İSTAR Araştırma’nın 480 elektrikli araç sahibiyle gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmaya göre, kullanıcıların yüzde 81,1’i memnun, yüzde 83,3’ü pazarın önümüzdeki 5 yılda yaygınlaşacağını öngörüyor
Türkiye’de elektrikli araç pazarı; teknolojik gelişmeler, artan enerji maliyetleri ve çevresel duyarlılığın etkisiyle hızla büyürken, kullanıcıların gerçek deneyimlerini ve beklentilerini haritalandıran İSTAR Araştırma’nın ‘Elektrikli Araç Kullanımında Deneyim ve Memnuniyet Araştırması’ sonuçlandı. Farklı yaş, gelir, meslek, bölge, marka ve kullanım süresine sahip 480 elektrikli araç sürücüsünün katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, pazarda yüksek bir memnuniyet ve güven düzeyi olduğunu; buna karşılık şarj altyapısının kullanıcı deneyimindeki en önemli gelişim alanı olarak öne çıktığını ortaya koydu.
Elektrikli araç kullanıcı profili
Araştırmaya katılan 480 kullanıcının yüzde 67,1’i erkek, yüzde 32,9’u kadın. Katılımcıların en büyük bölümünü yüzde 37,7 ile 35-44 yaş grubu oluştururken, kullanıcıların yüzde 67,9’u 25-44 yaş aralığında yer alıyor. Örneklemin yüzde 38,3’ü Marmara Bölgesi’nde ikamet ediyor; Marmara, Ege, İç Anadolu ve Akdeniz bölgeleri toplam örneklemin yüzde 91,9’unu oluşturuyor. Katılımcıların yüzde 44’ü özel sektör çalışanı, yüzde 59,8’inin aylık hane geliri 80 bin TL’nin üzerinde. Kullanıcıların yüzde 35’i aracını 6-12 aydır kullanıyor; örneklemin büyük çoğunluğu son iki yıl içinde elektrikli araca geçmiş yeni kullanıcı profiline sahip. Araç tercihlerinde Togg ve Tesla Model Y öne çıkarken, modeli belirtilen araçların yüzde 76,9’u SUV segmentinde yer alıyor.
Satın alma kararının merkezinde ekonomik fayda var
Elektrikli araç satın alma kararında en etkili faktör yüzde 30 ile yakıt tasarrufu oldu; bunu teknolojik özellikler ve çevre duyarlılığı izledi. Kullanım sonrasında yakıt ve enerji tasarrufundan memnuniyetin yüzde 80,2’ye ulaşması, kullanıcıların ekonomik fayda beklentisinin büyük ölçüde karşılandığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 58,5’i elektrikli araca geçtikten sonra aracını daha fazla kullanmaya başladığını belirtti; kullanım sıklığı azalanların oranı ise yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu bulgu, düşük kullanım maliyetinin günlük hareketlilik alışkanlıklarını doğrudan değiştirdiğine işaret ediyor.
Sürüş deneyimi beklentilerin üzerinde
Memnuniyet boyutları arasında en yüksek puanı yüzde 87,1 ile sürüş performansı aldı; bunu yüzde 81 ile genel memnuniyet, yüzde 80,2 ile yakıt/enerji tasarrufu ve yüzde 78,1 ile teknolojik özellikler izledi. Katılımcıların yüzde 67,1’i elektrikli araçların beklentilerini kesinlikle veya büyük ölçüde karşıladığını belirtirken, beklentileri karşılanmayanların oranı yalnızca yüzde 6,2’de kaldı. Kullanıcıların yüzde 71’i bir sonraki araç tercihinin yine elektrikli olacağını, yüzde 70,8’i ise elektrikli araçları yakınlarına tavsiye edeceğini söyledi; benzinli veya dizel araca dönmeyi düşünenlerin toplamı ise yalnızca yüzde 11’de kaldı.
Şarj deneyimi temel gelişim alanı olarak öne çıkıyor
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, menzil kaygısının yerini şarj sürecine ilişkin kaygının almaya başlaması. Katılımcıların yüzde 63’ü menzilden memnun olduğunu belirtirken, şarj süresinden memnuniyet yüzde 46,9’da, şarj istasyonlarından memnuniyet ise yüzde 53,4’te kaldı. Kullanıcıların yüzde 22,1’i uzun şarj süresini, yüzde 18,8’i şarj istasyonu yetersizliğini, yüzde 16,5’i menzil kaygısını, yüzde 14,2’si batarya ömrü endişesini karşılaştıkları temel sorunlar arasında sıraladı; katılımcıların yüzde 24,8’i ise hiçbir sorun yaşamadığını belirtti. Uzun yolculuklarda şarj altyapısını yeterli veya çok yeterli bulanların oranı yüzde 46,9’da kalırken, yüzde 35,2’lik kesim altyapıyı yalnızca kısmen yeterli buluyor. En sık tercih edilen şarj yöntemi ise yüzde 27,3 ile farklı şarj seçeneklerinin bir arada kullanılması; kullanıcıların yüzde 22,5’i evde, yüzde 22,5’i hızlı şarj istasyonlarında şarj ediyor.
Marka bazında memnuniyet karşılaştırması
Araştırma kapsamında değerlendirilen marka ve modeller arasında genel memnuniyet puanları büyük ölçüde birbirine yakın seyretti; tüm modellerin ortalama memnuniyet puanı 5 üzerinden 3,50’nin üzerinde gerçekleşti. Kompozit memnuniyet puanı bakımından en yüksek ortalama BYD kullanıcılarında, en düşük ortalama ise Opel Frontera (SUV) kullanıcılarında ölçüldü. Katılımcı sayısı en yüksek modeller Togg T1OX (SUV, n=105), Tesla Model Y (SUV, n=95) ve Togg T1OF (Sedan, n=75) oldu.
Açık uçlu yanıtların tematik analizinde, katılımcıların en çok memnun kaldığı konu yüzde 25 pay ile “sürüş keyfi, anlık hızlanma ve performans” oldu; bunu yüzde 16’şar pay ile teknolojik/dijital özellikler ve yakıt/şarj ekonomisi izledi. Geliştirilmesi istenen konularda ise ilk sırada yüzde 22 pay ile “şarj istasyonu sayısı ve yaygınlığı” yer aldı; bunu yüzde 15 ile batarya dayanıklılığı ve ömrü, yüzde 13 ile şarj süresi ve bekleme izledi.
Pazarın geleceğine güçlü beklenti
Katılımcıların yüzde 83,3’ü Türkiye’de elektrikli araç kullanımının önümüzdeki beş yıl içinde yaygınlaşacağını düşünüyor; bu görüşe katılmayanların oranı yalnızca yüzde 4,6’da kaldı. Araştırma sonuçları; hızlı şarj kapasitesinin artırılmasının, altyapının büyükşehirler dışına yayılmasının, servis erişiminin güçlendirilmesinin ve daha erişilebilir finansman seçeneklerinin sunulmasının pazarın büyümesini hızlandırabilecek başlıca alanlar olduğuna işaret ediyor.
Araştırmanın sektöre yönelik başlıca önerileri:
● Hızlı şarj altyapısı güçlendirilmeli; şehirler arası güzergâhlarda ve dinlenme tesislerinde şarj kapasitesi artırılmalı
● Şarj deneyimi öngörülebilir hâle getirilmeli; doluluk, fiyat ve rota bilgisini tek platformda sunan ortak bir dijital sistem geliştirilmeli
● Şarj ve servis ağı büyükşehirler dışındaki Anadolu kentlerine de yaygınlaştırılmalı
● Daha uygun fiyatlı modeller, düşük faizli kredi ve batarya kiralama gibi erişilebilir finansman seçenekleri sunulmalı
● Kapsamlı garanti ve düzenli batarya sağlık raporlarıyla batarya güvencesi ve şeffaflığı artırılmalı

