​Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme için 5 altın öneri

Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Ceyda Nur Kınay, keyifli ve sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.  Ceyda Nur Kınay, sağlıklı bir bayram için 5 öneriyi şöyle sıraladı: “Tatlınızı paylaşın, porsiyon kontrolünü kolaylaştırın. Sebze ve salatayı sofranızdan eksik etmeyin. Bayram sonrası sıvı detokslar yerine sağlıklı beslenme düzeninize geri dönün. Çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını unutmayın, su tüketimini ihmal etmeyin. Fırın, ızgara ve haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin.”


“Kurban eti kesimden sonra 24 saat bekletilmeli”


Bayram sabahında güne kahvaltı ile başlamanın, gün boyunca daha dengeli beslenmeye yardımcı olduğunu belirten Ceyda Nur Kınay, “Özellikle yumurta, peynir gibi kaliteli protein kaynakları ile tam tahıllı ürünler tokluk süresini uzatarak aşırı yeme riskini azaltır. Kahvaltıda kırmızı et tüketimi ise sindirim sorunlarına neden olabilir. Bunun temel nedeni, kesimden hemen sonra ette meydana gelen ve “rigor mortis” olarak adlandırılan ölüm katılığı sürecidir. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen etler daha zor sindirilir ve hazımsızlık şikâyetlerine yol açabilir. Kurban etinin daha rahat sindirilebilmesi için kesimden sonra buzdolabında en az 24 saat bekletilmesi öneriliyor” dedi.


“Protein ihtiyacı kişiden kişiye değişiyor”


Kurban Bayramı boyunca hayvansal yağ ve protein tüketiminin belirgin şekilde arttığını ifade eden Kınay, “Günlük protein ihtiyacı kişiden kişiye değişmekle birlikte, kadınlarda günlük kırmızı et tüketiminin 100–120 gram, erkeklerde ise 150–180 gram ile sınırlandırılması uygun olacaktır. Öğünlerde bol salata, zeytinyağlı sebzeler ve taze meyvelere yer verilmesi, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlar ve kabızlık riskini azaltır” ifadelerinde bulundu.

Bayram ziyaretlerinde artan çay ve kahve tüketiminin, çoğu zaman su tüketiminin ihmal edilmesine neden olduğuna değinen Kınay, şunları söyledi: “Ayrıca yüksek tuz, şekerli gıdalar ve hamur işi tüketimi vücutta ödem oluşumunu artırabilir. Sağlıklı kan dolaşımı, sindirim sistemi ve bağırsak fonksiyonlarının korunması için günlük en az 2,5 litre su tüketilmesi öneriliyor.”


“Tatlılar yemekten en az 2 saat sonra tüketilmeli”


Bayram sofralarında sık yapılan hatalardan birinin, şerbetli tatlıların ana öğünün hemen ardından tüketilmesi olduğunu aktaran Kınay, “Kan şekeri dengesini korumak için tatlıların yemekten en az 2 saat sonra tüketilmesi ve yanında süt ya da yoğurt gibi bir süt ürünü tercih edilmesi daha uygun olacaktır. Sütlü tatlılar daha hafif bir seçenek sunarken, şerbetli tatlılar tüketilecekse porsiyon kontrolü yapılmalı ve birden fazla seçenek bulunuyorsa paylaşarak tadına bakılması tercih edilmeli” dedi.

Diyetisyen Ceyda Nur Kınay, “Günlük güvenli kafein alımı yaklaşık 400 miligramdır. Bir fincan çay ortalama 70 miligram, bir fincan Türk kahvesi 60-70 miligram, filtre kahve ise 200 miligramdan fazla kafein içerebilir. Aşırı kafein tüketimi susuzluk, çarpıntı, huzursuzluk ve uyku bozukluklarına neden olabilir” diye konuştu.


“Sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edin”


Etin hazırlanma ve pişirilme şeklinin hem kalori miktarını hem de besin değerini doğrudan etkilediğine vurgu yapan Kınay, “Kurban etinin görünür yağlarının temizlenmesi ve fırında, ızgarada veya haşlama yöntemiyle ilave yağ kullanılmadan pişirilmesi önerilir. Mangal yapılacaksa etin ateşten en az 15–20 santimetre uzakta pişirilmesi, kanserojen maddelerin oluşumunu azaltır. Kolesterol ve doymuş yağ açısından zengin olan sakatatların tüketimi de mümkün olduğunca sınırlandırılmalı” dedi.

Bayram boyunca artan kalori alımını dengelemenin en etkili yolunun, sağlıklı beslenme düzenine geri dönmek ve fiziksel aktiviteyi artırmak olduğunu dile getiren Kınay, “Çiğ ve pişmiş sebzelerin artırılması, beyaz et ve kurubaklagiller gibi daha düşük yağlı protein kaynaklarının tercih edilmesi ve antioksidan açısından zengin taze meyvelerin tüketilmesi, vücudun toparlanmasına yardımcı olur. Uzun süreli açlık diyetleri ve sıvı detokslar, kısa vadede tartıda değişiklik sağlasa da baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu ve yeme ataklarına neden olabilir. Kalıcı sonuç için dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları benimsenmeli” ifadelerinde bulundu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM