Bu hafta bahçe konusunda son zamanların en tartışmalı konularından birini açmak istiyoruz. Üstelik bu yükseltilmiş tarhlarda gerçekleştirilirse neler olur? Yöntemin adı, “kazmadan bahçe” anlayışı. Daha önce konuyla ilgili kısa bir yazı yazmıştık. Önce, “kazmadan bahçe” anlayışının ana düşüncesi, toprağın mikroorganizma dengesinin bozulmamasını amaçlamaktadır.

Yeni moda bir kelime, bilim yazılarının yaşam bilimini konu edinen makalelerini işgal ediyor. Bu kelime “mikrobiyota”dır. Belirlenmiş bir hacmin içindeki mikroorganizmalar ve biolojik artıklar arasındaki dengeye ya da duruma mikrobiyota diyoruz. Bir anlamda toprak florası olarak da özetleyebiliriz.
Toprağın mikrobiyotasını olanaklar elverdiğince sağlıklı bir hale getirmek iyi verim almanın birinci yoludur. Sağlıklı bir toprak mikrobiyotasında hayvanlar bitkileri yiyerek dışkı üretirler. Dışkılar ayrışarak bitkilere besin olur. Bitkiler yaşamları sonunda ise toprak solucanları ve toprak mikroorganizmaları tarafından parçalanır.
Toprak solucanları açtıkları dehlizlerle toprağı havalandırır ve dışkıları ile bitkileri besler. Ve bu döngüler tekrar tekrar oluşur.

Gerek bahçe toprağı üzerinde, gerekse de yükseltilmiş tarhlarda bahçe toprağını fazla rahatsız etmeden bahçıvanlık yapmak olasıdır. Çevreci bir bahçede uygun olduğunca boş toprak alanı bırakmamak gerekir. Bütün alanlar bitkilendirilmelidir.
Bu bilgiyi her zaman aklımızda tutmamız gerekecektir. Diğer ilginç bir gözlem bir toprak parçasında kazmadan tarım yapıldığında, topraktaki mikroorganizma yaşamı geliştiği gibi toprak üzerinde aşınma ve killi topraklar haricinde topaklaşma pek olmamasıdır.
Kazmadan bahçe anlayışının dünyaca ünlü öncüsü Charles Dowding, yöntemin daha nitelikli ve daha çok ürün alınmasına yol açtığını iddia ediyor. Kendisinin en çok kullandığı karton ve kompost yöntemi olarak özetleyebileceğimiz tarım yöntemidir. Burada kartonlar altta olan otsu bitkiler ultraviyole ışınları geçemeyeceğinden bir anlamda kurur ya da boğulurlar. Kompost ise bitkilerin büyümesi için gerekli malzemeyi sağlar.

Bu iki malzemeyi yükseltilmiş tarhlarda nasıl kullanacağız dersiniz? Önce yetecek kadar sarı, saman rengi kartonları alın. Üzerlerindeki tüm plastik malzemeyi, bantları ve metal agraf ve zımbaları çıkartarak geri dönüşüm kutusuna koyunuz.
Daha sonra tarhların dibine yayın. Arkasından da 15 ya da 20 cm. kadar yanmış, olgunlaşmış kompostu koyun. Daha sonra istediğiniz bitki, sebze, yemişi ekebilir ya da dikebilirsiniz.
Yukarıda konu edilen yöntemi Charles Dowding yıllarca tekrarlamış, deneyimlemiş ve edindiği kanaat toprağın kesinlikle bırakın bellenmesini derin olarak tırmıkla bile derince karıştırılmamalıdır. Hatta sadece aralıklarla toprak üzerinde yaba ile delik bile açılmamalıdır. Bunun tek aykırı durumu killi kompakt topraklar ya da iş makinaları ile uzun süre ezilmiş içinde çimento, demir oksit ve silikat bulunan ve toprağın suyu geçirmesine olanak bulunmayan bölgelerdir.

Burada bizim ekleyeceğimiz en önemli kısım, konacak kartonların boyutlarıdır. Biz kartonların boyunun 30 ya da 40 santimetreden büyük olmamasını ve aralarında 4 ya da 5 santimetre olmasını savunuyoruz. Dikilen bitkiler kısa bir süre sonra kökleri büyüyerek ve uzayarak kartonları delip geçerek asıl bahçe toprağına erişecektir.
Sıra bu haftaki fotoğraflara bir göz atmaya geldi. Bizim bu seneki tarhlarda karton kullanmaya başladık. Tarhlarımızın birinde sarı kartonun bir kenarı hala görünüyor. Nuray Sönmez öyle güzel bir fotoğraf yollamış ki. Bizim fotoğrafın yanında pire otları (Tanacetum coccineum) havai fişekler gibi gözalıcılar. Bunların arkasından Fadime Hocamız’ın kaktüs çiçeği ve Hülya Ünver’in “Kanzan” kirazı çiçekleri gözlerimize bayram yaptıracaklar.
Keyifli Bahçeler…