Bahçeye geçmeden bir Ay takvimine göz atalım. 1 ile 11 Mart 2026 günleri inen Ay; 12 ile 24 Mart çıkan ay; 25 ile 31 ise tekrar inen Ay günlerine uyuyor. Daha önceki yazılarda belirttiğimiz gibi, budama, ekim, dikim işlerimizi yukarıdaki tarihlere uyarak kurgulayabiliriz. Ay takvimi takipçileri, Mart ayında 5 gün çalışmıyorlar. 3, 17 ve 30 Mart günleri Ay düğümü; 10 Mart yeröte, 22 Mart tarihi ise yerberi günleridir. Romantik bahçe severler için de 3 Mart tarihinin dolunaya uyduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Geçen hafta, bahçedeki kokulu kış çiçeklerinden bahsetmiştik. Doğal olarak eksik olduğuna dair bir yığın itiraz aldık. Yorulmadan bize gerek e-posta ile, gerek WhatsApp’dan yazan herkese teşekkür ediyoruz.
Hemen gelen yazıları özetleyelim. Örneğin Trakya coğrafyasında kireçli ormanlarda karların ortasında çıkıveren kış kurtbağrı (Aconites) adındaki soğanlı bitki, hafif kokusu ile bu aralarda gönülleri fethediyor.
Bitki kaynaklı ilaçlar nedeniyle gündelik hayatımızda çok sözü edilen, hafif kokulu çuha çiçeğini unutmayalım. Soğanlı bitkiler deyince kardelen ailesini de tekrar hatırlayalım. Kardelenin aşağı yukarı 400 çeşidi olduğunu kulağınıza fısıldayalım ama hepsi ülkemizde yaşamıyor.
Birkaç hafta sonra, kartopu ailesinden güzel kokulu olanlar kendilerini göstermeye başlayacaklar. Türkçesini bilemiyoruz ama Viburnum bodnantense yaprakları daha çıkmadan çiçeklenirler. Çiçekleri beyaz-pembe renkledirlirler.

Kış sonunda bahçelerini şenlendirmek isteyenlere şiddetle öneriyoruz. Hemen belirtelim kartopu ailesinin kışın güzel kokan tek ferdi de V. bodnanse de değil. V. x burkwoodii ve V. carlesii de bu listeye eklenebilir. Bu bitkiler ne yazık ki ülkemizde tanınmıyor. Bunun yanında, “V. bodnantense”nin İstanbul’da satıldığına defalarca şahit olduk.
Kışın bahçe bakımı diğer mevsimlerde bahçe bakımından daha bir başkalık ve zorluk içeriyor. Yoksa diğer mevsimler için Vita Sackville-West adının altını çizecektik. Onun “beyaz bahçesi” değişik kokular ve budama yöntemleriyle, düzenlemesiyle bahçecilik tarihine damgasını vurmuştur.
Kışın her ne kadar bahçeye çıkmasak da, havaların hafifçe ısınmasıyla fareler, sıçanlar yavaş yavaş ortaya çıkabilirler. Bahçede çokça kediniz yoksa, yapacağınız en iyi iş arada bahçenizi temizlemektir. Bitki atıklarını toplayın, komposta atın. Bahçe yollarını temiz tutun. Yeni bir şeyler alıp bahçeye koyun. Garip bir şekilde sıçanlar, fareler yeni şeylerden nefret ederler.

Özellikle çamur olan yerlerde bu kemirgenlerin ayak izlerini ya da dışkılarını görürseniz kimyasal yöntemleri denemeden yazdıklarımızı uygulamanız iyi olacaktır. Doğal olarak aynı boyutlardaki “Arap tavşanı ile bu kemirgenleri karıştırmayalım.
Arap tavşanını kafası tam anlamı ile konik biçimde, kuyruğu ise kalınca ve çok kıllıdır. Yakında akşam üstleri yavaş yavaş kirpilerin de bazen tıslaya tıslaya bahçede dolaştığına tanık olacaksınız. Haftaya kirpilerle ilgili de yazmayı umuyoruz.
Bu hafta fotoğraflarımıza göz atma sırası geldi. Önce Fadime Hocamız bahçesinden ebegümecileri göndermiş. Vecihi Türk ise çok ilginç bir fotoğraf yolladı. Latincesi Galatasaray’ın eski kalecilerinden Mondragon’a benzeyen “Mondragore officinale” ya da Türkçesi ile adam otu. Adam otu zehirli bir bitkidir.

Tıpta kullanılan atropin ve skopolamin açısından çok zengindirler. Kocakarı ilacı olarak kullanılsa da siz siz olun bunları lütfen kullanmayın. Paracelsus’un dediği gibi ilacı zehirden ayıran dozajıdır. Gerektiğinde son derece iyi doze edilen bu ilaçlar hekimler tarafından emniyetli bir biçimde kullanılmaktadırlar.
Geçen yazımızda Ayşegül İshakoğlu’nun en son Güney Amerika semalarında görüldüğünü söylemiştik. Beklentilerimizi boşa çıkarmamak için bizi fotoğraf yağmuruna tuttu. Hepsini yavaş yavaş yayınlayacağız.
Önce Ekvator Cumhuriyetinden bir pazar görüntüsü var. Fotoğrafta görülenler içki yapılmak üzere kesilmiş “Yukka” kökleri; arkasından da egzotik bir zencefil(Zingiber spectabile) türü, ters dönmüş kırmızı kozalak görüntüsü veriyorlar.
Keyifli Bahçeler…