Ağustos ayı gelince, ister istemez bitki çoğaltma konusunu tekrar ele alma zamanı geldi demektir. Aslına bakarsanız, Haziran ve Temmuz aylarında yarı odunsu dallardan çelikler alınabildiği gibi, Ağustos ve Eylül aylarında ise taze odunsu çelikler alınabilir. Buna karşılık, kışın kuru odunsu bitki dallarını bol kumlu ortamda bekleterek köklenmesi sağlanabilir.

Bol kumlu ve topraklı bir saksıya saplanmış dalları bahçenizin kuzey taraflarında bir duvar dibinde geçirtebilirsiniz. Filbahri, fındık, incir, mürver, gül, havlu püskülü, ayrıca ahududu gibi ufak yemişli bitkiler bu yöntemle köklendirilerek çoğaltılabilir. Bu konuyu kışa bırakmak daha yerinde olacaktır.
Ağustos ayı gelince aklımıza hep rahmetli ilkokul hocamız Belkıs Özaltan’ın uygun bir kavanoza su doldurduktan sonra üzerine soğan koyarak köklendirdiğini hatırlıyoruz. Bu nedenle tekrar hatırlayalım: Nane, reyhan, domates, zakkum, fuşya, söğüt, altınçanak, deve tabanı, kauçuk çok kolaylıkla suda köklendirebiliriz. Bunların yanında Japon şemsiyesinin ayrı bir yeri var. Sapını kestikten sonra ters olarak suya daldırınca 3-4 hafta içinde taze köklerin büyüdüğünü göreceksiniz.

Küçüklere bitki aşkını aşılamanın bir yolu olabilir. Kökler çok uzamadan suda köklenen bitkileri toprağa almanız gerekir, tersi durumlarda toprak ile örtülürken çok uzamış köklerini kırabilirsiniz. Bütün çelik alma ya da daldırma gibi işlemlerde inen Ay günlerini beklemek uygundur. Tekrardan hatırlatalım 9 ile 21 Ağustos arasındaki zaman dilimi daldırma, çelik alma işlemleri için Ay takvimi takipçileri açısından en uygun zaman dilimidir. Bu süreyi kaçırmayalım.
Kuru çelikler için önce toprağından başlayalım. Yarısı toprak yarısı, kum, vermikülit, perlit ya da bunların karışımı olabilir. 10 bazen 15 cm’den bitki dallarını kestikten sonra hızlıca toz tarçına batırarak sözünü ettiğimiz toprak, kum, perlit karışımına 2/3’üne kadar batırın. Olanaklarınız el veriyorsa bolca suladıktan sonra nemi azaltmamak için üzerlerini naylon torba ya da örtü ile kapatın. Daha sonra rüzgarsız az güneş alan hatta gölge bir yere koyarak düzenli olarak sulayın. Çelikler düzenli sulanmasına rağmen suyun içinde kalmamalıdırlar. Çelikleri almadan 1 gün gece önce anaç bitkiyi bolca sulamak çeliklerin tutma olasılığını artırmaktadır.

Bu yöntemle lavanta, lavantin, ölmez otu, biberiye, nane, adaçayları gibi tüm baharlı bitkileri çoğaltabilirsiniz. Sadece baharlı bitkileri değil. Sardunya, yol hatmisi, süpürge çalısı (erika), şimşir, hanımeli, mor salkım, ortanca, yasemin, Arap yasemini, Meksika portakalı, kavak, iğde, sarı kantaron, filbahri, kartopu, leylak gibi bir yığın ağacımsı büyük çalılar da bu yöntemle rahatlıkla köklendirilirler. Bu liste daha çok uzun olabilir. Biraz bu işlere meraklıysanız bütün bitkileri bu mevsimde çelikle çoğaltmayı deneyebilirsiniz.
Kadın tuzluğu, katır tırnağı, cadı fındığı, çoban püskülü, ateş dikeni, yavşan otu yukarıda saydığımız kurallara uymanız halinde rahatlıkla çoğaltabilirsiniz. Çeliklerin uçları tekrardan yeni yapraklanmaya başlayınca tek tek topraklı saksılara alma vakti gelmiştir. Biz yeni tutan çelikleri Mart ayında saksılara alıyoruz. Özellikle ölmez otu çelikleri bizde fazla fire veriyor. Oysa ki ölmez otunda çelikle çoğaltmanın lavanta kadar kolay olduğu söylenir. Biz bu kadar yüksek firenin soğukta kalma nedeniyle ilgili olduğunu düşünüyoruz bu neden bu sene yöntemimizi değiştireceğiz.

Bu hafta ilk resmimizde “Sardunya” çeliklerini konu ediyoruz. Sardunya başlangıçta Güney Afrika’dan Dünyaya yayıldığında aslında neredeyse sukulent bir bitkiydi. Daha sonra yapılan hibritleme çalışmaları ile bayağı suya muhtaç hale gelmiştir. Bu nedenle çok geçirgen bir toprak kullanarak çelik alın. Bizim tavsiyemiz %20 toprak, %80 kum ya da perlit kullanmanız uygun olacaktır.
Daha sonra 3 ya da 4 yaprak bırakacak şekilde tüm yaprakları dipten kesin. Geride kalanları ise, en üstteki hariç diğerlerini de ortadan keserek terlemeyi önleyin. Çelik üzerindeki çiçekleri de dipten keserek atın. Hatta üzerlerinde çiçek olmayanları yeğleyin.
Sayfamızın destekçilerinden Thibault Mounsaveng gittiği Peru’dan bizi unutmamış. Önce içtiği bir kaktüs yemişi suyu, sonra Güney Amerika’ya özgü bir adaçayı, Saliva gesneriflora, en sonunda ise Cusco yakınlarında bir pazar yerindeki egzotik yemiş fotoğraflarını yollamış. Kendisine teşekkür ediyoruz.
Keyifli Bahçeler….

