İran savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel piyasaları derinden sarsarken tarımsal üretimi de etkiliyor. Gübre ve mazot fiyatlarındaki artış üreticiye zamlı fiyatla yansırken tüketicinin de cebini yakacak
SEREN KARAŞAHİN
İran-ABD-İsrail savaşının etkisiyle kapanan Hürmüz Boğazı, küresel tedarik zincirini etkilerken sofraya ulaşan gıdaları vuruyor. Hürmüz Boğazı’ndan bir günde küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 30’una denk gelen miktar kadar petrol akışı sağlanırken, boğazın kapanması ham maddeye erişimi kesiyor. Bu durum fiyatlarda dalgalanmalara neden oluyor. Tarımın vazgeçilmezi üre gübresinin ton fiyatı 30 bin TL’yi bulurken çiftçiler artan maliyetle yüz yüze geldi. Küresel piyasaların etkisiyle de maliyetlerin artması ve ham maddeye erişim zorlukları çiftçinin belini bükerken, bölgedeki gelişmelerin tüketicinin cebine zam olarak yansıması bekleniyor.
TİCARET Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ve Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce, bölgedeki savaşın gıdaya yansımasını değerlendirdi. Yılmaz, çiftçiye verilen devlet desteklerinin artması gerektiğini söylerken Kökce ise devlet desteğinden ziyade devletin ürünler için yeni pazarlar bulması gerektiğinin altını çizdi.

Çiftçinin desteğe ihtiyacı var
Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, çiftçinin en önemli sorunlarından birinin girdi maliyetleri olduğunu söylerken çiftçinin devlet desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Maliyet artışlarının katlanarak artması durumunda üretimin zorlaşacağını ifade eden Yılmaz, “Çiftçinin en önemli sorunlarından bir tanesi üretim maliyetleri. Girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle alakalı devletten talebimiz var. Bu savaşla beraber gübre ve üretimde kullandığımız bütün ilaç ve yakıt maliyetlerinde artış var. Artışlar devam edecekse üretim daha da zorlaşır. Her türlü maliyetlere rağmen üretiyoruz ve pazara sunuyoruz. Ürettiğimiz ürünün fiyatını belirleme noktasında söz sahibi olmadığımızdan dolayı bu sıkıntıları yaşıyoruz ve daha ağır şartlarda yaşamaya da devam edecekmişiz gibi gözüküyor” dedi.

Gübre maliyetlerini düşürmek için toprak analizi
Gübre maliyetlerinin artmasıyla da ihtiyaç fazlası gübre kullanılmaması için toprak analizine ihtiyaç duyulduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’de toprak analizinin yok denecek kadar az olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Toprak analizinin mutlaka yapılması lazım ki bu üretim maliyetlerinden kurtulup, yaşadığımız sıkıntıları krizi fırsata çevirerek çıkalım. Toprağımızın ihtiyacı olmayan ürünü kullanmayalım. Bu alışkanlığı bir türlü sahaya yansıtamadık. Burada devletin bir inisiyatif alması lazım. Toprak analizini zorunlu tutması gerek. Maliyet yüksekliğini böyle telafi edebiliriz” ifadelerini kullandı.
Üreticinin düşük rakamlara elinden çıkardığı ürünü tüketicinin yüksek fiyatlara satın aldığını söyleyen Yılmaz, “Ürün fiyatlarının tüketici açısından da makul seviyelerde olması lazım ama maalesef çiftçide 10 TL olan bir ürün tüketiciye varınca kadar beş katına çıkıyor” dedi.

Kökce: Üretici geriye gidecek
Gübrenin 30-35 bin TL civarında üreticiyle buluştuğunu söyleyen Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce ise üretim maliyetlerindeki artışın üreticiyi olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Tüketicinin mutfağına zammın yansıyacağını belirten Kökce, “Biz salatalığı 5 TL’ye satamazken, patlıcanı 10-15 TL’ye alan yokken bugün fiyatlar arttı. Ürün olmadığı için yüksek fiyatlar veriliyor. Bu durumla beraber de fiyatlar da artar. Mazota zam geldiği zaman diğer fiyatlar da dolaylı olarak artıyor. Üretici kesinlikle geriye gidecek. İleri gitme şansı yok. Zorluklar bizi bekliyor ama biz her şeye rağmen üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kumluca ve yakın çevrede üre gübresinin daha az kullanıldığını belirten Kökce, bahçelerde ve sel baskınından dolayı çamur olmayan tarım alanlarında gübreleme yapıldığını söyledi. Kökce, hububat üretiminde üre gübrenin kullanıldığını bölgede ise damlama gübrelerinin esas alındığını ifade etti. Bölgede çuval gübreye ihtiyaç olmadığını belirten Kökce, zirai ilaç bayilerinin stoku sayesinde sıkıntı yaşanmadığını dile getirdi. Baharın gelmesiyle her ürünün gübreye ihtiyacı olduğunu söyleyen Kökce, “Ürünlerin ciddi bir şekilde gübreye ihtiyacı var. Mecburen kimyasal gübreye geçmek zorundayız. Bu aylarda gübreye ihtiyacımız var. Bütün gübrelerde maliyet artışı var. Petrol ve mazot da etkileyecek. Etkilenmeyen bir sektör kalmayacak” dedi.
Tarım Kredi Kooperatifleri’nin açıklamalarını değerlendiren Kökce, gübre ihtiyacının artmasıyla daralma yaşandığını söyledi. Kökce, “Kimyasal gübrede ve ham maddede ciddi bir daralmanın olduğunu görüyoruz. Günü kurtarmak zorlaşacak gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.
Kökce: İhracat pazarı genişlesin
Devletin ihracat pazarlarını genişletmesi gerektiğini belirten Kökce, üreticiye verilecek küçük çaplı devlet desteklerinden ziyade yeni pazarlar bulunmasını önerdi. Kökce, “Küçük desteklere gerek olmadığını düşünüyorum. Desteklerin şu an için bir anlamı kalmadı. Pazar payımız genişlesin, yeni pazarlar bulunsun” ifadelerini kullandı. Çiftçi olarak iddialı olduklarını söyleyen Kökce, üretilen ürünün hem Türkiye’ye hem dünyaya yeteceğini ifade etti.
