Klima çarpmasına karşı uzmanlar uyarıyor

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, yanlış kullanım önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor

Klima çarpması; ani sıcaklık değişimine maruz kalınması, klimanın çok düşük derecelerde çalıştırılması veya hava akımının doğrudan vücuda gelmesi sonucu ortaya çıkabiliyor. Boyun ve sırt ağrıları, kas tutulmaları, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, halsizlik ve bazı durumlarda ateş gibi belirtiler görülebiliyor. Uzun süre bakımı yapılmayan klimalar ise ortam havasına bakteri, küf ve diğer mikroorganizmaları yayarak solunum yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabiliyor. 

Central Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer “klima çarpması” olarak bilinen durumun özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve uzun süre klimalı ortamlarda çalışan kişiler için risk oluşturduğuna dikkati çekti. Dr. Leyla Yağcı Tuncer, yaz aylarında klimanın doğru kullanılmasının önemli olduğunu belirterek, ortam sıcaklığının dışarıyla arasında 6 ila 8 dereceden fazla fark olmayacak şekilde ayarlanmasını öneriyor. Dr. Tuncer, klimanın doğrudan yüze veya vücuda üflemesinden kaçınılması gerektiğini, terliyken aniden çok soğuk ortama girmenin kas spazmları ve üst solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini ifade ediyor. Ayrıca klima filtrelerinin düzenli aralıklarla temizlenmesi ve bakımının ihmal edilmemesinin hem hava kalitesini artırdığını hem de enfeksiyon riskini azalttığını vurguluyor. 


Klima çarpmasından kurtulmak için 7 öneri

Klima çarpmasından korunmak için 7 öneride bulunan Dr. Tuncer, “Klima sıcaklığını 23-26 derece arasında kullanırken; iç ve dış ortam sıcaklığı arasındaki farkı mümkün olduğunca düşük tutun. Klimanın hava akımını doğrudan üzerinize gelecek şekilde ayarlamayın ve terliyken aniden çok soğuk ortamlara girmemeye özen gösterin. Klima filtrelerini düzenli olarak temizletin ve periyodik bakımını yaptırın. Gün boyunca yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun. Kapalı ve klimalı ortamlarda uzun süre kalıyorsanız belirli aralıklarla temiz hava almaya çalışın” dedi. 

Araç kliması kullanımına da değinen Dr. Tuncer, araca binildiğinde klimanın en düşük derece kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Camları kısa süre açarak önce biriken sıcak havanın boşalmasının önemli olduğunu söyleyen Dr. Tuncer, “Klima hava akımını doğrudan yüzünüze veya göğsünüze gelecek şekilde yönlendirmeyin. Hava akımını ön cam veya ayak bölgesine doğru ayarlamak daha sağlıklıdır. Uzun yolculuklarda araç içi sıcaklığını 23-26 derece arasında tutmaya özen gösterin. Dış ortamla aşırı sıcaklık farkı oluşturmayın. Araç klima filtrelerini üreticinin önerdiği periyotlarda değiştirin ve klima sisteminin bakımını düzenli yaptırın. Temiz filtreler hem hava kalitesini artırır hem de alerjen ve mikroorganizma riskini azaltır” diye konuştu. 

Özellikle uzun yolculuklarda belirli aralıklarla mola vererek temiz hava alınması ve yeterli su tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Tuncer, bu durumun hem vücudun sıvı dengesini korumaya hem de klima kaynaklı rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olacağını dile getirdi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM