Perşembe, Mart 5, 2026

Orta Doğu’daki kriz gübre sektörünü nasıl etkileyecek? 

Krizden olumsuz yönde etkilenmemek için kısa vadede yapılacakları anlatan Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Uzunoğlu, birçok ülkeye uygulanan yüzde 6,5’luk gümrük vergisinin kaldırılarak Türk çiftçilerinin maliyetini düşürmek gerektiğinin altını çizdi. Uzunoğlu ayrıca navlun ve sigorta desteklerinin de verilebileceğini ifade etti

SEREN KARAŞAHİN 

İran’da patlak veren savaşın ardından kapatılan Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemilerin sayısı artıyor. Türkiye’nin azotlu gübrede en büyük tedarikçilerinden biri olan İran’daki bu kriz, ham maddeye erişimi zorlaştırırken Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Uzunoğlu, TİCARET Gazetesi’ne açıklamalarda bulundu. 

Orta Doğu’daki gerilim piyasaları etkilerken girdi maliyetlerinin artmasından ve küresel ticaretin olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ile uzun süredir gerilim hattında durmasını takiben geçen hafta sonu patlak veren savaşın ayak izleri sadece çatışmaya dahil olan ülkelerde değil bölgesel ve küresel ölçekte de yankılanıyor. Bölgesel gelişmelerin tarım sektörüne ve özellikle gübreye olumsuz etki edeceği iddia edilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan konuyla ilgili açıklama geldi. Yapılan açıklamada gübre stoklarının yeterli olduğu ve arz güvenliğinin tehdit altında olmadığı ifade edildi. 

Yine konuyla ilgili olarak bölgede meydana gelen gelişmelerin gübre sektörüne etkileri sebebiyle açıklama yapan Tarım Kredi Kooperatifleri, ortakları ve üreticilerinin ilkbahar sezonunda tarımsal faaliyetlerinde ihtiyaç duyacakları tüm tarımsal girdilere ilişkin hazırlıkların eksiksiz bir şekilde yapıldığını açıkladı. Tüm gübre çeşitlerine ilişkin üretim ve dağıtım faaliyetlerinin ve satışların devam ettiği bildirildi. Yapılan açıklamada 3 Mart itibarıyla 2026 yılı kooperatife ait gübre tedarik ve satış faaliyetlerinin geçmiş yıl seviyelerinin çok üzerinde seyrettiği ve tüm tedbirlerin alındığı ifade edildi. 


Türkiye kullandığı ürenin 3’te 1’ini üretiyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım Kredi Kooperatifleri’nin yaptığı açıklamalarda İran’da meydana gelen çatışmaların Türkiye’yi gübre üzerinden etkilemeyeceği vurgulandı ve tedbirlerin alındığı bildirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “stoklar yeterli” açıklaması kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, sektör paydaşlarının orta ve uzun vadeli planlamaları büyük önem taşıyor. Türkiye’nin 3 milyon ton üre tüketimi olduğunu belirten GÜİD Başkanı Gökhan Uzunoğlu, bunun yalnızca 1 milyon tonunun üretildiğini, 2 milyon ton ihracat yapıldığını dile getirdi. Ürenin ham maddesinin doğal gaz olmasıyla yine küresel piyasaların gübre fiyatlarında belirleyici olduğunu söyleyen Uzunoğlu, krizin yalnızca Türkiye’yi etkilemeyeceğini ve küresel bir yankısının olacağını dile getirdi. Ürede alternatif üretici ülkeler bulmak gerektiğini vurgulayan Uzunoğlu, krizden olumsuz yönde etkilenmemek için AB’nin uyguladığı gibi gübrede uygulanan yüzde 6,5’luk verginin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Uzunoğlu, aynı zamanda navlun ve sigorta destekleri verebileceğini söyledi. 


Azotlu gübrenin yarısı Hürmüz’den geçiyor

Hürmüz Boğazı’ndan yapılan azotlu gübre ticaretinin dünya azotlu gübre ticaretinin neredeyse yarısına denk geldiğini ifade eden Uzunoğlu, bölgedeki savaşla beraber küresel olarak fiyatların yükseleceğini söyledi. Uzunoğlu, “Azotlu gübre piyasasının dünyadaki ihracatına baktığımızda yüzde 45-50’si Hürmüz Boğazı’ndan yapılıyor. Bu durum da fiyatları kesinlikle yükseltir. Bununla beraber petrol ve doğal gaz fiyatları da, LNG de yükselir. Doğal gaz ürenin ham maddesi olarak kullanılıyor. Dolayısıyla fiyatların artacağı şüphesiz. Bununla beraber geçmiş dönemlerde de fiyatlar yükseldi. 70’li yıllarda petrolde yüzde 150 artış görüldü. 2011-2012 yıllarında İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidiyle 125 doları gördü. Şimdi de 100 doların üzerinde, boğazın birkaç ay kapalı kalması halinde 125-150 dolar tahminleri yapılıyor” ifadelerini kullandı. 


“Türkiye’nin kaynaklarını çeşitlendirmesi gerek” 

Türkiye’deki üreticilerin İran’da çıkması muhtemel bir savaşı uzun zamandır beklediği için diğer alternatif ülkelerin seçenekler arasında olduğunu belirten Uzunoğlu, Orta Asya’da yer alan Türk Cumhuriyetleri, Rusya ve Kuzey Afrika ülkelerine yönelinebileceğini dile getirdi. 

Ürün tedarik edilen ülkelerin dağılımının eşit olması gerektiğini vurgulayan Uzunoğlu, “Türkiye’nin kaynaklarını çeşitlendirmesi önemli. Tek bir yerden ürün almak yerine ürün tedarik edilen ülkelerin yaygınlaştırılması ve risklerin paylaştırılması gerekiyor. Akdeniz’de Mısır-Cezayir hattı, güvenli taşımacılık sebebiyle daha makul olabilir. Karadeniz’deki birtakım risklere karşın Akdeniz daha güvenli bir liman. Diğer bir üretici olan Rusya ve Hazar etrafındaki Türk Cumhuriyetlerinde de ürenin üretimi var ve lojistik olarak bize yakınlar. Türk Cumhuriyetleriyle demiryolu, Rusya ile deniz yolu üzerinden bu ürünler gelebilir ama Rusya’ya uygulanan ambargoyu görmezden gelmemek gerekir. Türkiye böyle bir ambargonun içerisinde değil ama savaşın gidişatında Rusya İran’ı desteklerse ve Rusya’ya bir yaptırım uygulanırsa biz Rusya’dan ürün alamayız” ifadelerini kullandı. 


“Akdeniz’de gemi yoğunluğu bize engel olabilir” 

Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının devamı halinde Akdeniz’e yönelen gemilerin burada bir yoğunluk oluşturma tehlikesine dikkati çeken Uzunoğlu, “Hürmüz’e girmek istemeyen gemiler ticaretlerini Akdeniz Bölgesi’nde yapmak isteyecekler. Orada da deniz trafiğinde bir çoğalma var. Doldurma ve boşaltma sürelerinin artması, o limanlardaki yoğunluğu da göze almak lazım. Bunlar önümüzde birer engel olabilir” dedi. 


“Gübrede gümrük vergisi kaldırılsın” 

Avrupa Komisyonu, birkaç önemli azotlu gübre ve bunların üretiminde kullanılan girdilerden amonyak ve üre ithalatına uygulanan vergileri bir yıl süreyle askıya almayı önerdi. Tarife askıya alma işlemi, Rusya ve Belarus hariç tüm ülkeler için, gümrüksüz tarife kotaları yoluyla uygulanacak. Bu gelişmenin tahmini 60 milyon euro değerinde ithalat vergisi tasarrufu sağlayarak AB’deki çiftçiler ve gübre endüstrisi için maliyetleri düşürerek AB’nin tarım ve gıda sektörünü güçlendireceği belirtiliyor. Aynı uygulamanın Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Uzunoğlu,  Avrupa’nın bu ürünlere gümrük vergisi uygulamamasının stratejik olduğunu belirtti. 

Kısa vadede hızlı sonuç almaya yönelik yapılabilecek bir düzenleme olarak gübrede uygulanan yüzde 6,5’luk verginin kaldırılması gerektiğine dikkati çeken Uzunoğlu, rekabete değinerek, “Asıl konu Avrupa Birliği’nin yüzde 6,5 olan gümrük vergisini geçen hafta itibarıyla sıfırlamış olması. Avrupa, geçmiş dönemlerde olduğu gibi üre üretimini durdurabilir ve durdukları zaman da dışardan almak ister. Alacakları yer Mısır ve Cezayir olabilir. Bu üreticiler de Türkiye ve gümrük vergisiz AB arasında AB’yi tercih edebilir” dedi.


Kısa vadede sigorta destekleri verilmesi talebi 

Krizden olumsuz yönde etkilenmemek için kısa vadede yapılacakları anlatan Uzunoğlu, “Birçok ülkeye yüzde 6,5’luk gümrük vergisi uyguluyoruz. Bizim de Avrupa gibi acilen bu vergiyi kaldırıp Türk çiftçisinin maliyetini hızlıca düşürmemiz gerek. Devlet navlun ve sigorta destekleri verebilir, gemilerin uyguladığı sigortayı karşılayabilir” ifadelerini kullandı. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM