Biberiye ile İlgili Unuttuklarımız

Önce gecikerek de olsa, çocuğu olan erkek okuyucularımızın babalar gününü kutluyoruz. 21 Haziran günü ilkbahar sona erdi. Ne çabuk bir yıl elimizden kayıp gitti. Tekrar susuz mevsime adımımızı attık. Bu açıdan geçen hafta sözünü ettiğimiz biberiyeye çok önem veriyoruz. Kuraklığa son derece dayanıklı olduklarından bahçede süs bitkisi ya da çit oluşturmakta kullanabiliriz.

Doğal olarak biberiye, şimşir gibi, neredeyse heykel bile yapabileceğimiz bir bitki değildir. Daha önce konu etmiştik. Baharlı bir çok bitki gibi biberiye de yaşlı dalların kesilmesi durumunda yaprağını döken ağaçlarda olduğu gibi alttan daha canlı yeni dallar sürmez. Tam tersi o dal tamamen kurur. Biberiyeniz ister toprakta olsun, ister saksıda, kısa budamalarla yetinmeniz yerinde olacaktır.

Ufak bahçelerde, balkonlarda, bir de çok yağmurlu bölgelerde biberiyenizi saksılarda yetiştirebilirsiniz. Yalnız saksılarda toprağın geçirgenliği daha önem kazanıyor. Saksılarda fazla nem, biberiyeyi daha çok etkiliyor. Kesin olarak biberiye saksısının altına tabak koymayın. Bitkinin köklerinin kesinlikle suyun içinde beklememelidir. Saksı çapı, genç bir bitki için en az 30 cm olmalıdır. Saksının dibine çakıl, kırık saksı parçaları koyalım. Böylece suyun süzülüp atılması kolaylaşır. Diğer taraftan, pilastik saksılar yerine toprağın kurumasını kolaylaştıran sırsız, gözenekli, pişmiş toprak saksılar tercih edilmelidir.

Dikey büyüyen biberiyeler diğer bitkilerin en az 60 ya da 80 cm. yakınına dikilmelidir. Yalnız çit haline getirecekseniz, bu durumda 50 ya da 60 cm. sıklıkla dikimi gerçekleştirebilirsiniz.  Saksıda dikimlerde, bahçeye dikimlerdeki kurallar geçerlidir. Soğuk, nemli ve toprak geçirgenliği çok iyi olmayan bölgelerde, ilkbahar da; buna karşılık ılıman ve çok geçirgen topraklarda sonbaharda dikim yapılabilir. Bitkinin boynu dikim sırasında toprağa gömülmemelidir. İlk dikim yapıldığında bolca sulama yapılmalıdır. Daha sonra da yavaş yavaş sulama aralıkları uzatılmalıdır.

Biberiye iştahlı bir bitki olmadığından gübre ya da kompost atmanız da gerekli değildir. Büyüyen bitkinizine 3 yıldan önce saksı değişimi gereksizdir. Beraberinde de belki 1 avuç kompost atılması yeter de artar bile. Yukarıda bahsettiğimiz gibi budamalarda bitkinin simetrisini korumak önemlidir. Ayrıca yukarıda sözü geçtiği gibi, budadığınız dalın kurumamasının tek yolu budamaların canlı 4 ya da 5 yaprak üzerinden yapılmasıdır.

Lavanta bile bazen eski ve yapraksız bölgeden budandığında filizlenme gösterebiliyor, buna karşılık biberiyede bu imkansız gibi bir şeydir. Bu nedenle hafif budamalarla yetinmek en iyisi. Bitkiniz çok kellenmeye  ve asimetrik olmaya başladıysa, siz hiç yorulmadan ya yeni bir bitki alıp, dikin ya da hemen çelik yoluyla yeni bitkiler oluşturun.

Mutfak pencerenizde bir saksı biberiyeniz varsa, mutfak gereksinimleriniz için biberiyenizi bütün yıl boyunca uçlarından kesmeniz bitkinizi yormaz. Yoksa asıl budamaları, çiçeklenme sonrasında gerçekleştirmek en iyisidir. Arıların biberiyeleri sevdiğini unutmayarak çiçeklenme sürecinin sona ermesini beklemek faydalı olacaktır.

Gelelim biberiyenin mutfakta kullanımına. Biberiye ile yemek pişirirken bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Birincisi, yemek yaparken hafif bir raiya bırakacak şekilde az ölçekte kullanın. Yoksa her yer biberiye kokacağından asıl yemek kokusunu bir süre sonra alamayabilirsiniz. Ufak bir dal biberiye patates, kabak, domates, fasulye ile pişirildiğinde ya da fırınlanmış et üzerinde çok hoş bir tat oluşturuyor. Yapraklar çok sert olduğundan salatalarda pek kullanılması uygun değildir. Bir de biberiye çayı ayda 1 ya da 2 defa içildiği zaman hazımsızlığı düzeltiyor. Özellikle gebelerin, biberiye çayını ve özünü kullanmaması önerilir.

Biberiyeniz nemli bir bölgede sararıyorsa ya toprak geçirgen değil, ya da fazla su veriyorsunuz demektir. Baharın ilk günlerinde, dallar olduğu gibi kuruduysa bitkinin donmuş olabileceği unutulmamalıdır. Bitki çok yumuşak, yer yer kelleşmeler varsa, çiçeklenme az  ise bitki az güneş alıyor demektir. Saksıdaki bitkiniz kuruyorsa o zaman su gereksinimi olabileceği unutulmamalıdır.

Döndük dolaştık tekrar haftanın fotoğraflarına geldik. Geçen hafta Fadime hocamızın yaban gülü üzerine katmersiz gül dediğimiz için beğenmeyen okuyucularımız oldu. Bu hafta biz de katmersiz bir gül fotoğrafı (Rosa pendulina L.) ile perdeyi açıyoruz.

İkinci fotoğraf Süheyla Kılavuz’dan beyaz çiçekli Japon kızılcığı (Cornus kousa). Bu kızılcığın pembe renkli yenebilen yemişleri oluyor. Yemişlerinin yavan tatsız olduğunu hemen söyleyelim. Üçüncü sırada Fadime hocamızdan güzel bir “Gaura”(Gaura lindheimeri). Son fotoğraf ise Saadet Saral’ın ağaç minelerini (Lantana x strigocamara).gösteriyor. Beraberinde de orta yere bir kelebekcik konuvermiş.

Keyifli Bahçeler…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Oğuzhan Daver

Diğer Yazarlar