Doç. Dr. Gökçe’ye selam olsun

Doç. Dr. Buğra Gökçe’yle yolumuz İzmir’de kesişti. O, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri’ydi. Ben de İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZDENİZ A.Ş. YK Üyesiydim. İştirakteki çalışmalarla yetinmiyordum, genel siyasetle ve İzmir’in genel konularıyla, gündemiyle de ilgileniyordum.

Bir gün 2019 sonbaharında Gökçe’den sekreteryası aracılığıyla randevu alıp deprem sonrasında yıkılan belediye binasındaki makamına gittim. Giderken de İzmir Büyükşehir’in ilgi alanında olmasını düşündüğüm notlarım, önerilerim cebimdeydi. Yarım saatlik görüşmede kahvemi içerken notlarımı paylaştım. Görüşme güzel bir istişareye dönüştü.

Meselelere Hakim, Donanimli Bir Karakter

Tabiî bu arada ister istemez Gökçe’yi doğrusu tartmış da oldum. Karşımda meselelere oldukça hakim ve güçlü, yüksek bilgili bir karakter vardı. Tam bir “şehirci” olarak algıladım kendisini.

O sıralarda, Soyer’in başkanlığındaki belediyede Gökçe’nin görevden alınacağı da belediye koridorlarında da, kentte de yoğun şekilde konuşuluyor, bulunduğum ortamlarda ben “böyle bir şeyin kısa zamanda gerçekleşmesinin söz konusu olmayacağını, böyle bir tasarrufa gidilse bile dönem ortasını bulacağı” karşılığını veriyordum. Nitekim öyle de oldu. Aslında Gökçe’nin görevden alınması İzmir için büyük kayıptı. Gökçe’nin teknik ve bürokrasiye hakim bir profil olarak genel sekreterliği, Barış Karcı’nın mali konulara hakimiyeti, dürüst ve güvenilir kişiliğiyle genel sekreter yardımcılığı İzmir Büyükşehir’i ihya ederdi.

İstanbul’daki Gökçe

Gökçe’yi, genel sekreter yardımcısı ve İETT Genel Müdürü, sonra da İPA Başkanı olarak İBB Başkanı İmamoğlu değerlendirdi. Gökçe orada yüksek bir çıta koydu, İmamoğlu’nun ekibi içinde etkili çalışmalarla sivrildi.

Maalesef, iktidarın etki alanındaki yargı İBB’yi ‘suç örgütü’, İmamoğlu ve Gökçe’nin de içinde olduğu çalışma arkadaşlarını da ‘suç örgütü başkanı ve üyesi’ suçlamasıyla tutukladı! Gökçe de hala Silivri zindanında.

“22 Metrekare Gökyüzü/Silivri Günlükleri”

27 Aralık 2025 günü, Gökçe’nin zindanda kaleme aldığı “22 Metrekare Gökyüzü/Silivri Günlükleri” kitabının Alsancak’taki imza gününe gittim. Maalesef, içerideki Gökçe adına kitapları CHP’li milletvekilleri imzalıyordu. Ben de İzmir Milletvekilleri Dr. Salih Uzun, Murat Bakan ile PM üyesi Tolga Sağ’a imzalattım. Hüzünlü anlardı.

Söz konusu kitabı ilk günlerde epeyce karıştırdım, bazı sayfaları okudum ancak geçtiğimiz günlerde bu kez baştan sona dikkatle okuma fırsatım oldu. Günlüklerde duygular, günlük gaileler kadar kıymetli siyasi öneriler, değerlendirmeler de yer alıyor. Okumayan kaldıysa okumalı.

Sen Misin İktidari Açiğa Düşüren Verileri Kamuoyu İle Paylaşan!

Doç. Dr. Buğra Gökçe, çalıştığı kamu kurumlarında (Ankara Büyükşehir, Çankaya Belediyesi, İzmir Büyükşehir ve İstanbul Büyükşehir) vicdanlı, güçlü ve çalışkan duruşuyla tanındı. Kent haklarını özümsemiş ve yaşam biçimi olarak kavrayan bir aydın aynı zamanda. Yıllardır belediyelerdeki birikimini İPA’da daha etkin kullandı ve bu da iktidara adeta battı! O yüzden hedef haline geldi. Sen misin İmamoğlu’nun yararlanacağı verileri gündeme getirip uydurma verileri açığa düşüren!

Gökçe, sadece belediyecilik yapmadı; akademik yönüyle ODTÜ ve Gazi’de ders verdi. Japonya’da da ayrı bir “Japon kentlerinde planlama ve kentsel ulaşım yatırımları” alanında y.lisans yaptı. Doktorası ODTÜ’den şehir planlaması alanında.

Keşke…

2024 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir için aday adayı olmuştu Gökçe. Keşke Büyükşehir’e Gökçe aday yapılsaymış, Özel’in eli Tugay’a çok mecbur ise Karşıyaka’da devam ettirseymiş. Ya da Alaattin Yüksel aday, seçildiğinde Gökçe de hemen genel sekreter yapılsaymış.

Gökçe ile İzmir ile, kent ile ilgili iki pratik konuda işbirliğimiz de oldu hayata geçen. Bir başka yazıda Gökçe’nin kulaklarını çınlatarak yine, o iki işten söz edeceğim.

Muzaffer Ayhan Kara

Diğer Yazarlar