Cuma, Ağustos 29, 2025

Cümle Alem

İlkçağ’da, Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Helen, Batı Roma, Pers dönemleri toplumsallaşma süreçlerinde münasebetler, savaşlar ve politeist yapılanmalar ile geçen uzun bir süreçti. Fetihler, göçler ve uzak yakın havzalarda tek tanrılı dinler Doğu Roma(Ortaçağ) ekseni, etkileri eşliğinde yol aldı. Egzoterik birikimlerin, sıkışan yakın çevrelerinden azade maceralar ve girişimlerle uzaklar ve bilinmeyen diyarlara, her birinin efsanelerine, epiklerine dayanan ve ileride medeniyet mefkuresi ile bağdaştırılacak sömürgeler tarihi-(Yeniçağ) ardından Oryantalizm ile 20.asıra erişildi.

Orada güç ve dünyanın bütününe dayatılan medeniyet manzumesi; Aydınlanma ve ötesinde nükleer ve teknoloji sonrası birbirlerine tasallut eden yeni bir dijital sürece girmenin sancılarını yansıtıyor. Milenyum’dan bugünlere doğru tempolu, Batı menşeli olağan mali ve ekonomik kriz nöbetleri, geçen asırda otomatiğe bağlanmış büyüme modelleri esaslı üretim tüketim dengelerinin ve çevre kirliliği, ısınma gibi küresel problemler karşısındaki freni tutmayan birikimlerin neticeleri idi.

ABD, savaşın sürdüğü üç yıl boyunca Ukrayna’nın en büyük destekçisi olmuş, ancak Kongredeki destek daha Joe Biden döneminde azalmaya başlamıştı. Yine de tazminat konusu gündeme gelmemişti. Trump için Ukrayna, Batının özgürlüğünün savunucusu değil sadece bir borçlu. Trump’ın bu tutumu, sömürgecilik devrine dönüş gibi görünüyor. O zamanlar büyük devletler, küçük devletleri(toplum) yalnızca bir hammadde kaynağı olarak değerlendiriyordu, bu dönüş pek çok ülkenin çıkarına değil. Birleşik Kırallık, AB ve ABD için işin bir diğer tarafı da muhtemel bir anlaşma öncesinde dondurulmuş Rus varlıklarının akibetidir.

Şimdilerde Avrupa’da, Ukrayna hatta Gazze üzerinden günlük teselliler etkilerinde çabaların elekle su taşımak misali olduğu bir uluslar arası telaş, traji komik görüntü veriyor. Avrupa Birliği’ni meşgul eden iki noktadan ilki savunma harcamalarının arttırılabilirse, Avrupa’nın Rusya’ya karşı caydırıcılığının güçlenmesi diğeri Ukrayna’ya yapılan yardımların arttırılması ve maliyeti.

Bilindiği kadarı ile ‘Batı’da ilişkiler artık kritik durumda; BM Güvenlik Konseyi’nde gerçekleşen son oylama, Münih’te Vance’ın söyledikleri, yeni gümrük tarifeleri ve Rus-ABD ilişkilerinin yeniden yeniden gelişmesi, seçimden sonra ABD dış politikasını ne boyutta tersine çevirdiğinin göstergesi. Ortalıkta dolaşan tartışmalar, Avrupa’nın buradan çıkarması gereken dersleri ve başka nerede yeni ortaklar bulunabileceği konusunu irdelemek üzerine yoğunlaşıyor.

AB ekonomisinin satın alma gücüne göre dünyanın 2.büyük pazarı olması önemli olmakla birlikte yükselecek savunma harcamalarını kalkınma yardımlarını keserek finanse etmek fikrinin, dünyayı daha güvenli bir yer yapmayacağı, tersine yoksulluk, başarısız devletler, iklim felaketleri ve kitlesel göçler gibi çatışmaları körükleyen krizlerin tetiklenmesiyle kötüye gideceği düşünülmekte.

Demir Uzun

Diğer Yazarlar