Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu Toplantısı’nda konuştu. Türkiye’nin demografik açıdan kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Yılmaz, doğurganlık hızının 2017’de 2,08 iken 2024’te 1,48’e gerilediğini belirterek, Türkiye’nin son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumunda olduğunu söyledi. Yılmaz, aile ve nüfus yapısına ilişkin güncel verilerin ve demografik dönüşümün ele alınarak bir eylem planı oluşturulacağını söyledi.
Annelerin ve babaların iş ve aile yaşam dengesini sağlayarak çocuk bakımlarını kolaylaştıracak adımları atmaya devam ettiklerini belirten Yılmaz, Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmeliğin geçen yıl yayımlandığını hatırlattı. Yılmaz, kadınların iş ve aile hayatını birlikte sürdürmesine imkan veren yeni çalışma modellerinin gündemdeki yerini koruduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazıyla kreş ve gündüz çocuk bakımevlerinin kapasitelerinin artırılması ve yenilerinin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmaların önceliklendirildiğini aktaran Yılmaz, “Çocuklarımız için güvenli ve nitelikli bakım ortamlarının yaygınlaştırılmasını en öncelikli hedeflerden görüyoruz” dedi.

“Demografik değişimler ülkeleri derinden etkiliyor”
Cevdet Yılmaz, kurulun kurulmasının ardından geçen bir yıllık sürecin nüfus meselesinin tüm kurumlar ve sektörler tarafından birincil öncelik ve ortak sorumluluk olarak ele alınmasının önemini açıkça ortaya koyduğuna dikkati çekti. Demografik değişimlerin tüm ülkeleri derinden etkilediği, küresel ölçekli bir sorun haline geldiği bir dönemden geçildiğine değinen Yılmaz, “Ülkemizin güçlü aile ve güçlü nüfus odağında benimsediği kararlı yaklaşımın önemini daha net bir şekilde görebiliyoruz. Aile ve demografik yapıda yaşanan değişimler sosyal güvenlik sisteminden bakım hizmetlerine kadar pek çok alana doğrudan tesir ediyor. Diğer taraftan günümüzde karşı karşıya olduğumuz dijital ve küresel risklere karşı çocukları, gençleri, aile kurumunu ve nüfus yapısını ancak bütüncül bir yaklaşımla ve çok boyutlu bir politika setiyle koruyabiliriz” diye konuştu.
Nüfus politikalarında uzun dönemli ve kapsamlı stratejiler ile hareket edilmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemini kapsayan yılların ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan edilmesi de bu yaklaşımın açık bir ifadesi. Böylece önümüzdeki 10 yıl, toplumun temeli olan aile kurumunun daha da güçlendirilmesi, dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacak” dedi.
Nüfus yapısını korumaya yönelik adım
Kurul üyesi bakanlıkların ve ilgili tüm kurumların iş birliği ve yoğun gayretleriyle nüfus yapısının korunmasına yönelik somut birçok adım atıldığını söyleyen Yılmaz, “Gençlerimizin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen projemiz ülke geneline yaygınlaştırıldı ve destek tutarları artırıldı. 2026 yılı ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş aralığındaki gençlerimiz için 250 bin TL, 26-29 yaş aralığında olan gençlerimiz için 200 bin TL olacak şekilde desteklerimizin miktarı artırıldı. Kısa bir süre önce başlattığımız 500 bin konutluk ‘Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında gençlerimiz ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkan tanıdık” dedi.

