Bize mi öyle geliyor bilemiyoruz? Biberiye, diğer baharlı bitkilerle karşılaştırıldığında sanki biraz göz ardı ediliyor gibi. Hayatımızda ilk defa, daha gençlikle çocukluk arasında, annemizin bahçesinde kokusuna tanıklık etmiştik. Annemiz kedi kuyruğunu okşar gibi avucunun içinden biberiyeyi geçirince ortaya yayılan koku karşısında hayran kalmıştık. O zaman hiç ilgisi bulunmamasına rağmen, çam ağacına benzetmiştik. Gerçekten de, iğne yapraklı ağaçlara benzeyen yaprakları ile çam ağacına benzetmek için ağaçları yeterince tanımıyor olmak gerekiyor. Bazı yerlerde boyları 2 metreyi geçebildiği düşünülürse bahçe sevdalılarının kafasını karıştırabilir.

Çamgillerden olmasa da, biberiye ballıbabagillerin, Latincesi ile “Lamiaceae” ailesinin bir parçasıdır. Aynı ailenin fertleri olan lavanta, lavantin (aslı santolin lütfen unutmayalım), mercanköşk, kekik, adaçayı ile aynı ailedendir. Adaçayı deyince Latince adı onla “Rosmarinus officinalis” artık “Salvia rosmarinus” olarak değiştirilmiş, diğer deyişle adaçayları ile aynı aileye yerleştirilmiştir. Biliyorsunuz, kromozom çözümlemeleri sayesinde Linneus’un yaptığı çiçekli bitkiler sınıflamaları yeni baştan düzenleniyor. Bu nedenle adlandırılmalar da bazı bitkiler için değişebiliyor.
Biberiye deyince bizim aklımıza kuru bir makilik alanın yanında yürürken, burnumuza gelen o vahşi koku geliyor. Anneannemiz Azerbaycandan geldiği için mutfakta yemek ve salata için reyhan, fesleğen, yarpız, merze, tarhun, sarı kök gibi malzemeler kullanırdı. Dolayısı ile uzun yıllar biberiyenin mutfakta kullanılabileceğini bilmeden büyüdük. Hemen şunu söyleyelim, mutfağınızın penceresinin kenarında maydanoz, kekik varsa aynı biçimde biberiyeyi de büyütmeniz yerinde olacaktır.

Pencere kenarı deyince hemen sinekleri kovmak için saksıda baktığımız fesleğen ve ıtır aklımıza geliyor. Fesleğeni, yazarın dediği gibi çocuk başı okşar gibi okşadığınızda, ya da ıtırın tüm gövdesini aşağıdan yukarıya iki elinizle süpürdüğünüzde ortaya çıkan koku insanı uzak diyarlara götürmeye yeterlidir. Itırın kurumaya yüz tutmuş yaprakları, İran’da çay kavanozlarının içine konarak ıtırın aromasının biraz çayın içine sinmesi sağlanır. Ne dersiniz? Denemeye değer.
Biberiyeyi mutfakta kullanabileceğiniz gibi bahçenizde çit bitkisi olarak da kullanabilirsiniz.Yapraklarını dökmediği için kışın da bahçenizin güzelliğine güzellik katar. Arada yazdığımız gibi mavi, pembe, beyaz çiçekleri, arıların ve diğer tozlaşma için gerekli tüm böceklerin uğrak bölgesidir. Biberiyenin değişik renkli çiçekleri olmasına karşılık dikine ve yanlamasına doğru büyüyen sürünücü çeşitleri de vardır.
Baharlı (aromatik) bitkilerden olan biberiye yakın akrabalarından daha az suya gereksinim duyar. Kısaca söylersek biberiye çok iyi geçirgen, taşlı, kumlu, çakıllı hatta kireçli toprakları sever. Bu kadarla da değil. Bol güneş, kuru ortamlar, az sulama bitkimizin sevdiği şeylerdir. Bostanınızın çok ve düzenli sulanan bölgelerine bu bitkiyi sakın dikmeyin. Örneğin bol su isteyen salataların orta yerine dikerek elinizde olmadan sulamayın.

Bitkiyi doğrudan sulamasanız bile garip bir şekilde yumuşak, cılız yapraklı oluyorlar; üstüne üstlük de alttan başlayarak yapraklar sararmaya başlıyor. Önemli bir bilgi de şu: Sebze dikmek ya da ekmek istemediğiniz kuru bir bölgeye bitkinizi dikin ama illa da havadar bir yer, diğer deyişle diğer bitkiler tarafından boğulmamış; doğrudan güneş ışığı alan bir yer olsun. Kısacası biberiye biraz unutulmak isteyen bir bitkidir.
Biberiye doğru bir bahçe köşesinde, çok geçirgen toprakta, doğru zamanda dikilmesi başarının anahtarıdır. Doğru zaman deyince dikim toprak ısınınca yapılmalıdır. Yine de çok sıcak zamanda dikmemeniz doğru olacaktır. Daha doğrusu bitkide stres yaratacak çok soğuk ve sıcak olmadığı zamanlarda dikim yapılmalıdır. Bölgenizde hava sıcaklığı sıfırın altına iniyorsa, artık don olmadığı bir zaman diliminde Mart, Nisan ve Mayıs aylarında dikim yapılmalıdır. Yok bölgede don olmuyorsa, bu durumda sonbahar ayları dikim için uygundur.

Dikim öncesinde, biberiyeyi 10 dakika kadar suyun içinde tutun. Dikim için toprağı, içinde bulunduğu saksı ya da torbadan daha genişçe açın. Bitkiyi toprağa koyduktan sonra içine gömmeyin. Bitkinin boynu toprak seviyesinde kalsın. İlk bir ya da bir buçuk ay çok sıcak günlerde sulama yapılabilir. Zaten kökler uzamaya başlayınca hiç sulamaya gerek olmayacaktır. Doğal olarak dikeceğiniz bitki yaşlı ve alt yaprakları sararmış, dökülmüş bir bitki yerine, daha en dipten başlayarak dallanmış ve alt yaprakları yeşil, gri renkte sağlıklı olmalıdır.
Haftaya biberiyeden aklımızda kalan kırıntıları ve deneyimlerimizi aktarmaya devam edeceğiz. Bu haftalık bahçemizden biberiye fotoğrafı ile başlıyoruz. İkinci fotoğrafta yatay büyüyen sürünen biberiyeyi, evimizin yakınında parkta bulduk. Üçüncü fotoğraf Fadime Hocamızdan harika katmersiz bir gül ve Okşan Kurç’dan güzel hatun çiçeği (Amaryllis).
Keyifli Bahçeler…