İTB Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak, pamuk üreticisinin son yıllarda zarar etmeye devam ettiğini vurgularken, “Geçen yıl 1 kilogram pamuğun maliyeti 35 TL’ydi. Desteklemeyle birlikte üreticinin eline geçen kazancın ortalama 28,80 TL olduğu bir ortamda her 1 kilogramda 7 TL’nin üzerinde zarar yaşanıyor” dedi
SEREN KARAŞAHİN
İzmir Ticaret Borsası’nın (İTB) haziran ayı olağan meclis toplantısında konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, pamuk üreticisinin zarar etmesinden dolayı ekim alanlarında daralma meydana geldiğini ve durumun böyle devam edebileceğini söyledi. Pamuk üretiminin düşme sebebinin nedeninin oldukça açık olduğunu ifade eden Uçak, üreticinin son üç sezonda para kazanmayıp zarar ettiğini söyledi. Üreticinin zarar etmesiyle pamuk üretiminden uzaklaştığını dile getiren Uçak, “Geçtiğimiz yıl 1 kilogram pamuğun maliyeti 35 TL’ydi. Desteklemeyle birlikte üreticinin eline geçen ortalama 28,80 TL olduğu bir ortamda her 1 kilogramda 7 TL’nin üzerinde zarar yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Uçak, pamuk ekim alanlarının kaybedilmesinin sonucunun; 2026-2027 sezonunda 2 milyar dolar maliyeti olacağını ve 1,1 milyon ton da pamuk ithalatı yapmak zorunda kalınacağını kaydetti.
Pamuk üretim alanlarındaki piyasa düşüş beklentisi %60
Bahar dönemindeki yağmurlar nedeniyle pamuk ekiminde yaklaşık 15 günlük gecikme yaşandığını ifade eden Bülent Uçak, gelecek dönemlerde de olumsuz hava şartları olmadığı takdirde verimin yüksek olacağını dile getirdi. Pamukta verim açısından iyi bir yıl olmasını ümit ettiklerini söyleyen Uçak, asıl sorunun ekim alanındaki azalışlar olduğunu ifade etti. TÜİK’in yayınladığı birinci tahmin verilerine göre üretimdeki azalışın yüzde 33 olduğunu söyleyen Uçak, piyasanın tahmininin ise ekim alanlarında yüzde 50-60 arasında düşeceği olduğunu belirtti. TÜİK verilerinin iyimser olduğunu söyleyen Uçak, buna göre üretimin 480 bin ton seviyesinde kalabileceğinin açıkça görüldüğünü dile getirdi. Yaklaşık yarım asırdır sektörün içinde bulunduğunu ve pamuk üretiminde bu kadar düşük seviyelere inilmediğini söyleyen Uçak, “Piyasa beklentilerine göre üretimin 350-400 bin tonlarda kalma ihtimali de yüksek görünüyor. İyimser ve küçümser bu beklentilerin ortalamasını varsayacak olursak bile bu önümüzdeki sezon için üretimin 1968-1969 sezonundaki gibi 430 bin ton seviyelerinde olabileceğini tahmin etmekteyiz. 40-45 yıldır bu sektörün içinde olan birisi olarak ben bu kadar düşük pamuk üretimi hiç görmedim” dedi.

Pamuk üretiminden vazgeçmenin maliyeti 2 milyar dolar
Kazanmak için yaptığı işten 3 sezondur zarar eden üreticinin direnmeye devam ettiğini söyleyen Uçak, “Ülkemizin pamuk üretiminden vazgeçmesinin ciddi bir maliyeti var. Tekstil ve konfeksiyon sektörü 1,5 milyon ton lifli pamuk kullanmaya devam ediyor. Üretimde yaşanacak düşüşü dikkate aldığımızda 2026-2027 sezonunda bugünkü şartlarda 2 milyar dolar maliyeti olacak ve 1,1 milyon ton da pamuk ithalatı yapmak mecburiyetinde kalacağız” dedi.
Uçak, ABD Tarım Bakanlığı raporundaki beklentiye göre gelecek sezon dünyadaki buğday üretiminin yüzde 6 azalmasıyla üretimin son 8 yıldır en düşük seviyesine gerilemesinin pamuk fiyatlarında yükselişe yol açacağını kaydetti. Bu durumda Türkiye’nin pamuk ithalatındaki maliyetlerinin daha çok artacağını belirten Uçak, üretim azalışı ve ithalatın artmasının pamuğun yan ürünleri olan çekirdek yağı, küspe ve kapçığı etkileyeceğini ifade eden Uçak, “2022 yılında ekim alanları dikkate alındığında 3 milyon dekar pamuk alanı başka ürünlere kaydı. Pamuk yerine üretilen ürünlerimiz de çok kıymetli ama yerli tohumumuzun ülkemizdeki tekstil ve hazır giyim sanayinde nihai ürün haline geldiğini ve yaklaşık 15 kat katma değer yarattığı unutulmamalı” diye konuştu.
İstihdam ve sanayinin ham maddesi olması nedeniyle pamuğun kamuda stratejik bir ürün olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Uçak, buna uygun politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
