Enerjide arz güvenliği, üretimle güçlenecek

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde Türkiye’nin enerji arz güvenliğinden yerli üretim hedeflerine, uluslararası enerji diplomasisinden nükleer yatırımlara kadar sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin ve enerji altyapılarını hedef alan çatışmaların küresel arz güvenliğini tehdit ettiğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesinin bu süreçte önemli avantaj sağladığını vurguladı.

Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlılığını azaltmak için yerli kaynaklara yöneldiğini, aynı zamanda güçlü bir doğal gaz altyapısı oluşturduğunu belirten Bayraktar, 2016’dan sonra gazlaştırma kapasitesinin 5 katına çıktığını söyledi. Boru hatlarına ek olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikinin artırılmasının olası kesintilere karşı güvence sağladığını ifade eden Bayraktar, “Attığımız çeşitlendirme adımlarıyla Türkiye, şubat döneminden itibaren yaşanan büyük krize rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı” dedi.


Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak üretim hamlesi

Türkiye’nin enerji stratejisinde yerli üretimin artırılması öncelikli yer tutarken, Türkiye Petrolleri’nin üretim kapasitesinin büyütülmesi de hedefler arasında bulunuyor. Bugün günlük 300 bin varil petrol ve doğal gaz üretimi gerçekleştiren şirketin üretiminin 2028’de 550-600 bin varil seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, uzun vadeli hedefin günlük 1 milyon varil üretime ulaşmak olduğunu açıkladı.

Bu hedef doğrultusunda yeni sahaların devreye alınması, farklı ülkelerde faaliyetlerin genişletilmesi, şirket satın almaları ve uluslararası ortaklıkların gündemde olduğunu kaydeden Bayraktar, Türkiye’nin yalnızca ülke içindeki değil, yurt dışındaki üretimini de artırmak istediğini ifade etti.

Yurt dışındaki arama ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Bayraktar, Türkiye’nin kendi gemileriyle petrol ve doğal gaz arayan bir ülke konumuna geldiğini vurguladı. Lübnan’ın deniz sahalarına ilgi duyduklarını, Suriye açıklarında çalışmalar yürütüldüğünü ve Somali’de fiili arama faaliyetlerinin devam ettiğini belirten Bayraktar, Libya’daki çalışmaların sürdüğünü, Oruç Reis sismik araştırma gemisinin de Pakistan’daki sahalarda görev yapmak üzere yola çıkacağını söyledi.

Gabar’daki petrol üretiminin 85 bin varil seviyesine ulaştığını bildiren Bayraktar, 2027 yılında günlük üretimi 100 bin varilin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti. Artan enerji ihtiyacının yeni üretim alanlarını ve farklı çözümleri zorunlu kıldığını belirten Bayraktar, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.


Türkiye enerji ticaretinde merkez olmaya hazırlanıyor

Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma hedefinin güçlü bir iç piyasa, rekabetçi fiyat oluşumu ve gelişmiş altyapı gerektirdiğini belirten Bayraktar, doğal gazda gazın gazla rekabet edebileceği bir piyasa yapısının önemine dikkat çekti. BOTAŞ’ın bu yıl itibarıyla 13 farklı ülkeden doğal gaz tedarik eden bir şirket haline geldiğini söyleyen Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz ihracatı gerçekleştiren bir ülke konumuna da ulaştığını belirtti.

Gürcistan, Irak ve Suriye ile elektrik ticaretinin sürdüğünü kaydeden Bayraktar, Türkiye’nin güçlü altyapısı, güvenilirliği ve istikrarlı yapısıyla bölgesel enerji ticaretinde önemli bir alternatif oluşturabileceğini dile getirdi. Avrupa Birliği’nin Rus gazına yönelik planlanan kısıtlamalarına da işaret eden Bayraktar, Rus gazının boru hatlarıyla alımının 30 Ekim 2027’den, Rus LNG’si alımının ise 1 Ocak 2027’den itibaren sona ermesine yönelik takvimi hatırlattı. Türkiye’nin yaptığı yatırımlarla enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini vurguladı.

Enerji diplomasisinin de bu hedefin önemli bir parçası olduğunu belirten Bayraktar, Suudi Arabistan ve Moskova ziyaretlerinde enerji alanında iş birliğinin artırılması ve arz güvenliğine yönelik çözüm seçeneklerinin ele alındığını söyledi. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde enerji diplomasisini daha aktif kullanmaya devam edeceğini ifade etti.


Akkuyu’da hedef 2027, yeni santraller gündemde

Türkiye’nin enerji arz kaynaklarını çeşitlendirme stratejisinde nükleer enerji yatırımları da önemli yer tutuyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde yoğun bir test sürecinin devam ettiğini belirten Bayraktar, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde nükleer yakıtın yüklenmesini ve santralin fiziksel olarak devreye alınma sürecinin başlatılmasını hedeflediklerini açıkladı. Bayraktar, 2027’den itibaren Akkuyu’da üretilen elektriğin sisteme verilmesini öngördüklerini söyledi.

Yeni nükleer santral projeleri için Kanada, Güney Kore, Çin ve Rusya ile görüşmelerin sürdüğünü belirten Bayraktar, Türkiye’nin ihtiyaçlarına en uygun teknoloji ve proje modelini belirleyerek yeni yatırımları hayata geçirmek istediklerini kaydetti. Bu yatırımların enerji arz güvenliğine ve elektrik üretim kapasitesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Bayraktar, 5 Kasım’da Dolmabahçe’de açıklanacağını bildirdiği Milli Enerji 2040 planının da Türkiye’nin uzun vadeli enerji yol haritasını ortaya koyacağını ifade etti. 2053 karbon nötr ekonomi hedefi doğrultusunda önümüzdeki 13 yılın belirleyici olacağını vurgulayan Bayraktar, elektriğin ekonominin farklı alanlarında daha yoğun kullanılacağı bir döneme girildiğini söyledi. Planın, elektrikleşme üzerinden enerji bağımsızlığına nasıl ulaşılacağını kapsamlı biçimde ortaya koyacağını belirtti.


Enerji destekleri ve yerli kömür politikası sürecek

Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların vatandaşlara etkisini sınırlandırmak amacıyla destek programlarının sürdürüldüğünü belirten Bayraktar, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan toplam desteğin yaklaşık 74,9 milyar dolar olduğunu açıkladı. Yeni bütçede de 600 milyar Türk Lirası’nın üzerinde enerji desteği öngörüldüğünü kaydeden Bayraktar, hane halkına elektrik ve doğal gaz desteğinin devam edeceğini söyledi.

Şubat ayında başlayan krizle birlikte akaryakıtta devreye alınan Eşel Mobil sistemi kapsamında Hazinenin yaklaşık 250 milyar Türk Lirası tutarında vergiden vazgeçtiğini belirten Bayraktar, uygulanan desteklerle vatandaşların enerji maliyetlerinden mümkün olduğunca korunmasının amaçlandığını ifade etti.

Yerli kömür santrallerine yönelik desteklerin de süreceğini bildiren Bayraktar, 2029’a kadar uygulamaya konulan alım garantisi programının bu alandaki önemli adımlardan biri olduğunu söyledi. Doğal gaz santrallerinin enerji sisteminde tutulmasının da arz güvenliği açısından önem taşıdığını belirten Bayraktar, bu santrallerin faaliyetlerini sürdürebilmelerine yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını kaydetti.


COP31’de elektrifikasyon hedefi gündemde

Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 kapsamında iklim politikalarında somut adımların öne çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, elektrifikasyon alanındaki yaklaşımın uluslararası gündeme taşınacağını söyledi. Türkiye’nin 2035 yılı için yüzde 35 elektrifikasyon hedefini dünyaya önerdiğini belirten Bayraktar, mutabakat sağlanması halinde bu hedefin COP31’in önemli çıktılarından biri olabileceğini ifade etti.

Bayraktar, iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca hedef açıklamanın yeterli olmadığını, uygulamaya dönük politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde uluslararası ölçekte somut sonuçlar elde edilmesine katkı sunmayı amaçladığını kaydetti.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM