Çerçeve Yasa teklifi görüşmesi 7 Ağustos Cuma günü TBMM’deki partilere ve TBMM başkanlığına sunuldu. Pazartesi günü (19 Ağustos 2026) TBMM’de görüşmeler başladı.
İYİ Parti dışında genelde partiler teklife itiraz etmeyecek gibi göründüler. Bu arada YENİ Partinin durumu tam olarak anlaşılamadı. Destekler ve tepkiler doğaldır. Özgür Özel’in Çerçeve Yasa teklifi hakkında söylediklerinden birkaç paragrafı irdelemek istiyorum. Özgür Özel konuşmasına başlarken Çerçeve yasa hakkında şöyle dedi. “Bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz. Komisyonda masadan kalkmadık. Çünkü o masa Erdoğan’ın masası değildir, o masa milletin barış umutlarının masasıdır.”
Özgür Özel’in “yasaya hayır deme hakkı bizde ama hayır desek milletin barış hakkının önüne koymuş olurduk” gibi bir ifadesinden ne anlaşılabilir? Masadan kalkmadık, zira masa Erdoğan’ın masası değil ne demek? Masada çoğunluk zaten AKP artı MHP’de. Çerçeve yasada imzaları 322 adet. DEM Parti ve diğer partileri hariç tutuyorum. Her ne kadar Mecliste halen 592 milletvekili olsa da toplam sayı 600 olduğuna göre salt çoğunluk olan 300’ün üzerindeler. Özel’in barış umutlarının masası dediği masa Erdoğan’ın masasıdır.
Özgür Özel’in konuşmasındaki iki kısa mesaj da şöyle:
1.“Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, diliyle, kültürüyle ve inancıyla kendisini bu ülkenin eşit yurttaşı hissedebilmesi meselesidir.”
2.“Biz Kürt meselesinin demokratik çözümünü bu ilkelerin karşısında değil; onların güvencesi olarak görüyoruz.”
PKK’yı ve Öcalan’ı Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi olarak kabul eden bu konuşmadaki metni kim yazdıysa herhalde Tom Barack’la konuşmuş olmalıdır.
Demokratik çözümde Kurtuluş Savaşımızdan bu yana eşit yurttaş olan Kürtlerin temsilcisi olan terörist PKK ve katil Öcalan’ı kurtarıcı kabul ederek “onların güvencesini sağlamak, Lozan’ın reddi, Sevr anlaşmasının “tasdiki” sayılmaz mı? Bu bakış açısı gelecekte bu teröristlere yeni iddialarda bulunmayı teşvik etmez mi?
Özgür Özel’in “önemli konularda hayır ve evet’i aynı anda kullanması” alışkanlığının farkında olarak şu hatırlatmayı yapayım: Özgür Özel’in milletvekillerini serbest bırakması ve halkının eğilimine göre oy kullanmasını istemesi ilginç. DEM partinin güçlü olduğu yerlerde evet oyu, Kurtuluş Savaşında işgalcilerle savaşmış ve binlerce şehidin verildiği yerlerde ise hayır oyu veren milletvekilleri yakında partide önce yönetim mücadelesi verirler. Milletvekilleri yöresindeki vatandaş ile konuşmadan oyunu verdi. Buna nasıl inanalım?
10 Ağustos’a kadar acele ile getirilen Çerçeve Yasa Teklifi yasalaştı. Aceleyle kurulan Yeni Parti’nin CHP’ni bölmesi kısmen başarıldı. Ekim ayında TBMM açıldığında senaryoda hangi aşamaya geçilecekse yandaş medya halkı buna hazırlamaya çalışacaktır. Yasanın uygulanması meselesine gelince, bu çok karmaşık bir durum.
Türk milletinin sabrına, metanetine ve hoşgörüsüne güveniyorum.

