Ticaret borsalarının ilk kadın başkanı Kestelli, İTB’ye veda etti

İlk kadın ticaret borsası başkanı olarak 17 yıldır İzmir Ticaret Borsası’nın (İTB) Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenen Işınsu Kestelli, görevi başında son meclis toplantısını gerçekleştirdi. Kestelli, “Dilerim bir gün bir kadının bir göreve ‘ilk kez’ gelmesini konuşmaya ihtiyaç duymayız” dedi  

SEREN KARAŞAHİN  

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 2009 yılında üstlenen ve Türkiye’de bir ticaret borsasının başkanlığına seçilen ilk kadın olarak adını duyuran Işınsu Kestelli, görevi başındaki son meclis toplantısını gerçekleştirdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu’nda da bulunan Kestelli, İTB eylül ayı olağan meclis toplantısındaki konuşmasında ilklerin kıymetli olduğunu fakat asıl önemli olanın sonrasında gelenler için bunun artık sıra dışı olmadığı bir zemin bırakabilmek olduğunu kaydetti.  

Kadınların iş yaşamında daha görünür olmasına emek verdiğini belirten Kestelli, “Kadınların iş hayatında ve özellikle karar mekanizmalarında daha güçlü biçimde yer almasına katkı sunabilmiş olmayı da çok değerli buluyorum. Dilerim bir gün bir kadının bir göreve “ilk kez” gelmesini konuşmaya ihtiyaç duymayız çünkü o gün, bugün açılan yolların artık herkes için doğal hale geldiğini biliyor olacağız” dedi.  


“Bir liderin bırakabileceği en büyük miras birbirine bağlı bir aile olmak”

Kestelli, başkanlığının sona ermesine rağmen kuruma olan bağlılığının devam edeceğini kaydetti. Her vedanın hüzünlü olduğunu aktaran Kestelli, “Benim hüznüm, görevimi tamamlamış olmanın verdiği, derin huzurla harmanlanıyor. Geriye dönüp baktığımda; güçlü bir kurum ve içinde başı dik, adımları sağlam, yarınlara umutla bakan ve en önemlisi birbirine sevgiyle saygıyla bağlı bir aile görüyorum. Bu, bir liderin bırakabileceği en büyük mirastır” diye konuştu.


Ücret eşitsizlik giderildiğinde küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlanabilir

“Sıfatlar geçicidir, baki kalan kurduğumuz bu sarsılmaz bağlardır” diye Kestelli, yeni yönetimde yer alacakların çıtayı daha yükseklere çıkaracağına inandığını ifade etti. Kadınların karar verici olduğu bir dünyada tarımın, ekonominin ve sürdürülebilirliğin geleceği nasıl şekillenebileceğini anlatan Kestelli, “FAO’nun 2023 yılında yayımladığı ‘Tarım-Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu’ raporuna göre dünya genelinde çalışan kadınların yüzde 36’sı tarım-gıda sistemlerinde yer alıyor. Buna rağmen kadınlar finansmana, teknolojiye ve eğitime erişimde hâlâ önemli eşitsizliklerle karşılaşıyor. FAO’ya göre aynı büyüklükteki tarım işletmelerinde, kadın ve erkekler arasında yüzde 24’lük bir arazi verimliliği farkı bulunuyor. Bu farkın ve tarımsal istihdamdaki ücret eşitsizliğinin giderilmesi halinde küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlanabileceği ve gıda güvencesizliği yaşayan insan sayısının 45 milyon azalabileceği hesaplanıyor” dedi.  

Kestelli, 2024 yılında Journal of Corporate Finance dergisinde yayımlanan ve 50 ülkeden yaklaşık 10 bin şirketi kapsayan bir araştırmada ise yönetim kurullarında kadın temsilinin artması ile şirketlerin karbon emisyonlarının azalması arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu gösterdiğini kaydetti.  


“Karar masasının kimlerden oluştuğu önemli”

Kestelli, şu ifadeleri kullandı: “Yönetim kuruluna eklenen bir kadın yöneticinin, şirketlerin doğrudan karbon emisyonlarında ortalama yüzde 4,02, dolaylı emisyonlarında ise yüzde 2,61 azalmayla ilişkili olduğu hesaplanıyor. Karar masasının kimlerden oluştuğu önemlidir. Farklı deneyimlerin ve bakış açılarının karar süreçlerine dahil olması, kurumların yalnızca bugünkü performansını değil, geleceğe nasıl hazırlandıklarını da etkiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda iyi yönetim ve güçlü kurumsallık meselesidir.” 


Tarımda ikinci çeyrekte %13,3 büyüme

Konuşmasında küresel ekonomiye de değinen Kestelli, 2025 yılındaki daralmanın ardından tarım sektöründe bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 13,3 gibi yüksek bir büyüme oranıyla ekonominin en hızlı gelişen kolu olduğunu hatırlattı. Kestelli, bitkisel üretimin 140 milyon tonu aşarak Cumhuriyet tarihi rekorunu kırmasının beklendiğini ifade etti.  

Türkiye’nin tarımsal üretim açısından bu yıl olumlu bir sezon yaşadığını belirten Kestelli, “Zamanında gelen kış ve ilkbahar yağışları sayesinde, FAO verilerine göre tahıl üretimimizin 41,6 milyon tona ulaşması ve beş yıllık ortalamanın yaklaşık yüzde 12 üzerine çıkması bekleniyor. Buğday ve arpanın yanı sıra bölgemizin gözbebeği olan üzüm, incir, zeytin ve zeytinyağında da geçen yıla kıyasla çok daha yüksek bir üretim tablosuyla karşı karşıyayız” dedi.  


El Nino Fransa’da mısır ve üzüm üretimini vuracak

Mevcut değerlendirmelere göre 2026’nın sonbahar ve kış döneminde güçlü bir El Nino ihtimali yaşanabileceğini ifade eden Kestelli, üreticinin alışık olduğu dengenin bütünüyle bozulduğunu vurgulayarak, “Fransa’da bu yaz yaşanan yüksek sıcaklıklar ve kuraklığın özellikle mısır ve üzüm üretiminde ciddi kayıplara yol açması bekleniyor. Yani aynı iklim sistemi içerisinde bir bölgede üretim koşulları iyileşirken, başka bir bölgede ciddi kayıplar yaşanabiliyor” diye konuştu.  

Türkiye’nin 9–20 Kasım’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 31. Taraflar Konferansı’na, (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Kestelli, tarım sektörünün beklentisinin; tarımın yalnızca iklim değişikliğinden etkilenen bir sektör olarak değil, çözümün de önemli bir parçası olarak ele alınması olduğunu dile getirdi.  

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM