Perşembe, Temmuz 18, 2024

Şişişirilmiş ve Tamamen Gerici Eğitim ve Öğretim Yaparak, Diploma Mı Dağıtıyoruz?

“Alınteriyle kazanılıcak başarıların peşine düşmeli.”

İsmail Hakkı Tonguç


Sağlığın ayrılmaz parçası olan eğitimi soyutlayarak çözümler üretmenin doğru olmadığını düşünenlerdenim. Sağlık ve Eğitim bir bütündür. Ayrılamaz…

Eğitimin niteliğini laik, çağdaş ve bilimsel normlar ışığında artırmamız gerektiği halde, tamamen yoz, geri ve özünde dinsel ağırlıklı bir eğitime, hepimizin gözü önünde, ses çıkaramadan gidiyoruz. Üzülerek söyleyelim ki; bu gerçeği hepimiz “Du Bakali Ne Olacak “ diyerek seyrediyoruz…

Çocuklarımıza sorgulamayı, araştırmayı, soru sormayı öğreteceksek; bu doğrultuda öncelikle öğretmenin, kendi yöntem ve uygulamalarını sorgulaması gerektiğini vurgulayalım…

Karşılaşabileceği sorular üzerinde önceden düşünüp hazırlıklı olması gerekir…

Daha yakın bir zaman da anımsarsanız; Bir eğitim kurumu temsilcisi, “Biz Okumamış ve Cahil Kesimin Ferasetine güveniyoruz. Onlar Ülkeyi Ayakta Tutanlardır” demişti de, bizler de sanki bu sözleri beklemiyoruz gibi şaşırmıştık…

Aslında niyetlerini açıkça dile getirmişti…

Türkiye İstatistik Kurumu, geçenlerde Türkiye’nin 2023 yılındaki eğitim tablosuna ilişkin verileri paylaştı…

Bu saygın kurumumuzun ne hale getirildiğini, güvenirliğinin ne durumda olduğunu sizler benden daha iyi biliyorsunuz…

TÜİK’in yayınladığı rapora göre, 25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında %9,8 iken, 2023 yılında bu oran %24,6 olduğunu rapor etmiş…

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2023 yılında en yüksek olduğu il 10,7 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir takip etmiş…

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2014 ile 2023 yılları arasındaki son on yıllık değişim oranına göre yüksek artış gösterdiği ilk beş il; %54,1 ile Şırnak, %46,2 ile Hakkari, %40,8 ile Muş, %40,5 ile Bingöl ve Siirt oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise %14,6 ile Ankara, %16,2 ile Eskişehir, %16,3 ile Tekirdağ, %17,0 ile İzmir ve %17,1 ile Yalova olarak hesaplandığını öğreniyoruz…

2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı %91,8 iken, 2023 yılında bu oran %97,6 olarak hesaplanmış…

2008-2023 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı %86,9’dan %96,0’a, erkeklerde ise bu oran %96,7’den %99,2’ye yükselmiş…

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin %84,6’sının yükseköğretim, %12,5’inin ortaöğretim ve %2,9’unun ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edilmiş…

İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan bireylerin %80,2’sinin yükseköğretim, %16,0’ının ortaöğretim ve %3,8’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı hesaplanmış…

Sonuç olarak elbette TÜİK sayısal verileri bize niceliksel olarak iletmiş. Acaba niceliksel değişimin yanında niteliksel değişim olmuş mu?..

Her niceliksel değişim niteliksel değişime yol açmaz mı?..

Bunu TÜİK ‘in açıklamasını, bize sağlıklı niteliksel değişim verilerini ulaştırmasını, bu koşullarda ve tamamen politize edilmiş haliyle bekleyebilir miyiz?..

Niteliksel değişimi ancak el yordamı ve gözlem yaparak, yani çevremizi dikkatli inceleyerek anlayabiliriz…

Nice okul mezunu diploma sahipli gençlerimizin ne hallerde olduğunu daha iyi görürüz…

Emekçilere, kadınlara, sağlıkçılara ve eğitimcilere uygulanan şiddetin giderek boyutunu arttırdığını, suçluların salıverilme oranlarının buna paralel arttığını görmemiz bile, sorunun yanıtını vermemizi kolaylaştırır…

Büyün bu olumsuzluklara rağmen ülkemizde güzel şeylerde olmaktadır. Buna iyi bir örnek yörem olan Adıyaman ili Besni ilçesinde; her yıl Eylül ayı sonu, Ekim ayı başlarında “Eğitim Bayramı’nın yapılmasıdır…

Her ne kadar eski özelliğini siyasi iklimden dolayı yitirse de; Besni Eğitim Bayramı Dünyanın ve Türkiye’nin ilk ve tek eğitim bayramı olma özelliğini taşıdığını unutmayalım…

Ben söyleyeyim, siz ağlamayın…

Gelin keyfinizi bozmadan, yöremden güzel bir halay türküsünün bir bölümü ile yazımızı sonlandıralım…

Eşarbını yan bağlama
Ben söyleyim sen ağlama
Ağaçlarda dal olaydım
Petek petek bal olaydım
Bana göre yar mı yoktu
İstedim ki sen olaydın


Sevgilerimle…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Dr. Mustafa Torun

Diğer Yazarlar