TÜSİAD, Avrupa Günü kapsamında yaptığı açıklamasında AB–Türkiye ilişkilerine yönelik yapılandırılmış ve uygulanabilir bir yol haritasının mesajı verilirken, sanayi ve teknoloji alanında daha derin entegrasyon sağlanması gerektiği ifade edildi
TÜSİAD 9 Mayıs Avrupa Günü kapsamında bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada Avrupa Birliği’nin (AB) birlik, dayanışma ve ortak refah vizyonu üzerine inşa edildiği belirtilirken, “Avrupa hızlanan jeopolitik, ekonomik ve teknolojik dönüşümlerle karşı karşıya. AB’nin gelecekteki rekabet gücü, güvenliği, dayanıklılığı ve küresel etkisi daha iddialı, ileriye dönük ve kapsayıcı bir entegrasyon modelini hayata geçirebilmesine bağlı olacak” ifadeleri kullanıldı.
Yapılan açıklamada mevcut jeopolitik ortamda AB–Türkiye ilişkileri parçalı ve işlevsel bir yaklaşımın ötesine geçmesi gerektiği belirtilirken, uzun vadeli uyuma dayanan ve üyelik perspektifini koruyan tutarlı ve stratejik bir çerçeve yeniden tesis edilmesinin önemine vurgu yapıldı. AB’nin küresel ölçekte etkin bir aktör olabilmesi, hem siyasi ve ekonomik bütünlüğünü hem de yakın çevresiyle kurduğu stratejik entegrasyon kapasitesini birlikte güçlendirmesine bağlı olduğu belirtilen açıklamada, AB–Türkiye ilişkilerinin geniş ölçüde kabul gören stratejik öneminin, AB gündeminin tüm alanlarına yayılan somut adımlara dönüşmesi için açık bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğu vurgulandı.
AB–Türkiye ilişkilerine yönelik yapılandırılmış ve uygulanabilir bir yol haritasının mesajı verilen açıklamada, sanayi ve teknoloji alanında daha derin entegrasyon sağlanması gerektiği ifade edildi.
Derin entegrasyon güçlü bir ortak geleceğin anahtarı
Açıklamada entegrasyonun hangi alanlarda olacağına dair şu bilgilere yer verildi: “Sanayi Hızlandırma Yasası gibi “Made-in-EU” (AB tercihi) girişimleri AB–Türkiye Gümrük Birliği’nin hukuki ve ekonomik temelini tam olarak yansıtmalı ve Türkiye “Birlik menşei” tanımına açık biçimde dahil edilmelidir. Savunma, inovasyon ve ileri teknolojiler alanında işbirliği geliştirilmelidir. Horizon Europe dahil olmak üzere, yeni engeller yaratılmaksızın, yapılandırılmış AB–Türkiye iş birliği geliştirilerek Avrupa’nın ortak güvenliği, teknolojik dayanıklılığı ve inovasyon kapasitesi güçlendirilmelidir. Bu aynı zamanda Avrupa’nın savunma yetisi eksikliklerinin azaltılmasına ve barış ve istikrarı destekleyecek stratejik dayanıklılığının güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır. Siyasi veya teknik ön koşullar olmaksızın Gümrük Birliği modernizasyonu süreci başlatılmalıdır. Gümrük Birliği modernizasyonu daha derin entegrasyon ve daha uyumlu bir ortak ekonomik gündem için gerekli hukuki ve düzenleyici zemini sağlayacaktır. Ulaştırma, enerji ve dijitalleşme alanlarında daha güçlü bağlantılılık sağlanmalıdır. Bu yöndeki girişimler sanayi stratejisiyle daha güçlü şekilde ilişkilendirilmeli, böylece bağlantı koridorları sanayi kapasitesini ve dayanıklılığını güçlendiren ortak üretim platformlarına dönüştürülmelidir. AB-Türkiye politika koordinasyonunu güçlendirecek mekanizmalar canlandırılmalıdır. Üst Düzey Siyasi Diyalog toplantıları yeniden başlatılmalı, düzenleyici uyumu güçlendirmek üzere Ortaklık Konseyi yeniden işler hale getirilmeli, bağlantılılık alanındaki iş birliği ivmesini desteklemek amacıyla enerji ve ulaştırma alanlarındaki Üst Düzey Diyaloglar canlandırılmalıdır.”
Açıklamada tüm bu unsurların Türkiye’nin ekonomik, demokratik ve sosyal reform gündemindeki ilerlemeyle birlikte, AB–Türkiye ilişkilerinde daha tutarlı, etkili ve geleceğe dönük bir entegrasyon ortaklığının temelini oluşturabileceği ifade edildi. Böyle bir entegrasyon ortaklığının Avrupa’yı bugün güçlendirirken geleceğini şekillendirme kapasitesini de destekleyeceğinin altı çizildi.
