Perşembe, Temmuz 18, 2024

Enerjide ‘yerli aksam’ için üç STK’dan tek ses

Temiz enerji kaynakları arasında en yüksek derecede potansiyel sunan Denizüstü Rüzgâr Enerjisi’nde (DRES) Türkiye’nin ilk sanayi envanteri çalışmasını tamamlayarak geçen ocak ayında kamuoyuna açıklayan Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneği (DÜRED), Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) ve Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürlüğü’ne başvurarak, Yerli Aksam Yönetmeliği’ne denizüstü rüzgâr santrallerinin türbin temellerinin de dâhil edilmesini talep etti.

DÜRED Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Durak, DRES’lerin çok sayıda sektöre sipariş veren büyük bir mekanizmaya sahip olduğunu vurgulayarak, “İstihdam boyutunda ise karasal RES’lere göre on kat fazla istihdam sağlıyor. Üç sivil toplum kuruluşu (STK) olarak ortak hedefimiz, ülkemizin çok geç çıktığı bu yolculukta rakiplerine göre daha hızlı adımlarla yol alabilmesi. Doğru ve uygulanabilir teşvik mekanizması, sadece yerli üreticilerimiz için değil, bu alanda ülkemizde yatırım yapmak isteyen yabancı sermeyeli şirketlerin de dikkatle izledikleri bir süreci oluşturuyor. Henüz yolun başında hata yaparsak, sektöre telafisi zor zarar verebiliriz” ifadelerini kullandı.


Karasal santrallere göre çok farklı

Başvuruya ilişkin üç STK adına ortak açıklamada bulunan Dr. Durak, Yerli Aksam Yönetmeliği’nin Türkiye’de yerli sanayinin gelişmesinde büyük rol oynadığını anımsatarak, karasal rüzgâr türbinleri ile ilgili detaylı teşvik mekanizması geliştirildiğini, denizüstü rüzgâr türbinlerinin ise bu noktada ciddi farklılıklar taşıdığını söyledi.

Deniz tabanına çakılarak sabitlenen santrallerin kurulumunda, özel olarak imal edilen deniz taşıtlarının kullanıldığını, üretilen enerjinin ise denizaltı kabloları ile karada belirlenen şalt sahalarına aktarıldığını kaydeden Dr. Durak, “Deniz üstü RES’lerin temel tasarımları, deniz derinliği ve jeolojisine göre değişiklik gösteriyor. Temelin yanında geçiş parçası (transition piece) olarak adlandırılan ve denize çakılan temel ile rüzgâr türbin kulesi arasındaki bağlantıyı sağlayan mekanik aksam bulunuyor. Denizaltı kablolar, karada kullanılandan daha farklı bir yapıda. Bu ekipmanlar çoğunlukla tersanelerde üretilmekte ve ülkemizdeki enerji sanayi sektörü ve tersaneler bu ekipmanların üretilmesi için yeterli tecrübeye sahip bulunuyor. Buna karşılık ilgili yönetmelikte denizüstü rüzgâr türbin temeli ve geçiş parçası veya kullanılan gemiler ile ilgili herhangi bir yerli aksam destek fiyatı tanımlaması bulunmamakta” dedi.


Temel maliyeti türbinin yarısını bulabiliyor

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı da Ulusal Enerji Eylem Planı’nda Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün 2035 yılında 29 bin 600 megawatta yükseleceği, bu kapasite içerisinde denizüstü rüzgâr enerjisinin 5 bin megawatt seviyesinde pay alacağı bilgisini verdi.

Birkaç yıl içinde santrallerin kurulumlarına başlanacağını belirten Kalaycı, en düşük maliyetli olan tek kazıklı (monopile) DRES uygulamalarında türbin temeli maliyetinin, rüzgâr türbini maliyetinin yarısını bulabildiğine dikkat çekti. Kalaycı, farklı türbin temelleri için bu oranların değiştiğini, farklı temel tipleri ve bunların inşası ve bakımı için gerekli deniz taşıtlarının da teşvik kapsamına eklenmesi gerektiğini vurguladı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM