İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kestelli, ekonomi yönetiminin yeni denge programı tasarlayıp ona geçiş yapmayı düşünmesi gerektiğini ve yeni programın ana hikayesinin verimlilik, yüksek teknoloji ve dirençli rekabet gücü olması gerektiğini söyledi
SEREN KARAŞAHİN
İzmir Ticaret Borsası’nın (İTB) haziran ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer başkanlığında İzmir Ticaret Odası Yeni Hizmet Binası’nda gerçekleşti. Konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek koordinasyonunda sürdürülen rasyonel ekonomi programını değerlendiren Işınsu Kestelli, beklenen iyileşmenin gecikmesiyle maliyetlerin katlandığını dile getirdi.
Geçen üç yılın orta vadeli bir perspektife geldiğini söyleyen Kestelli, bu noktada Z raporunun gerekli olduğunu söyledi. Kestelli, “Türkiye, dezenflasyon programı ile geçen üç yılda ekonomide önemli kazanımlar elde etti. Öncelikle, maliyetli de olsa yeni bir seviyede makroekonomik istikrar ve küresel güvenilirlik kazanıldı ancak beklenen iyileşmenin, beklenen sürede elde edilememesi maliyeti büyüttü. Yüksek reel faiz ortamının getirdiği finansmana erişim zorluğu, yatırım durgunluğu, reel kur endeksindeki bozulma, kârsızlık, üretim ve rekabet gücünde zayıflama, geniş kesimlerin hissettiği hayat pahalılığı gibi ciddi sonuçlar, toplumun katlanmak zorunda olduğu maliyetleri de beraberinde getirdi” dedi.
Programın başarıya ulaşması için yapısal reform şart
Tarım sektörünün yüksek finansman maliyetleri, iklim krizinin etkileri ve sektördeki yapısal katılıklar nedeniyle programın en çok baskılanan alanlarından biri olmaktan kurtulamadığını ifade eden Kestelli, “Ekonomide büyümenin devam ettiği bu süreçte tarım sektöründe yıllık yüzde 8,8’i bulan tarihi küçülmeler yaşandı. Bu noktadan sonra programın başarıya ulaşması ve enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesi için sıkı para politikasının tavizsiz sürdürülmesi, kamuda güçlü mali disiplinin sağlanması ve yapısal reformların hızla hayata geçirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kestelli, ekonomi yönetiminin yeni bir denge programı tasarlayıp ona geçiş yapmayı düşünmesi gerektiğini ve yeni programın ana hikayesinin verimlilik, yüksek teknoloji ve dirençli rekabet gücü olması gerektiğini söyledi.

“Başarı ürünün hangi değerden satıldığıdır”
Tarımsal üretim açısından oldukça dikkat çekici bir dönemden geçildiğini ifade eden Kestelli, ‘var yılı’ olarak tanımlanan bir sezon yaşandığını dile getirdi. Kış ve ilkbahar aylarında gerçekleşen yağışların önceki yılların üzerinde olmasının pek çok üründe rekolte beklentilerini yükselttiğini belirten Kestelli, “Normal şartlarda bu tablo sevindiricidir; yüksek rekolte, güçlü üretim ve bereketli bir sezon her zaman memnuniyetle karşılanır ancak içinde bulunduğumuz ekonomik ve küresel koşullar bize artık çok net bir gerçeği gösteriyor. Başarıyı yalnızca ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğiniz ürünü hangi değerden satabildiğiniz ve hangi pazarlara ulaştırabildiğiniz belirliyor” ifadelerini kullandı.
Asıl meselenin üretim miktarından çok, üretimin ekonomik değere dönüşebilmesi olduğunun altını çizen Kestelli, alım gücünün zayıflamasının bazı ürün gruplarındaki talebi de baskıladığını söylerken, üreticinin doğrudan etkilendiğini vurguladı.
“İhracatı artırıp katma değer üretmeliyiz”
Artan üretim sebebiyle ihracatın daha kritik değere ulaştığını belirten Kestelli, “İhracatımızı artırarak katma değer üretmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde devredecek stoklar, artan maliyetler ve bir de kur baskısıyla rekabet gücümüz daha da zayıflama tehdidi ile karşı karşıya kalacak” dedi. Zorlanmanın ihracat miktarlarına yansıdığını belirten Kestelli, “Baktığımızda bir önceki seneye göre geriden gelme söz konusu. Kuru üzümde 13 bin ton, kuru incirde 7 bin ton, zeytinyağında ise 24 bin ton geriden geliyoruz. Bu nedenle, özellikle ‘var yılı’ olarak adlandırdığımız dönemlerde, iç talebin sınırlarını, tüketicinin alım gücünü ve ihracat imkânlarını iyi değerlendirmek zorundayız” diye konuştu.
Yeniden gündem olan Çeşme Projesi hakkında konuşan Kestelli, projeyi İzmir’in gelişimi ve uluslararası çıkışı için önemsediklerini dile getirdi.
