280 milyar $ hedefi, rekabet gölgesinde!

SEDA GÖK

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) İhracat 2025 Raporu, küresel ticarette artan korumacılık, değişen ticaret rotaları ve sertleşen rekabet ortamına rağmen Türkiye’nin ihracatta büyüme hedefini koruduğunu ortaya koydu. Rapora göre Türkiye, 2025 yılında 280 milyar dolar mal ihracatı ve 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefliyor. Raporda, 2026 yılında küresel talepte beklenen toparlanmanın dış ticaret görünümünü destekleyebileceği değerlendirilirken, özellikle Avrupa Birliği’nin yeni serbest ticaret anlaşmaları, artan rekabet baskısı ve dönüşen ticaret kurallarının hedeflere ulaşmayı daha zorlu hale getirebileceği vurgulandı.

Rapora göre Türkiye, 2024 yılında küresel ekonomik yavaşlama, yüksek maliyetler ve jeopolitik belirsizliklere rağmen ihracatta büyümesini sürdürdü. Artan korumacılık eğilimleri, Avrupa Birliği’nin yeni ticaret anlaşmaları ve rekabetçilikte yaşanan aşınma ise önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında gösterildi.

2024 yılında Türkiye’nin mal ihracatı yüzde 2,4 artışla 261,8 milyar dolara yükselirken, hizmet ihracatı yüzde 8,1 artışla 115,2 milyar dolara ulaştı.


Belirsizlikler sürüyor

Raporda, 2024’ün küresel ekonomi açısından sıkı para politikaları, yüksek enflasyon ve jeopolitik risklerin etkili olduğu bir yıl olduğu belirtildi. Dünya ekonomisi yüzde 3,3 büyürken küresel mal ticareti yüzde 2,3 artışla 24,4 trilyon dolara ulaştı.

Ancak 2025’e ilişkin beklentiler daha temkinli. ABD’nin uygulamaya aldığı yeni gümrük tarifeleri ve Çin-ABD hattındaki gerilim nedeniyle küresel büyüme ve ticaret tahminleri aşağı yönlü revize edildi. Dünya Ticaret Örgütü, tarifeli senaryoda küresel ticarette daralma ihtimaline dikkat çekti.

Türkiye ekonomisi ise 2024 yılında yüzde 3,2 büyüdü. GSYH 1 trilyon 322 milyar dolara, kişi başına gelir 15 bin 463 dolara yükseldi.

Dış ticarette dikkat çeken gelişme ithalattaki gerileme oldu. İthalat yüzde 5 düşüşle 344 milyar dolara gerilerken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 76’ya çıktı.


Otomotiv sektörü lider

Sektörel görünümde otomotiv 37,2 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Kimyevi maddeler ve mamulleri 30,8 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ise 17,9 milyar dolarlık ihracatla öne çıktı.

En yüksek artış gösteren sektörler ise yüzde 41,7 ile fındık ve mamulleri, yüzde 21,5 ile savunma ve havacılık sanayii, yüzde 15,5 ile kuru meyve ve mamulleri oldu.


AB anlaşmaları Türkiye için yeni sınav olabilir

Raporun odak bölümünde Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yürüttüğü Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın Türkiye üzerindeki olası etkileri ele alındı.

Analize göre AB’nin Avustralya, Hindistan, Endonezya, Tayland ve MERCOSUR ülkeleriyle ilerleyen ticaret anlaşmaları Türkiye açısından pazar kaybı riski yaratabilir. Özellikle otomotiv, tekstil, kimya ve makine sektörlerinde rekabet baskısının artabileceği değerlendirildi.

Örneğin AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması senaryosunda Türkiye’nin ihracat hacminde 227 milyon dolarlık kayıp riski bulunurken, AB–Avustralya anlaşmasının ise 158 milyon dolarlık etki yaratabileceği öngörüldü.

Raporda, hedeflere ulaşılması için pazar çeşitliliğinin yanı sıra yeşil dönüşüm, dijitalleşme, yüksek teknoloji, markalaşma ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başlıklarında daha hızlı ilerleme gerektiği vurgulandı. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dış ticaret stratejisinde daha çok taraflı, daha esnek ve rekabet gücünü artıran bir yaklaşımın belirleyici olacağı ifade edildi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM