
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) İzmir AB Bilgi Merkezi ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğinde düzenlenen 4. Avrupa Sinema Günleri, Avrupa’nın farklı ülkelerinden filmleri İzmirli sinemaseverlerle buluşturdu. 30 Eylül–4 Ekim tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, 22 ülkeden 16 film ücretsiz olarak gösterilecek
SEDA GÖK
Avrupa Sinema Günleri’nin açılış resepsiyonu Estonya Büyükelçiliği’nin katılımıyla İzmir Fransız Kültür Merkezi bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD’ın 1996 yılından bu yana İzmir AB Bilgi Merkezi’ne ev sahipliği yaptığını belirterek, Türkiye’deki 18 bilgi merkezi arasında bu görevi üstlenen gönüllü tek sivil toplum kuruluşu olduklarını söyledi.
Avrupa Birliği’ni ekonomik ve ticari ilişkilerin ötesinde ortak değerler temelinde ele aldıklarını vurgulayan Zorlu, şöyle devam etti: “Dünyamız savaşlar, jeopolitik gerilimler ve giderek derinleşen kutuplaşmalarla sınanıyor. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, barış ve dayanışma fikri etrafında şekillenen Avrupa Birliği’nin dayandığı değerler son derece kıymetli. Farklı tarihleri, dilleri ve kültürleri olan toplumların ortak değerler etrafında buluşabilmesinin yolu birbirimizi tanımaktan, anlamaktan ve karşılıklı saygı duymaktan geçiyor. Kültür ve sanat da toplumlar arasında köprüler kurulmasında önemli bir role sahip. Avrupa Sinema Günleri’nin ‘Farklı hikâyeler, ortak duygular’ mottosu da tam olarak bunu anlatıyor. İzmir’in tarih boyunca farklı kültürlerin buluştuğu, dünyaya açık bir kent olması bu etkinliğe ayrı bir anlam katıyor. ESİAD olarak İzmir AB Bilgi Merkezi çatısı altında Avrupa ile kentimiz arasındaki kültürel ve toplumsal bağları güçlendiren çalışmaları sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.”
Treier: Sinema sınırları aşıyor
Estonya’nın Türkiye Büyükelçi Yardımcısı Tiia Treier de sinemanın farklı toplumları birbirine yakınlaştıran evrensel gücüne dikkat çekti. Avrupa Sinema Günleri’nin farklı sesleri ve hikâyeleri bir araya getirdiğini belirten Treier, “Sinemanın kendine has, eşsiz bir gücü var. Sınırları aşıyor, bizi diğer kültürlere yakınlaştırıyor ve empati kurabileceğimiz ortak bir alan yaratıyor” diye konuştu. Estonya’nın festivale Helen Takkin’in “Hayat ve Aşk” filmiyle katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Treier, filmin Estonya’nın en tanınmış yazarlarından A. H. Tammsaare’nin klasik eserinden uyarlandığını söyledi. Treier, yapımın Estonya tarihinin çalkantılı bir dönemini anlatırken aynı zamanda hızla değişen bir dünyada aşk ve anlam arayışı üzerine evrensel bir hikâye sunduğunu ifade etti.

Pierret: Bu festivale ev sahipliği yapmaktan mutluyuz
İzmir Fransız Kültür Merkezi Müdürü Stanislas Pierret ise Avrupa Sinema Günleri’ne ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, festivalin Avrupa’nın farklı ülkelerinden filmleri İzmirli izleyicilerle buluşturduğunu söyledi. Pierret, etkinliğin dört yıldır İzmir’de gerçekleştirilmesine katkı sunan ESİAD’a ve organizasyonu düzenleyen Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’na teşekkür etti. Resepsiyona Almanya’nın İzmir Başkonsolosu Dr. Kathrin Misera-Lang ve eşi ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve sanatsever katıldı. Resepsiyonun ardından Estonyalı yönetmen Helen Takkin’in “Hayat ve Aşk / Life & Love” filmi gösterildi.
22 ülkeden 16 film
Avrupa Sinema Günleri kapsamında Yunanistan’dan Fransa’ya, Estonya’dan İsveç’e, İtalya’dan Litvanya’ya Avrupa’nın farklı ülkelerinden yapımlar İzmirli izleyicilerle buluştu.
Programda Yunanistan’dan “Atina Gece Radyosu”; Fransa ve Lüksemburg ortak yapımı “Bahçedeki Tekne”; Danimarka, Birleşik Krallık, Almanya, Çek Cumhuriyeti ve ABD ortak yapımı “Bay Hiç Kimse Putin’e Karşı”; Portekiz, Fransa, Lüksemburg ve Yeşil Burun Adaları ortak yapımı “Benim Sesim”; Polonya’dan “Denge Kaybı”; İrlanda ve Birleşik Krallık ortak yapımı “Dört Anne”; Letonya, Belçika ve Fransa ortak yapımı “Flow: Bir Kedinin Yolculuğu”; İtalya ve İsviçre ortak yapımı “Gloria!”; Estonya’dan “Hayat ve Aşk”; İsveç’ten “Hoş İnsanlar”; Hollanda’dan “Kaçırıldık!”; Belçika ve Fransa ortak yapımı “Kaybetmeye Mahkum”; Litvanya’dan “Leziz”; Lüksemburg ve Belçika ortak yapımı “Nefes Nefese”; İspanya’dan “Son Işıltılar” ile Avusturya ve Almanya ortak yapımı “Tavus Kuşu” filmleri yer aldı. Komedi, dram, belgesel ve animasyon türlerindeki 16 filmlik seçki; aile ve insan ilişkilerinden kimlik ve değişime, müzik ve yaratıcılıktan toplumsal meselelere uzanan farklı hikâyeleri beyazperdeye taşıdı.
