Doç. Dr. Buğra Gökçe ile ikinci bir somut işbirliğimizin adresi de Talatpaşa Bulvarı üzerinde, Sevinç Pastanesi’nin karşısındaki Prof. Dr. Turan Güneş Parkı.

Sıkĺıkla gelip geçtiğim bu nokta pejmürde bir görünümdeydi. Canımı sıkıyordu. Burasi İzmir’in parmakla gösterilen bir noktası olarak pejmürdeliği hak etmiyordu. Ayrıca, Prof. Dr. Güneş üniversitede idare hukuku hocam; bunun yanında Dışişleri Bakanı olmadan önce de CHP’de parti büyüğümüz, genel sekreterimizdi. Söz konusu park, adını aldığı müstesna kişiliğe yakışır olmalıydı. Oysa, büstün kaidesi bozulmuştu. Parktaki yeşillik ve çiçek yok denecek kadar azdı ama etrafa da pislik salan çok sayıda çöp kovasıyla doluydu. Ön taraftaki reklam panoları ise parka adeta duvar örüyordu.
İçime hiç sinmeyen bu tablo yüzünden rabdevu alıp İzBB Genel Sekreteri Buğra Bey’e gittim ve tabloyu sundum. Aynı zamanda önerilerimi de sıraladım. Büyük bir dikkat ve nezaketle beni dinleyen Buğra Bey, durumu çabucak kavradı ve önerilerimi de makul, yerinde buldu. Buna göre; büstün kaidesi yenilenecek, tüm reklam panoları arkaya alınacak, çöp kovaları azaltılıp yenilenecek, banklar konulacak, park yeşillendirilip çıçeklendirilecekti. Kısa sürede çalışmalar tamamlandı ve parkın çehresi değişti. Buğra Bey ile bu işbirliğimizi daima hatırlıyor ve duyarlılılığına şapka çıkarıyorum.
×××
Bu arada… Okurlarım merak edecektir; bu parkta neden Prof. Dr. Turan Güneş’in büstü var ve park neden onun adını taşıyor? Kıymetli hocamı (12 Eylül’de CHP kapatılınca üniversiteye dönmüş ve benim de hocam olmuştu) 1982’de Çandarlı’da, denizde geçirdiği bir kalp krizi sonucu kaybetmiştik. İzmir’den İstanbul’a nakledilen cenazesini Şişli Camii’nden uğurlayanlar arasındaydım. Hatta Kenan Evren’in çelengini büyük risk alarak sıkıyönetim albayı ile ‘papaz’ olarak hocamın tabutu başından alıp kenarlara götürmüştüm! Çünķü, hocamla çok şey paylaşıyorduk, kalp krizine yol açan başlıca etken 12 Eyļül’dü! Kısacası, o büst, o park, hocamın İzmir’de yaşamını trajik şekilde yitirmesinin hatırası içindir.
×××
Bitirirken üzüldüğüm bir hususu da İzmir Büyükşehir’in dikkatine bir kez de buradan dile getirmek istiyorum (İlgililerle tam üç kez yüz yüze konuştum. Olmadı, Başkan Tugay’a vatsap mesajı ile ilettim. Hatta iki ay kadar önce HİM’e de ilettim). Şöyle ki; Prof. Dr. Turan Günéş’in kaidesi üzerindeki levha yaklaşık 15 aydır kırılmış olarak duruyor. Bu sorunu çözmek o kadar zor mu? Umarım çabucak çözülür. Bir de park tabelası konulur herhalde, sanırım yok.

