Mora Notları…

Yunanistan’ın güneyinde yer alan Mora Yarımadası haritada dikkat çeken bir yapıdadır. Üzüm salkımına, asma yaprağına, el ayasına benzetilen Mora’nı hareketli tarihi vardır. Osmanlı’nın iki kez kendisine bağladığı, bir kez Venediklilere verdiği bu ada 1829’da kalıcı olarak Yunan Krallığı ile bağımsızlığını kazanmıştır.

Denizcilik kültürü güçlü olan Yunan halkı Ege Denizinden İyonya denizi arasında 400 kilometrelik denizyolunu geçiyordu. MÖ 7. yüzyılda Korintli Periander bir kanal fikrini ortaya atmış, MS 67 yılında Roma İmparatoru Nero ilk kazmayı kendisi vurarak çalışmayı başlatmış, ölünce de proje yarım kalmış. 1869’da Süveys kanalı açılınca Akdeniz’de deniz yolculuğunda hareketlilik sağlandığı için Korint kanalı gündeme gelmiş, 1881’de inşaata yeniden başkanmış resmen 25 Temmuz 1893’te açılmıştır.

Kanal 6,3 kilometre boyundadır. Sert kayalık zeminde genişliği deniz seviyesinde 21 metre yukarıda 24 metre, 8 metre su derinliğine kadar 84 metre kayalar dimdik kesilmiştir. Bugün büyük gemiler geçemese de yılda 11 bin tekne kanalı kullanmaktadır, turistlerin de ilgisini çekmektedir.

Mora Yarımadası veya Peloponez dediğimiz Peloponnesos bölgesinde kentler otoyol ve kaliteli yollarla birbirine bağlanmış. Sahil şeridi koyların güzelliğini göz önümüze seriyor, yamaçlardaki bitki örtüsü, özellikle zeytin ağaçları insanın içini rahatlatıyor, ferahlatıyor. Yolların kenarında aracın penceresinden atılmış, kamyonetin arkasından savrulmuş bir naylon poşet, bir pet şişe, bir alüminyum içecek kutusu bile göremedik. Her yer tertemiz, inşaat artığı yok Göze batan garip konut inşaatı da yok. Tam anlamıyla çevreyi korumaktalar ve çevre tertemiz ve yemyeşil.

Korint kanalından geçip Monemvasia, Nafplion yerleşim bölgelerinde tarihi yapıları gezerken etkilendiğimizi ifade etmeliyim.

Dört günlük gezi bilinçaltımdaki baskıları hafifletti dersem yanlış olmaz. Köşe yazarı olarak her gün televizyon ve internet haberlerini takip ederken, anında partiler ve parti içi kavgalar, kadın vahşeti, ölümlü trafik kazaları, soygunlar filan geriliyorsunuz. Akşam da haberler aynen böyle, diziler de böyle.

Hatırlatmaya gerek var mı bilemem, ama Yunanistan da et ve balık ürünleri, genelde lokantalarda fiyatlar bizimkilerden ucuz. Ege adalarında da öyleydi.

Mora yarımadasından dingin döndük. Akşam haberler, söyleşiler hiç değişmemiş.

Hatta Galatasaray Fenerbahçe maçındaki sertliklere, kavgalara daha tanık olamamıştım. Ne de olsa memleket bizim memleketimiz. Barış içinde mutlu yaşanmanın mümkün olduğunu olabildiğince vurgulamaya çalışacağız.

İskender Odabaşoğlu

Diğer Yazarlar