Her 100 aileden 15’i icralık

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış: Bu tabloyu rakamlarla açıklamak mümkün ama asıl gerçek şu: Türkiye’de milyonlar borçla değil, icrayla yaşıyor

Türkiye’de ekonomik krizin en somut göstergesi icra dairelerindeki dosya sayısında yaşanan artış oldu. CHP’li Gülcan Kış’ın açıkladığı rakamlara göre, yılın ilk aylarından itibaren icra sistemi adeta kilitlenme noktasına geldi. Sadece 2026 yılının ilk iki ayında 438 bin vatandaş icra takibine alındı. Bu veri, her gün ortalama 7 binden fazla kişinin borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştüğünü gösteriyor. Toplamda ise 4 milyon 271 bin kişi hâlen icra takibinde bulunuyor.

Veriler, sorunun bireysel değil yapısal olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de bugün her 100 ailenin 15’i icra takibiyle karşı karşıya. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu ülkede icra dosyası artık bir istatistik kalemi değil, milyonlarca hanenin gerçeğidir. Her 100 ailenin 15’inin icralık olduğu bir düzende, ekonomik istikrardan söz etmek mümkün değildir.”


Adalet sistemi de yük altında

İcra dairelerindeki toplam dosya sayısı 24 milyon 612 bine ulaştı. Sadece 2026 yılının ilk üç ayında açılan yeni dosya sayısı ise 2 milyon 844 bin olarak kaydedildi. Gülcan Kış bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: “24 milyonu aşan dosya sayısı, Türkiye’de adalet sisteminin de ekonomik krizle birlikte yük altında olduğunu gösteriyor. Bu, sadece borç meselesi değil, bir sistem krizidir.”


Borç ekonomisi derinleşiyor

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, vatandaşın borç yükündeki artışa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye’de büyüyen şey gelir değil, borçtur. Bireysel kredi ve kredi kartı borçları 6,5 trilyon lirayı aşmış, tahsil edilemeyen batık borçlar ise 381 milyar liraya ulaşmıştır. Bu tablo, vatandaşın ekonomik sistem içinde güçlenmediğini, aksine her geçen gün daha fazla borca bağımlı hale geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Vatandaş artık gelirini artırarak değil, borcunu büyüterek ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu, sürdürülebilir bir ekonomik düzen değildir. İcra takibindeki 4,2 milyon kişi, birçok Avrupa ülkesinin nüfusuna yaklaşmış durumdadır. 24,6 milyon icra dosyası, Türkiye’de neredeyse her haneye bir dosya düşecek seviyeye gelmiştir. Sadece iki ayda icraya düşen 438 bin vatandaşımız ise orta büyüklükte bir şehrin nüfusuna eşittir. Bu veriler, yaşadığımız sürecin geçici bir ekonomik daralma olmadığını; derinleşmiş, yapısal ve toplumsal sonuçlar doğuran bir kriz olduğunu açık biçimde göstermektedir.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM