Çarşamba, Şubat 18, 2026
spot_img

Avrupa’da her iki kişiden biri, Türkiye’de her beş kişiden biri otomobil sahibi

Avrupa’da otomobil sahipliği yaygınlığını korurken, Türkiye’de bu oran hâlâ görece düşük seviyelerde seyrediyor. Hazırlanan rapora göre ikinci el araçların Türkiye’de yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda değerini koruyan bir yatırım unsuru olarak konumlandığını ortaya koyuyor

Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’de araç sahipliğinin görece düşük seviyede kalması, özellikle ikinci el otomobil pazarında güçlü bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. VavaCars verilerine göre, 2024 yılında bin kişiye düşen otomobil sayısı Avrupa ortalamasında 564 iken, Türkiye’de bu rakam 190 olarak kaydedilmişti. 2025 verilerine göre ise Avrupa ortalaması 574’e, Türkiye ortalaması ise 203’e yükseldi. Türkiye’deki artış hızının Avrupa ortalamasından daha yüksek olması, pazarın büyüme potansiyelini destekler nitelikte. Bu veriler, Avrupa’da neredeyse her iki kişiden birinin otomobil sahibi olduğunu gösterirken, Türkiye’de yaklaşık her beş kişiye bir otomobil düştüğüne işaret ediyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 17,4 milyon seviyesinde bulunuyor. Bu sayı, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 20’sine ve yetişkin nüfusun yüzde 26’sına karşılık geliyor.


2025 verileri büyüme potansiyelini destekliyor

Makroekonomik sıkılaşma, finansmana erişimdeki zorluklar ve artan maliyetlere rağmen, Türkiye otomotiv pazarı 2025 yılında büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca 1,1 milyon adet sıfır, 7,5 milyon adet ikinci el araç satışı gerçekleşti. Sıfır ve ikinci el pazarındaki bu hareketlilik, Türkiye otomotiv pazarındaki talebin kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız olarak yapısal bir zemine oturduğunu gösteriyor.


“Türkiye otomotiv pazarı orta ve uzun vadede büyüme potansiyeline sahip”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, Türkiye’de ikinci el araçların, çip krizi gibi olağanüstü koşulların yarattığı hızlı değer artışı dönemini geride bıraktığını vurguladı. Pazar dinamiklerinin daha dengeli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşmasıyla birlikte ikinci el araçların, bugün günlük kullanım ile değer koruma beklentisini bir arada sunan güçlü bir konuma yerleşmeye başladığını söyleyen Gözelekli, “Avrupa’ya kıyasla düşük seviyelerde seyreden araç sahipliği ise Türkiye otomotiv pazarında orta ve uzun vadede önemli bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Özellikle ikinci el pazarının, bu potansiyelin hayata geçirilmesinde kilit bir rol üstlendiğini görüyoruz” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM