RES yatırımlarında tarımı koruyan yeni model

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin hayata geçirdiği yeni düzenleme, tarımsal üretimin korunması ile yenilenebilir enerji yatırımlarını birlikte destekleyen yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 81 il müdürlüğüne gönderdiği talimatla resmileşen uygulama kapsamında, türbin kanatlarının izdüşümünde kalan alanlar ‘Tarımsal Niteliği Korunacak Alan (TNKA)’ olarak planlanacak ve tarımsal üretime açık kalacak

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından RES projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin uygulamada yapılan değişiklikle, türbinlerin dönen kanatlarının kapsadığı izdüşüm alanları artık tarım dışı kullanım kapsamında değerlendirilmeyecek. Yeni modelde yalnızca türbinlerin kurulduğu platform alanları ile ulaşım yolları için tarım dışı kullanım izni verilecek ve TAD portal girişi bu alanlarla sınırlı tutulacak; kanat izdüşüm (süpürme) alanları ise TNKA olarak planlanarak kamulaştırma sonrasında tarımsal üretime devam edilebilecek.


Tarım arazilerinde gereksiz kayıp önlenecek

Uygulamanın sahadaki etkisi tekil proje düzeyinde dahi belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Örnek bir RES projesinde 18 türbinin toplam süpürme alanı yaklaşık 463 bin metrekareyi bulurken, fiilen inşaata konu olan platform alanı bu alanın yalnızca yüzde 29’unu oluşturuyor. Geriye kalan yaklaşık yüzde 71’lik kısım — yani yaklaşık 33 hektar tarım arazisi — mevcut uygulamada gereksiz yere tarım dışı bırakılırken, yeni modelle bu alanlar üretimde kalabilecek. Uygulama ülke geneline yaygınlaştığında korunacak tarım arazisi miktarının çok daha yüksek olacağı öngörülüyor. Enerji yatırımları ile tarımsal üretimin doğru planlama sayesinde birlikte sürdürülebileceğini belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı“Yenilenebilir enerji yatırımları ile tarımsal üretimi birbirinin alternatifi olarak görmek doğru değil. Doğru planlanan projelerde her iki alanın birlikte değer üretmesi mümkün. Yeni düzenleme de bu anlayışı destekleyen önemli bir yaklaşım ortaya koyuyor. Tarım arazilerinin korunması, yatırım süreçlerinin daha verimli yönetilmesi ve gereksiz arazi kayıplarının önlenmesi açısından sektör adına değerli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz” açıklamalarında bulundu.


Doğru planlama hem yatırımı hem üretimi güçlendiriyor

ARI-ES Enerji olarak proje geliştirme süreçlerinde arazi seçiminden izin süreçlerine kadar tüm aşamalarda tarımsal üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve yatırım ihtiyaçlarını birlikte değerlendirdiklerini belirten Arıcı, bu yaklaşımın uzun yıllardır yürüttükleri çalışmaların temelini oluşturduğunu söyledi. “Her proje bulunduğu bölgenin çevresel, teknik ve sosyoekonomik koşulları dikkate alınarak planlanmalı. Doğru mühendislik yaklaşımıyla hem yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanabilir hem de verimli tarım arazileri korunabilir. Yeni düzenleme ile birlikte RES yatırımlarında gereksiz tarım dışı kullanım izinlerinin azaltılması, tarım arazilerinin üretimde kalmaya devam etmesi, kamulaştırma ve TAD portal süreçlerine ilişkin işlem yükünün hafifletilmesi ve yatırım süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde sürdürülebilir arazi planlaması bundan sonraki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM