1898 doğumlu Latife Hanım, İzmir’in güngörmüş, varlıklı, tüccar ve aynı zamanda bilime, sanata da önem veren Uşakizade Muammer Bey’in kızıdır. Avrupa’da okumaktadır, müziğe, edebiyata meraklıdır. Piyano ile arası iyidir. Ana dili gibi İngilizce, Almanca ve Fransızca; hatta Farsça ve Arapça da konuşmaktadır. Uşakizade’lerin Göztepe’deki evi Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş’tan sonra karargahı olarak tahsis edilmiş, Latife Hanım da burada 17 gün süreyle Paşa’nın sekreterliğini yapmıştır. Paşa’nın ifadesiyle iyi terbiye almış zarif, akıllı bir genç hanımdır.
Zübeyde Hanım müstakbel geliniyle…
Bilahare Mustafa Kemal Paşa, deniz havası iyi geleceği için annesi Zübeyde Hanım’ı İzmir’, Karşıyaka’ya gönderir. Latife Hanım da köşke gelip Zübeyde Hanım ile ve gelen gidenle yakından ilgilenir. Zübeyde Hanım, beğendiği Latife Hanım ile oğlunun izdivacını görmek istemektedir. Zübeyde Hanım, iyi bakılsa da 14 Ocak 1923’te bu köşkte vefat eder. Mustafa Kemal Paşa, annesinin vefatının ardından 13 gün sonra İzmir’e gelebilmiştir. 27 Ocak’ta annesinin mezarı başında bir konuşma yaparak onun neler çektiğini anlatır ve tek tesellisinin Kurtuluş’u görmüş olarak ölmesi olduğunun altını çizer.

Mustafa Kemal Paşa-Latife Hanım
29 Ocak 2023’te de Zübeyde Hanım’ın istediği olmuş, Mustafa Kemal Paşa Göztepe’de kıyılan ilk medeni nikahla Latife Hanım ile evlenmiştir. Sonrası malum; ilk başlarda iyi giden evlilik, Mustafa Kemal Paşa’nın az zamanda çok iş başarmak, devrimleri hayata geçirmek, isyanları bastırmak, bir yandan da genç cumhuriyeti iktisadi yönden ayağa kaldırıp kalkındırmak çabası nedeniyle sekteye uğramıştır. Latife Hanım’ın beklentileri ile Mustafa Kemal Paşa’nın adanmışlığı örtüşmemiştir. İki buçuk yıl kadar süren evlilik 5 Ağustos 1925’te son bulmuştur. 17 yaş farkı belki de evliliğin sürmeyişinde rol oynamıştır. İkisi de bir daha evlenmemişlerdir.
Karşıyaka’da Zübeyde Hanım’ın bir süre yaşayıp vefat ettiği, Latife Hanım ile zaman geçirdiği ev işte şimdi “Latife Hanım Köşkü Anı Evi Özel Müzesi” olan binadır. Bu köşkü bana temelli İzmir’e yerleştiğimin ilk zamanlarında 10 yıl kadar önce Ahmet Diker gezdirmişti. Köşkü gezerken oldukça etkilenmiştim. Herkese gezmesini öneririm. Ben de bir kez daha gezmek isterim.

O heykele bakarak yaşamak…
Peki Latife Hanım-Mustafa Kemal Paşa ayrılığı sonrasında Latife Hanım ne yaptı? İstanbul’a yerleşti. Soyadı kanunu çıktığında aile “Uşaklıgil” soyadını aldı ve o da “Latife Uşaklıgil” oldu. Önceleri Ayaspaşa’da, sonra da yaşamını yitirdiği 12 Temmuz 1975’e kadar Harbiye’de bir apartmanın en üstteki dairesinde yaşadı. Vefatının ertesi günü bir şeref kıtası eşliğinde cenazesi Teşvikiye Camii’nden kaldırılarak Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.
Latife Hanım, eşi ve evliliği ile ilgili hiç konuşmadı ve yazmadı. Fırtınalı evliliğini, büyük aşkını nadide bir çiçek gibi kalbinde taşıdı. Peki neden son olarak Harbiye’de yaşamayı seçmişti? Bunun öyküsü de büyük aşkın bir ifadesidir. Şöyle ki: İstanbul’daki Harbiye semti, adını önceleri burada olan, Mustafa Kemal Paşa’nın da öğrenim gördüğü, hatta bir süre hapis yattığı Kara Harp Okulu’nda almaktadır. Okulun bahçesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün nefis bir heykeli vardır. Latife Hanım, en çok o heykeli beğenmektedir. İşte Harbiye’de taşındığı apartman dairesi, bu heykeli gören müstesna bir mevkidedir. Latife Hanım, her gün Mustafa Kemal’ini görmek için bu daireye taşınmış, ölene kadar bir yardımcı ile burada yaşamıştır. Apartman ise yine Mustafa Kemal Paşa’ya atfen adları verilen Halaskargazi Caddesi’nin bittiği, Cumhuriyet Bulvarı’nın başladığı noktadadır.
O apartmanın önünden bin kere geçmiş, Latife Hanım’ı görmeyi hayal etmişimdir. Ancak ziyaretçi kabul etmezmiş, çok az ahbabıyla görüşürmüş… Zaten apartmanın asansörü de onun katına kadar çıkmazmış ve en üstteki onun katıyla alt kat arasında paravan varmış. Bu ayrıntıları Şişli Semt Kitapları bağlamında hazırladığımız “Harbiye” kitabının editörlüğünü yaparken öğrendim. Harbiye’deki bu apartman ve Latife Hanım’la ilgili olarak ileride yine yazacağım. Ancak son olarak şunu belirteyim; Moda’da yaşadığım yıllarda bizim apartmana çok yakın olan Uşaklıgil Apartmanı ve mensubu olduğum Cumhuriyet gazetesinin hissedarları arasındaki Uşaklıgil soyadından dolayı Latife Hanım sıklıkla aklıma gelirdi. Latife Hanım Köşkü’nü günün birinde gezeceğimi ise hiç aklıma getiremezdim. Kader bu olsa gerek; yaşam beni İzmir’e sürükleyince yolum oraya da düşmüş oldu.

Latife Hanım Köşkü Hakkında…
Anı Evi’nde eşyaların ve dekoratif unsurların dışında Mustafa Kemal Atatürk, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım’ın Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılan balmumundan heykelleri var. Bina bugünkü haline 2007’de başlayan restorasyonla gelmiştir. Binanın doğu cephesine ana bina ile bağlantılı ve bahçedeki kafeteryaya da hizmet edecek tek katlı yapı eklenmiştir. Bahçedeki ağaçlar budanarak korunmuş ve bakımları yapılmıştır.
Not: Bu yazıda Karşıyaka Belediyesi’nce yayınlanan ve Deniz Süer’in hazırladığı broşürden de yararlanılmıştır. Keza fotoğraflar da anılan broşürden alınmıştır.
× × ×
Not: 1) İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği kapsamında, imzalanan protokolle kent içi deniz ulaşımına 42 yolcu kapasiteli üç deniz dolmuşu kazandırıldı. İzmir Marina’da gerekli bakım ve kontrolleri ile bürokratik işlemleri yapılacak dolmuşlar, çalışmaların tamamlanmasının ardından körfez içi ulaşımda hizmet vermeye başlayacak. İZDENİZ’in ileteceğim deniz dolmuşlarıyla, yolcu yoğunluğunun düşük olması nedeniyle işletilemeyen hatların yeniden aktif hâle getirilmesi hedefleniyor. Ara saatlerde yolcu sayısının uygun olduğu hatlarda küçük kapasiteli ve hızlı deniz araçlarıyla hizmet sunulacak. Dolmuşların baykuş seferlernde de kullanılması hedefleniyor. Kapasite çeşitliliği sayesinde personel ve yakıt tasarrufu sağlanırken, çevreci küçük araçlarla karbon salınımı da azaltılmış olacak. Söz konusu dolmuşların iskelelere yanaşanilmesi için de gerekli çalışmalar sürdürülüyor.
Not:2) Son dönemde İç Körfez’de görülen ve Körfez’i adeta düşmanca kirleten mazot-yağ karışımı atıklara geçtiğimiz günlerde bir yenisi eklendi! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay, tepkisini şu paylaşımla ortaya koydu:
“Körfezimize göz göre göre büyük kötülükler yapılmaya devam ediliyor. Bugün yaptığımız günlük kontrollerimizde bir kez daha mazot ve yağ atıklarıyla körfezin kirletildiğini büyük bir üzüntüyle tespit ettik. Daha önce de defalarca söylediğimiz gibi, ilgili kurumların bir an önce caydırıcı cezalarla gerekli önlemleri alması gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyemiz ne yazık ki bu konuda yaptırım yetkisine sahip değildir.
Körfezin suyunun temizlenmesinin önündeki en önemli engellerden biri açıkça ortadadır. Bizler yetki ve imkanlarımız doğrultusunda körfezi temizlemeye çalışıyoruz ama bu tür kirletmeler sorumsuzca devam ediyor.
Biz bıkmadan, usanmadan bu probleme dikkat çekmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. İzmir halkını bilgilendirme sorumluluğumuz çerçevesinde bu paylaşımı yapıyoruz.”