Pazartesi, Mart 16, 2026

Tarihte kadından bugünün sorunlarına: Endometriozis

İzmir’in 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip arkeolojik alanlarından Yeşilova Höyüğü’nde düzenlenen söyleşide, kadın sağlığının önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen hastalıklarından biri olan endometriozis ele alındı. Medicana International İzmir Hastanesi ile Bornova Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte uzman hekimler ve Endolu Kadın Platformu temsilcileri, toplumda sıklıkla ‘normal adet sancısı’ olarak görülen şiddetli ağrıların aslında bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti. Kadınların deneyimlerini paylaştığı buluşma, söyleşi sonrasında gerçekleştirilen höyük gezisi ve ana tanrıça figürlerinden esinlenen kil atölyesiyle, geçmişten günümüze uzanan kadın hikayesiyle farkındalığı bir araya getirdi.

Yeşilova Höyüğü’nde, Medicana International İzmir Hastanesi ile Bornova Belediyesi iş birliğinde 1–31 Mart Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Medicana Sağlık Grubu’nun başlattığı “İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi” serisinin ilki, “Adet Sancısı Adetten Değil” başlığıyla hayata geçirildi. Rahim içini döşeyen dokunun rahim dışında da büyümesiyle ortaya çıkan endometriozis; şiddetli adet ağrısı, kronik pelvik ağrı ve kısırlık gibi sorunlara yol açabilen kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Tarihi yaklaşık 8 bin 500 yıl öncesine uzanan höyükte gerçekleşen söyleşide, kadınların görünmeyen ağrılarının konuşulması ve farkındalık oluşturulması amaçlandı.

Yaklaşık 8 bin 500 yıllık tarihe ışık tutan höyükte düzenlenen etkinlikte, Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimi ile Endolu Kadın Platformu temsilcileri bir araya gelerek endometriozis hakkında kadınlara bilgi vererek farkındalık oluşturmayı amaçladı. Kadın sağlığının önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen sorunlarından biri olan endometriozisin (çikolata kisti) hakkında Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday, detaylı bilgi vererek, katılımcıların sorularını yanıtladı.


Dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkiliyor

Endometriozis hastalığının tüm dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkilediğini aktaran Doç. Dr. Müjde Canday, “Mart ayında tüm dünyada endometriozise farkındalık yaratmak üzere çeşitli sosyal sorumluluk çalışmaları yapılıyor. Peki, neden bu hastalığa bu kadar dikkat çekilmeye çalışılıyor? Çünkü bu hastalık maalesef çok sık görülüyor olmasına rağmen yani 10 kadından 1’inde görülüyor olmasına rağmen gerçek bir tanı konulması için ortalama 8 ila 10 yıla ihtiyaç duyuluyor. Yani hastalık bir kanser değil ama kanser gibi davranıyor ve maalesef uzun yıllar sessiz kalabiliyor” açıklamalarını kaydetti. Katılımcılara şu ana kadar yaşadıkları en şiddetli adet sancısını hatırlamalarını isteyerek konuşmalarına devam eden Doç. Dr. Müjde Canday, “Bu şiddetteki bir ağrıyı yıllarca çektiğinizi ve her ay deneyimlediğinizi düşünün. Ağrınız var çok şiddetli, ızdırap içindesiniz ve yardım istiyorsun. Tüm bunların yanında en yakın çevreniz size ‘abartıyorsun, okula gitmek istemiyorsun, annen de böyleydi ama hiçbiri senin gibi mızmızlanmıyordu’ gibi tepkiler verdiğini düşünün. Şimdi 14-15 yaşlarında bir kız çocuğu bu ağrıları yaşarken ailesinden, yakın çevresinden yardım isterken; ağrısı küçümseniyor ve yeterince önem verilmiyor. Şımarıklıkla suçlanıyor, psikolojik olmasıyla suçlanıyor. Dolayısıyla bu genç kadınlar uzun bir süre tıbbi yardım almayı talep bile edemiyorlar. Bu nedenle o kadın bu ağrıyla yaşamaya mahkum ediliyor” diyerek hastalığa tanı konulmasındaki en büyük etkenin ne olduğunu aktardı. Endometriozis hastası kadınların tanı alma süreçlerinin uzaması nedeniyle kadının 6 ile 10 yıl kadar ağrıyla yaşamak zorunda kaldığını dile getiren Doç. Dr. Müjde Canday, “Adet döneminde çoğu kadın biraz ağrı çekebiliyor ancak bazı kadınlar endometriozis nedeniyle bu ağrıyı çok daha şiddetli yaşıyor. Bu nedenle ağrıyı konuşmak ve ağrıyla ilgili hastadan derin bir öykü almak gerekiyor. Çünkü bu kadınlar gerçek tanıyı alabilmek için neredeyse 6-7 hekim dolaşıyor. Tanıyı aldıklarında ortalama 6 ile 10 sene gecikmiş oluyorlar. Kadın da bu ağrıyla yaşamak zorunda kalmış oluyor” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Müjde Canday’ın sunumunun ardından; Endolu Kadın Platformu Kurucusu Aylin İleri ve Endolu Kadın Platformu Üyesi ve Sanatçı Ece Gauer deneyimledikleri endometriozis süreçleri hakkında önemli bilgiler verdi.


Kadınlar, Ana Tanrıça’nın izini sürdü

Söyleşinin ardından katılımcılar, yaklaşık 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Yeşilova Höyüğü’nü gezerek bölgenin tarihine ve kazılarda ortaya çıkarılan Ana Tanrıça figürleri hakkında bilgi aldı. Rehberler eşliğinde yapılan gezide, höyükte bulunan tanrıça idollerinin tarih öncesi toplumlarda doğurganlık, bereket ve yaşamın devamlılığı ile ilişkilendirildiği anlatıldı. Tarihi yolculuğun ardından kadınlar için höyükte düzenlenen kil atölyesinde, kazılarda ortaya çıkarılan tanrıça idollerinden esinlenerek kendi figürlerini yaptı. Katılımcılar bir yandan kadın sağlığı konusunda bilinçlenirken, diğer yandan tarih ve sanatla iç içe geçen atölye etkinliği sayesinde keyifli ve anlamlı bir deneyim yaşadı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM