriz. Kök ağı en iyi ilkbahar ve sonbaharda toprağın ılık olduğu zaman gelişir. Şimdi size çok bilimsel sayılara dayanarak bir şey söyleyemeyeceğiz ama ülkemizin batı bölgeleri için rahatlıkla iletebileceğimiz kadim veri, ağaç dikimi için en uygun zaman dilimi bu iki mevsimdir.
Bunun yanında yeterince su verdiğiniz zaman, her mevsim İzmir’de, Aydın’da, İstanbul’da, Çanakkale’de saksılı ekimlerde her türlü ağacı dikebilir ve yaşatıp büyütebilirsiniz. Yalnız olasılıkları daha azdır. Şimdi aklımıza dikim için neden önce ilkbahar geliyor derseniz? Cevabı gayet açık. Sadece pazarlama tekniklerine dayanıyor.
Yeşil uç veren fidanlar, sarı, kırmızı, turuncu, pembe goncalar ve hava sıcaklığındaki yükselme bizi bahçeye kendimizi atmaya neredeyse zorluyor da ondan. Yine de söylemeden geçmeyelim. Sonbaharda saksılı bir fidan alacağımız zaman yine de siz siz olun. Kıyı da köşede unutulan, yazın sıcağının perişan ettiği bir bitkiyi de satın almayın. Yoksa gerçekten iyi fidanlıklarda, sonbahar alımlarında fiyatların daha düşük olmasından dolayı, akılcı alışveriş yapmanız işten bile değil.

Buraya ekleyebileceğimiz fazla da bilgi yok ama bazı ağaçları kışın olabilecek zararlardan tam da koruyamıyoruz. Belki bu nedenle kiraz, vişne, erik, kavak, manolya, kırmızı renkli akçaağaçlar, renkli gövdeli kızılcık gibi ağaçlar ilkbaharda dikilir.
Diğer bir önemli soru ise, yaprağını dökmeyen ağaçlardır. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yaprağını dökmeyen ağaçlar yavaş yavaş kışa yaklaştıkça su gereksinimlerini en aza indirirler. Bu nedenle kış sonunda zaten beslenme yetersizliği nedeniyle diplerinde bir yığın kahverengi ya da siyahlaşmış iğne yaprakları görebilirsiniz. İğne yapraklı ağaçların ama özellikle de geniş yapraklı herdem yeşil bitkilerde kışa adaptasyon daha da zor olduğundan kışın dikimleri yapılmamalıdır.
Sonuç olarak bir ağaç dikildiği zaman, dikim tarihinden sonra 6 ay içinde kuru kalmamasına ve düzenli sulanmasına çok dikkat etmeliyiz. Bunu süreyi, kurak bölgelerde 1 seneye kadar uzatabiliriz. Türkiye’nin batısındaki bir çok bölge gibi kış mevsiminin daha kısa olduğu yerlerde hele de toprak donmuyorsa sonbahar dikimleri; Türkiye’nin doğusu gibi soğuk ve karasal iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde ilkbahar dikimlerini tercih edilmelidir. Şimdi anladınız mı, neden en iyisi sizin oralarda bu işleri biraz bilen aklı başında bir bilge bahçıvana sorun diyoruz?

Bu hafta, üç yıl önce çekirdekten çıkarttığımız erik ağaçlarını, yer sorunu nedeniyle kış olmasına rağmen dkmek zorunda kaldık. Artık sonucunu ileriki yıllarda paylaşırız. Diğer taraftan altın çanak (Forsythia) bitkisini merak eden Vecdi Türk, bahçesinde çiçek açan “aşkın gözyaşlarını” (Kalanchoe daigremontiana) bizimle paylaşmış.
Ayşegül İshakoğlu’nun ise Okyanusya anakarası civarında dolaştığından söz etmiştik. Sağ olsun o da bizi yine unutmadı. Önce bir kuğu boynu çiçeği (Lysimachia clethroides) sonrasında da, sarı renkli bir Banksia marginata fotoğrafını bizimle paylaşmış. Banksia adının Londra Kew Garden’ın ilk müdürü Joseph Banks’den geldiğinden daha önce uzun uzun söz etmiştik.
Keyifli Bahçeler…
