Çarşamba, Şubat 11, 2026
spot_img

Sorun yok mutluluk var…

İnşaatı süren deprem konutlarının cephesine brandadan bitmiş konut resmi, inşaatı tamamlanmamış köprünün üzerine muhteşem köprü brandası çekilir. Erdoğan da gelip gördüğünüz gibi söz verdik konutları yaptık, teslim ediyoruz der. Alkışı alır.

Halbuki deprem 3 yıl önce 6 Şubat 2023’te oldu. Bir yıl içinde 600 bin konutu yapıp teslim edeceğiz dediler. Aradan 4 yıl geçti, hala tamamlanmadı. Yandaş medya inşaatlar şahane halk memnun diyor. “Karşıt medya” ise inşaatlar devam ediyor, henüz tamamlanmamış birçok inşaat var diyor. Onlara göre altyapısı da bitmediği için halk mutsuz.

İktidar ile muhalefet arasında bir çekişme var ama aradan geçen 24 yıl sonra AKP’nin oy oranı hala yüzde 30 dolayında. CHP’nin yüzde 33 oluşu CHP’lilere moral verir ama AKP’yi paniğe iter mi? Sanmam. AKP belli bir strateji ile muhalefetin mutsuz milletvekillerini, belediye başkanlarını, meclis üyelerini transfer etmekle meşgul. Gidenler oy götürüyor mu, bu seçimde yenden bu kez AKP’den aday olunca belli olur. Gidenler halkı ne derecede ikna edebilecek, orası da meçhul. Yakasına AKP rozeti takılırken “takla” atan siyasiler, aynı performansı adaylık seçiminde ve aday olurlarsa halkın karşısında gösterebilecekler mi, bu da bir soru işareti.

Televizyonlar eskiden gazetelerin 3. sayfa haberleri gibi kanlı haberleri verip duruyor. Alkollü sürücü kendisini sollayan araca ateş açıyor iki kişiyi öldürüyor, bir bebek apartmanın 10. katındaki açık pencereden düşüyor gibi haberler hepimizi üzüyor. Tarlada 1 liraya bile satılamayan marul manavda 20 lira. Gübre fiyatlarına, elektriğe, mazota gelen zamlar potansiyel sebze meyve fiyatlarındaki artış düzenli olarak haberlerde yer alıyor.

Bunlar sorun mu? Tabii ki sorun. Ancak sorun yok dediğimiz zaman iktidar için sorun yok anlamında söylüyorum. Milletin dikkati iktidarın dışındaki odaklara yöneltiliyor. İktidar için ise tören alanına gelirken kâğıt gibi dökülen asfalt üzerinde muhabirler neşe ile şakıyor. Ertesi gün o asfalt parçalanıp gitmiş, kimin umurunda.

Şimdi Ramazan hazırlığı var. Fiyatlar almış yürümüş. Fiyatlar sabit tutuluyor deniyor? Hangi fiyatlar derseniz, tabii ki yükseltilmiş olan fiyatlar. Ancak bir gerçek var ki, satın alma gücünün düşmesinden ötürü Ramazan ayında bol çeşitli sofralar genelde olamayacak, yine de insanımız elindeki ile iftarını açacak. Birçok vatandaş da hayırseverlerin yardım kolileri ile aile sofralarını çeşitlendirecek.

Muhalefete gelince, onlar da halkın mutsuzluğu üzerinde propaganda yapmaya devam ediyorlar. CHP ise 2 yıldır cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde konuşuyor. Bir yıldır da Ekrem İmamoğlu için propaganda mitingleri yapılıyor. CHP Genel Başkanının müthiş bir enerji ile bir toplantıdan diğerine koşması takdir topluyor. Ancak bu çalışmalar sırasında, mitinglerde ben diyor, bana destek olacak mısınız diyor. Genelde bireyci yaklaşım ön plana çıkıyor. Halk bundan memnun olabilir ama genel başkan bu üslupla farkına varmadan kendi yaklaşımını da değiştirmiş oluyor. Son Keçiören Belediye başkanının istifası sırasında “sinkaflı küfür” ettiği iddiası bile CHP geleneği açısından kabul edilebilir değildir. Bir başkası “çürük, sürtük, sefil” gibi sözler kullanabilir. Ancak köklü parti liderleri bu tür sözcükleri kullanmamalıdır.

Bu durum yorgunluktan mı, stresten mi, öfkeden veya istenilen hedefe ulaşamamaktan mı bunu zaman gösterecek. Ancak partide önseçim yapmadan belediye başkan adaylarını, meclis üyelerini “tepeden” atarsanız, sonuçlarına katlanırsınız. Bir iddiaya göre de bu atamaları tepeden “dar bir kadronun” yapmış olması, transferleri de olağan hale getirir. Eski CHP ortamında, parti ahlakında seçilen de seçilemeyen de partisine sonuna kadar sadık olurdu. Partinin bu yapısının bozulması, şimdilik pek fazla bilinmeyen bazı başka etkilerin partiyi hangi farklı sonuçlara, hangi farklı hedeflere yönelteceği sorusunu da beraberinde getirir.

Partiler birbirleri ile tartışsınlar. Kanımca sorun değil. Önemli olan çoğunluğun evine ekmek götürebilmesinin sağlanması.

İskender Odabaşoğlu

Diğer Yazarlar