“Sabiha Gökçen’in İzinde” serisinde konuşan Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, “Cesaret, belirsizliğe ve tedirginliğe rağmen adım atabilmektir. Büyük bir kahramanlık anı beklemeyin; ilerlemek adına atılan en küçük adım bile en büyük cesarettir” dedi
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın gelenekselleşen “Sabiha Gökçen’in İzinde” motivasyon serisinin üçüncü buluşması, Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Sektördeki kadın liderlerin bir araya geldiği etkinlikte, dayanışma ve cesaretin havacılıktaki dönüştürücü gücü vurgulandı.
“Biz bayrak taşıyıcısıyız”
Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, elde ettiği tecrübeyle bugün koçluk ve mentorluk yaptığını, ülkeye hizmetin ardından insanlığa hizmet etme çabasında olduğunu vurguladı. Harp okullarına 1960 yılından 1992 yılına kadar kız öğrenci alınmadığını hatırlatan Hürriyet Munanoğlu, “1992 yılındaki yeni kararla 13 kız öğrenci olarak Hava Harp Okulu’na ilk girdiğimizde bize inananlar olduğu kadar ket vuranlar da çok oldu. Biz bir bayrak taşıyıcısıyız. Sabiha Gökçen’den devraldığımız bayrağı 3. nesil olarak taşıdık. Biz yapmalıyız ki bu işin devamlılığı olsun diyerek çalıştık. Erkekler 1 birim çalışırken bizlerin 5-10 misli gayret göstermemiz gereken bir alandaydık. İlk olmanın büyük sorumluluğunu hissettik” ifadelerini kullandı.
Cam tavanı aşmak
Kadınların önünde engel olarak görünen cam tavanları kırmanın, eğitim ve görev dönemlerinde karşılaştıkları zorluklar karşında bugün çok daha kolay olduğuna değinen Munanoğlu, “Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu olarak şunu söyleyebilirim; ses duvarını aşmak bir metafor. Orada fiziksel olarak hissettiğimiz bir şey yok. Sadece göstergelerden ses hızını aştığımızın bir kanıtı var. Bunun hayatımıza yansıyan tarafı, sınırları aşmak. Hayat bazen cam tavanın varlığını düşünmek yerine yok sayarak yürüyüp aşıp geçmeyi gerektiriyor. Ben 17 yaşımda Harp Okulu’na girmeden ilk uçtuğumda gökyüzünde olmayı istedim. Mezun olunca da pilot olmayı istedim. Ve yaptığım işin en iyisini yapmayı istedim. Dolayısıyla jet pilotu olarak Hava Kuvvetleri’ne yıllarca hizmet ettim.” dedi.
Başarı yolunda herkesin desteğini beklemenin gerçekçi olmadığını vurgulayan Munanoğlu, karşılaştığı dirençlerin kendisinde “ters psikoloji” yaratarak motivasyonunu artırdığını ifade etti: “’Burada ne işin var?’ diyenlerin yarattığı baskının altında ezilseydik bugün bu noktada olamazdık. Bu tür söylemler hayatın her aşamasında karşımıza çıkacak; önemli olan, tüm bunlara rağmen azimle yola devam edebilmektir.” Kadınların birbirine destek vererek sektörde her kademede daha eşitlikçi bir temsil oranına ulaşabileceğini vurgulayan Munanoğlu, cesaret kavramını yeniden tanımladı. Munanoğlu, “Cesaret, belirsizliğe ve tedirginliğe rağmen adım atabilmektir. Büyük bir kahramanlık anı beklemeyin; ilerlemek adına atılan en küçük adım bile en büyük cesarettir” ifadelerini kullandı.

