IRENA’dan offshore yatırımlarında netlik çağrısı

IRENA Direktörü La Camera: Hükümetler öngörülebilir politikalar sunmalı, offshore altyapıya yatırım yapmalı ve izin süreçlerinde netlik sağlamalı

SEDA GÖK-ANKARA

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktör Francesco La Camera, rüzgar enerjisine yönelik süreçte offshore yatırımlarının geleceği için yapılması gerekenleri “Hükümetler öngörülebilir politikalar sunmalı, offshore altyapıya yatırım yapmalı ve izin süreçlerinde netlik sağlamalı” diye sıraladı.

15. Rüzgâr Enerjisi Kongresi açılışında konuşan Francesco La Camera, “Öncelik çok net, somut yatırımlar ve uygulamalar artık merkezde olmalı. Hükümetler ve sanayi, yatırımları hızlandırmak için yakın iş birliği içinde çalışmalı” dedi.


“Enerji güvenliği artık yenilenebilir kaynaklarla sağlanmalı”

Enerji güvenliği, sanayi rekabetçiliği ve jeopolitik dayanıklılığın küresel enerji politikalarının merkezine yerleştiğini belirten La Camera, son yıllarda yaşanan gelişmelerin ekonomilerin fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklığa ve arz krizlerine karşı ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Enerji güvenliğinin artık fosil yakıtlar ve jeopolitik şoklar üzerine kurulamayacağını vurgulayan La Camera, çözümün ülkelerin kendi kaynaklarıyla geliştirebildiği yenilenebilir enerji yatırımlarında olduğunu ifade etti.

“Uygun maliyetli, yerli ve yenilenebilir enerjiye dayalı dönüşüm hızlandırılmalı” diyen La Camera, rüzgar enerjisinin artık yalnızca çözümün bir parçası değil, yeni enerji ekonomisinin temel direklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Rüzgar enerjisinin büyük ölçekli temiz elektrik üretimi sağladığını ve enerji kaynak çeşitliliğini artırdığını belirten La Camera, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki maliyet düşüşlerinin dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.


“Hibrit sistemler maliyet avantajı sağlayacak”

IRENA’nın son raporuna göre güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve batarya depolama sistemlerinde yaşanan maliyet düşüşlerinin yenilenebilir enerjiyi daha rekabetçi hale getirdiğini söyleyen La Camera, Türkiye gibi güneş ve rüzgar potansiyeli yüksek ülkelerde depolama destekli hibrit yenilenebilir enerji sistemlerinin, fosil yakıt bazlı elektrik üretiminden daha düşük maliyetle kesintisiz enerji sağlayabileceğini dile getirdi.


Offshore yatırımlarında finansman vurgusu

Offshore rüzgar enerjisinin de enerji sistemine önemli katkı sağlayacağını belirten La Camera, sürdürülebilir kaynak koşullarının bulunduğu, izin süreçleri ile şebeke planlamasının uyumlu ilerlediği bölgelerde offshore yatırımlarının enerji sisteminin genel değerini artıracağını söyledi.

Offshore yatırımlarında finansman ve risk paylaşımının kritik önemde olduğuna dikkat çeken La Camera, özellikle başlangıç aşamasındaki ülkelerde şebeke ve piyasa risklerinin azaltılması için erken dönem destek mekanizmalarının önemli rol oynayacağını kaydetti. Uzun vadeli projelerde karma finansman modelleri ile geleneksel finansman araçlarının birlikte kullanılmasının önem taşıdığını ifade eden La Camera, piyasa olgunlaştıkça desteklerin aşamalı olarak geri çekilebileceğini söyledi.


GOWA iş birliği öne çıktı

La Camera, COP27 sürecinde IRENA, COP28 Başkanlığı, Danimarka Hükümeti ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi iş birliğiyle Küresel Offshore Rüzgar İttifakı’nın (GOWA) kurulduğunu anımsatarak, ittifakın offshore rüzgar enerjisinin yaygınlaştırılması, politika çerçevelerinin güçlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliğinin artırılması açısından önemli bir platform sunduğunu belirtti. Küresel enerji dönüşümünün güvenilirliğinin artık söylemlerle değil, altyapının ne ölçüde hayata geçirildiğiyle ölçüleceğini ifade eden La Camera, güçlü şebeke altyapısı, finansman mobilizasyonu ve somut yatırımların enerji dönüşümünün temel unsurları olduğunu söyledi.

Türkiye’nin IRENA ile birlikte atacağı adımların offshore rüzgar enerjisinin hızını ve güvenilirliğini belirleyeceğini kaydeden La Camera, kamu ve özel sektörün gerçekçi risk paylaşımı ve etkin piyasa mekanizmaları üzerinde birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.


“Enerji dönüşümü artık durdurulamaz”

Yenilenebilir enerji dönüşümünün artık geri döndürülemez bir noktaya ulaştığını belirten La Camera, geçen yıl dünyada yaklaşık 700 gigavat yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alındığını söyledi. Önümüzdeki yıllarda bu kapasitenin daha da artacağını ifade eden La Camera, Türkiye’de de yenilenebilir enerji yatırımlarının yeni rekorlara ulaştığını dile getirdi.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının fosil yakıt yatırımlarına göre üç kat daha fazla istihdam yarattığını belirten La Camera, “Artık soru yenilenebilir enerjiyi seçmeli miyiz değil. Asıl mesele bunu ne kadar hızlı gerçeğe dönüştürebileceğimiz” dedi.

Enerji sistemlerinde belirleyici unsurun elektriğin mümkün olan en düşük maliyetle sağlanabilmesi olacağını vurgulayan La Camera, dünyanın hızla yenilenebilir enerji temelli daha temiz bir enerji sistemine doğru ilerlediğini ve bu dönüşümün artık durdurulamayacağını sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM