“Türkiye sağlık turizminde yeni bir döneme hazırlanmalı”

Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programının yeni bölümünde Prof. Dr. Mehmet Han Ergüven, turizmin geleceğinde değişen seyahat motivasyonlarını, wellness ve longevity trendlerini, orman banyosunu, yavaş macera turizmini ve ziyaretçi deneyimini değerlendirdi. Prof. Dr. Ergüven, Türkiye’nin sağlık turizmini yalnızca medikal uygulamalarla sınırlamaması gerektiğini belirterek rehabilitasyon, wellness, termal turizm, talasoterapi, iklim terapisi ve orman banyosunun sağlık turizmine entegre edilmesinin Türkiye’ye yeni bir destinasyon avantajı sağlayabileceğini söyledi.

Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Han Ergüven, sektörün halen büyük ölçüde medikal turizm ekseninde şekillendiğini ifade etti. Prof. Dr. Ergüven, Türkiye’nin sağlık turizminde tedavi odaklı yaklaşımın yanı sıra sağlığı koruma, rehabilitasyon ve yaşam kalitesini artırma alanlarına da yönelmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Ergüven, medikal turizm için Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin kalış süresinin wellness, talasoterapi, iklim terapisi ve orman banyosu gibi uygulamalarla uzatılabileceğini belirterek, sağlık turizminin büyük kentlerin dışına ve kırsal bölgelere yayılmasının da mümkün olduğunu ifade etti.


“Sağlığı korumak, hastalığı tedavi etmekten daha kolay ve daha ucuz”

Wellness’ın dünyada daha geniş bir yaşam tarzı yaklaşımına dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Ergüven, son dönemde öne çıkan longevity kavramının ise yalnızca uzun yaşamak değil, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürme hedefini ifade ettiğini söyledi. Bu alandaki uygulamalarda denetim ve sertifikasyonun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ergüven, devlet tarafından oluşturulacak güvenilir standartların tüketicinin korunması açısından gerekli olduğunu belirtti.


“Karadeniz orman banyosu için çok büyük potansiyele sahip”

Prof. Dr. Ergüven’in üzerinde durduğu bir diğer konu ise orman banyosu oldu. Türkiye’de orman banyosunun henüz gelişme aşamasında olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüven, özellikle Karadeniz, Istranca ormanları, longozlar ve Kırklareli çevresinin önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Orman banyosu, yavaş macera, wellness ve doğa temelli turizmin tek bir işletmenin çabasıyla geliştirilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ergüven, yerel yönetim, kamu, özel sektör ve yerel halkın birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Günümüz turistinin yalnızca dinlenmek için seyahat etmediğini belirten Prof. Dr. Ergüven, insanların seyahatlerinden deneyim ve anlam elde etmek istediğini söyledi. Bu durumun turizmde deneyim ekonomisinin önemini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Ergüven, seyahatin ziyaretçiye kişisel bir kazanım sağlamasının giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti. Yavaş macera turizminin de bu dönüşümün bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüven, sürdürülebilirlik ve yerel halkın sürece dahil edilmesinin bu modelin temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi.


Turizmde yeni rekabet alanı: Ziyaretçi deneyimi

Programda turizm sektörünün geleceğinde ziyaretçi deneyiminin nasıl geliştirilebileceği de ele alındı. Prof. Dr. Ergüven, doğru tasarlanmış yönlendirme sistemlerinin havalimanlarının yanı sıra oteller, kruvaziyer gemileri, limanlar ve turistik bölgelerde de ziyaretçi deneyimini ve çalışanların verimliliğini artırabileceğini belirtti. Wellness’ın bir yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ergüven, bu anlayışın ulaşım altyapısına da taşınabileceğini belirterek, “Uçak wellness olabiliyorsa havalimanı neden olmasın?” dedi.

Prof. Dr. Ergüven’in değerlendirmelerine göre, Türkiye’nin önündeki fırsat; wellness, longevity, orman banyosu, yavaş macera, rehabilitasyon ve deneyim odaklı turizm alanlarını destinasyonlaşma, sağlık turizmi ve sürdürülebilir turizm politikalarıyla bütünleştirerek değerlendirmekten geçiyor.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM