
SEDA GÖK / TİCARET SOHBETLERİ
Vergi Haftası kapsamında TİCARET Sohbetleri’ne değerlendirmelerde bulunan İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin’den “doğru beyan ve ikinci göz denetimi” vurgusu
Vergi Haftası dolayısıyla TİCARET Sohbetleri’ne özel değerlendirmelerde bulunan İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin, verginin devletlerin en temel ve en büyük gelir kaynağı olduğunu belirterek, verginin adil, eşit ve doğru şekilde toplanmasının toplumsal barışın ve sürdürülebilir kamu maliyesinin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Vergi sistemimizin beyan esasına dayalı olduğunu hatırlatan Zengin, çağdaş vergi anlayışında mükellef beyanının esas alınmasının, devletin vatandaşına duyduğu güvenin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ancak yalnızca beyana dayalı bir sistemin yeterli olmayacağını vurgulayan Zengin, kamu adına beyanların doğruluğunun kontrol edilmesinin de zorunlu bir kamusal görev olduğunu belirtti.
▶︎ Vergi Haftası’nın sizce en temel anlam ve önemi nedir?
Vergi, devletlerin en temel ve en büyük gelir kaynağıdır. Kamu hizmetlerinin finansmanı, sosyal devlet anlayışının sürdürülebilirliği ve ekonomik düzenin sağlıklı işleyişi doğrudan vergi gelirlerine bağlıdır. Bu nedenle Vergi Haftası’nı sadece sembolik bir hafta olarak değil, toplumda vergi bilincinin artırılması, gönüllü uyumun güçlendirilmesi ve verginin toplumsal bir sorumluluk olduğunun hatırlatılması açısından çok kıymetli bir farkındalık dönemi olarak görüyoruz. Verginin adil ve eşit şekilde toplanması ise toplumsal barışın da en önemli unsurlarından biridir.
▶︎ Türkiye’deki vergi sisteminin beyan esasına dayanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vergi sistemimizin beyan esasına dayanması, devletin vatandaşına duyduğu güvenin bir göstergesidir. Çağdaş vergi sistemlerinde esas olan mükellefin doğruyu beyan etmesidir. Ancak yalnızca beyana dayalı bir sistemin tek başına yeterli olduğunu söylemek de mümkün değildir. Beyanın doğruluğunun kamu adına kontrol edilmesi, vergi adaletinin sağlanması açısından zorunludur. İşte bu noktada idarenin denetim yetkisi devreye girer.
▶︎ “İkinci göz denetimi” olarak ifade ettiğiniz kontrol mekanizmasını biraz açar mısınız?
Vergi idaresi, beyan edilen vergilerin doğruluğunu hem kendi denetim elemanları aracılığıyla hem de meslekte uzmanlaşmış meslek mensupları eliyle kontrol edebilmektedir. Biz buna ikinci göz denetimi diyoruz. Bu uygulama son derece önemli çünkü bu bir cezalandırma mekanizması değil; düzeltme ve önleme mekanizmasıdır. Vergide esas olan ceza kesmek değil, doğru beyanı sağlamaktır. İkinci göz kontrolü de hataları daha en başında önlemeye hizmet eder.

▶︎ Toplumda vergi bilinci ve vergiye uyum konusunda mevcut durumu nasıl görüyorsunuz?
Maalesef arzu edilen düzeyde olduğumuzu söyleyemeyiz. Vergi sadece mali değil, aynı zamanda ahlaki bir yükümlülüktür. Verginin toplumun ortak hakkı olduğu bilinci gelişmiş mükellefler yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiriyor. Ancak bu bilince yeterince sahip olmayan bazı mükelleflerin vergi kaçırma yollarına başvurduğu da bilinen bir gerçek. Bu nedenle verginin doğruluğunu sadece beyana bırakmamak gerekir.
▶︎ Vergi idaresinin denetim kapasitesi bu noktada yeterli mi?
Yasal yetki ve kurumsal kapasite mevcut olmakla birlikte fiili bir gerçeklik var: Tüm mükelleflerin işlemlerini tek tek denetlemek mümkün değil. Bu nedenle idarenin, belirli büyüklük ve risk kriterlerine sahip işlemleri meslekte uzmanlaşmış, deneyimli meslek mensuplarına inceletme ihtiyacı doğuyor. Bu hem kamunun yükünü hafifletiyor hem de denetimin etkinliğini artırıyor.
▶︎ Bu çerçevede Yeminli Mali Müşavirlerin rolünü nasıl tanımlarsınız?
Yeminli Mali Müşavirler verginin ve muhasebenin uzmanıdır. 3568 sayılı Kanun çerçevesinde denetim ve tasdik yetkisine sahip, ileri düzey uzmanlık meslek mensuplarıdır. Defter tutmazlar; ancak tutulmuş defterlerin ve verilen beyannamelerin vergi mevzuatına uygunluğunu denetler ve tasdik ederler. Bu yönüyle vergi sisteminin güvenlik mekanizmasıdırlar.
▶︎ Son dönemde indirim ve istisnaların tasdikine yönelik düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vergi idaresi son yıllarda mesleğe duyduğu güven doğrultusunda, indirim ve istisnaların doğruluğunun tasdiki başta olmak üzere ikinci göz uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Bu uygulamalar yeni bir iş alanı açmaktan ziyade meslek mensuplarına yeni sorumluluklar yükleyen kamusal görevlerdir. Tasdik yetkisi de zaten yasa gereği yalnızca Yeminli Mali Müşavirlere verilmiştir.

▶︎ Bu düzenlemelere yönelik meslek camiası içinde farklı görüşler de dile getiriliyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Şeffaflıktan, doğruluktan ve mevzuata uyumdan yana olan hiç kimsenin doğru beyanı güçlendiren düzenlemelere karşı durmaması gerekir. Tasdik yetkisinin yasal olarak kimde olduğu açıktır. Bu nedenle konunun muhatabı olmayan bazı çevrelerin itirazlarını mesleki dayanışma ve vergi sisteminin güçlendirilmesi perspektifinden değerlendirmek gerekir.
▶︎ İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın yapısı ve faaliyet alanı hakkında bilgi verir misiniz?
Odamız, Türkiye’deki sekiz Yeminli Mali Müşavir Odası içinde üçüncü büyük oda konumundadır. İzmir merkez olmak üzere Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Uşak ve Çanakkale illerini kapsayan geniş bir bölgede faaliyet gösteriyoruz. Odamıza kayıtlı 416 üyemiz bulunuyor, bunların 264’ü aktif olarak mesleki faaliyette bulunuyor.
▶︎ Oda olarak iş dünyasına ve mesleğe yönelik ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Mesleki sorumluluğumuz gereği hem meslektaşlarımızın denetim kalitesini artırmaya hem de iş dünyasının nitelikli personel ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu amaçla odamız bünyesinde Vergi Eğitim Merkezi’ni kurduk. Burada şirketlerin mali personeline ve denetim süreçlerinde görev alan uzmanlara yönelik kapsamlı eğitimler düzenliyoruz. Aynı zamanda vergi uygulamaları konusunda araştırmalar ve teknik çalışmalar yürütüyoruz.
▶︎ Vergi Haftası vesilesiyle vermek istediğiniz son mesaj nedir?
Vergide amaç cezalandırmak değil, doğru beyanı yerleştirmektir. Vergi bilincinin çocukluk çağından itibaren geliştirilmesi, gönüllü uyumun artırılması ve denetimin önleyici bir anlayışla yürütülmesi güçlü bir kamu maliyesinin temelidir. Bu anlayışın yerleşmesine katkı sunan herkes, aslında toplumsal barışa da hizmet etmektedir.

